Tabiiki bunlar Net ve kesin sayılar değil. Kürtçe dersine yatay geçiş yapanlar, 2014 öncesi alınan Sözleşmeli Öğretmenlerin eklenmesi, Kürtçe Öğretmenliğinden başka alanlara geçişler gibi sebeplerle bu sayı sürekli artmakla ve eksilmekle, araştırmalarım sırasında gözümden kaçma ihtimali olan bilgilerde göz ardı edilmemekle birlikte Ocak 2026 itibariyle, (yani 13 yıllık sürecin sonucunda) Türkiye Genelinde mevcut Kürtçe-Zazaca Öğretmeni toplam sayısı 148 kişi olduğu ifade ediliyor
Kürtçe Öğretimindeki sorunlar ve yetersiz Öğretmen sayılarına ve yetersiz eğitime karşılık 2024 Yılında Deva Partisi Mersin Milletvekili Mehmet Emin EKMEN Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf TEKİN verdiği cevapta Türkiye’de 2012-2024 arasında toplamda 153’ü Kurmanci, 46’sı Zazaki olmak üzere 199 Kürtçe öğretmeni atandığını Ancak atanan öğretmenlerden 45 tanesinin Kürtçe öğretmenliğini bıraktığını ve branş değiştirdiğini açıkladı.
KÜRTÇE SEÇMELİ DERSİ SEÇİLMEME NEDENLERİ
1.) Kürtçe seçmeli ders önündeki en büyük engellerden birisi kadrolu Kürtçe Öğretmeni atamalarının yapılmaması.
2.) Kürtçe Seçmeli ders olarak belirlendiği için bir çok öğrenci velisi Öğrencisinin İLERİDE FİŞLENEBİLECEĞİ KORKUSUYLA Kürtçe Dersi seçmemeleri.
3.) Bir çok Okuldaki yetkililerin seçmeli dersler konusunda Velilere öğretmen yokluğunu öne sürerek diğer branşları dayatması. Daha önceleri bir çok okulda bu sorun yaşanmıştı.
4.) Talep alınsa bile Okullarda derslik sağlanamaması. Velilerin ısrarıyla talep alınmak zorunda kalınsa bile bir çok yetkili okulda fazladan derslik (Sınıf) olmamasını öne sürebiliyor.
5.) MEB’in yayımladığı ders genelgesine göre, seçmeli bir dersin okullarda okutulabilmesi ve seçilen ders için sınıf açılabilmesi için en az 10 öğrencinin aynı dersi seçmesi gerekiyor. 10 öğrenci rakamına ulaşılmazsa seçilen ders verilemiyor. Kürt Dili için okulda YETERLİ sayıya ulaşma zorunluluğunun olması. Bu durum bir çok yerde taleplerin karşılanmamasına sebep oluyor. Okullar 10 öğrenciden az talep gelmesi durumunda derslik açmıyorlar. Burada sorun Halktan kaynaklanıyor. Kürt olduğunu iddia edenlerin Kürtçeyi seçmeli olarak bile olsa seçmemeleri devletin suçu değildir. Ağlamayan bebeğe mama verilmemesi gibi talep edilmeyen bir konuda atama yapılmaz, çözüm sağlanamaz. Halkında bu konuda duyarlı olması elzemdir. Bir okulda 10 kişi sınırlaması çok fazla değildir, rahatlıkla bulunabilir bir sayıdır. Elbette en doğrusu, İslami ve İnsani olanı eğitimin HER IRK için SEÇMELİ DEĞİL, ZORUNLU OLMASIDIR.)
6.) Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da Kürt nüfusunun fazla olduğu alanlarda nispeten bulunabilen yeterli sayı Batıdaki illerde çok ciddi bir sıkıntı olarak karşımıza çıkabiliyor. Örneğin, İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Mersin, Bursa, Konya, Gaziantep, Kayseri gibi birçok şehirde bulunan Kürtler KENDİ BULUNDUKLARI MAHALLEDEKİ okullarında bu sayıya ulaşamayabiliyorlar ve ulaşsalar bile o şehirde Kürtçe öğretmeni yokluğu bahane gösterilerek Kürtçe eğitim alamamış oluyorlar. Bir çok büyük şehirde Kürtlerin okullarda sayısal olarak az olmalarının etkisiyle Kürt çocukları hiçbir şekilde eğitim alamamış oluyorlar. Bu durum o şehirlerdeki Kürt çocukları için ciddi bir eksikliktir.
İlk olarak 2013 yılında 5’inci sınıfta (daha sonraki yıllar 6, 7 ve 8. Sınıflarda eklendi) okutularak başlanan “Seçmeli Yaşayan Diller ve Lehçeler” dersini toplam 28 bin 587 öğrenci seçmişti. Diyarbakır’da 2013’te 5’inci sınıfta okuyan 35 bin 855 öğrenciden 4 bin 469’u Kürtçeyi seçmeli ders olarak seçmişti. Bu öğrencilerin 4 bin 298’i Kurmanci, 171’i de Zazaki lehçelerini tercih etmişti. Diyarbakır’ı Mardin, Batman, Şırnak, Hakkari, Van, Ağrı, Urfa, Iğdır ve Antep takip etmişti.
Türkiye’nin batısında ise İstanbul’da 272, İzmir’de 6 öğrenci Kürtçeyi seçmeli ders olarak tercih etmişti. (Düşünün 3 milyon Kürt vatandaşın yaşadığı İstanbul’da 272 kişi seçmeli ders olarak Kürtçe vermiş deniliyor.)
Daha sonraki dönemlerde (1. Barış Sürecinin akamete uğramasının da etkisiyle olsa gerek) gerek Kürtçe Öğretmen alımlarının neredeyse durdurulmuş seviyelerde olması, gereksede vatandaşta oluşan tedirginlikler sebebiyle neredeyse durma noktasına geldi.
2023 – 2024 eğitim öğretim döneminde Kürtçe dersleri seçen öğrenci sayısı yaklaşık 23.000 kişi idi. 2024-2025 eğitim yılında ("Kürt çocuklarının kendi anadillerinde zorunlu eğitim almasının sağlanması” konusunda çalışmalar yürütmek için kurulan Kürtçe Gönüllüleri Birliği (DILKURD) ve Kürtçe’nin Zazaca lehçesi ile ilgili çalışmalar yürüten Dil, Sanat ve Kültür Derneği (Ziwan-Kom) tarafından derlenen sayılara göre) Kürtçe seçmeli derse en fazla talep gelen Bingöl’de 6 bin 230 kişi Zazaca eğitimi tercih etti. Diyarbakır’da 5.104, Mardin’de 4.941, Batman’da 3.400, Van’da 1.757, Şırnak’ta 1.383, Hakkari’de 1.092, Mersin’de 650, Ağrı’da 500, Bitlis’te 324, Elazığ’da 132, Tuncel’de 282, Şanlıurfa’da ise 483 öğrenci Kürtçe dersleri tercih etti.
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2024-2025 eğitim öğretim döneminde yaşayan diller ve lehçeler dersini seçen öğrencilerin 31.199’unun Kürtçe/Kurmancca, 3.805’inin Zazaca dersini seçtiğini açıkladı.
2012 yılından bu yana ciddi engellerle bugüne gelebilen Kürt Seçmeli Ders ile ilgili sıkıntılara rağmen Kürtçe seçme oranı giderek yükseliyor.
Türkiye’de Kürtçe Öğretmeni atan(a)mamasının en temel sebeplerinden biri yetkililerin Kürt Sorunu olduğunu kabullenmemeleridir. Böyle bir sorunu kabullenmediklerinde ise herhangi bir çözümede odaklanılamıyor. Sorun kilitlenmiş olarak kalıyor.
Sadece bir tek örnek olarak vermem gerekirse; Birkaç yıl önce Akparti Diyarbakır Bağlar ilçe Başkanlığının davetlisi olarak KANAAT ÖNDERLERİ toplantısına davet edilmiştim. O toplantıda Kürtçe Öğretmeni atama sayısının son derece az olduğunu, Bunun “adeta” Kürt halkıyla alay etmek anlamına geldiğini ifade ettim. (Düşününki o sıralarda 81 vilayet ve 922 ilçesi olan ülkemizde senede 1 veya 2 adet Kürtçe Öğretmeni atamaları yapılıyordu.) O sırada toplantıda bulunan Eski Tarım Bakanımız Sayın Mehdi EKER; ”Kürtlerle alay ediliyor cümlemi asla kabullenmediğini, Kürt Sorunu konusunda en fazla gayreti Akparti’nin gösterdiğini” ifade etti. Yine eski Milletvekillerinden Oya ERONAT ise “Anadilde eğitim için vatandaşların ANNELERİNDEN, AİLELERİNDEN eğitim almaları gerektiğini, bunun için Okulda eğitime gerek bile olmadığını, herkesin evinde rahatlıkla Anadilini öğrenebileceğini” ifade etti. Düşünün, Diyarbakır gibi yüzde 90 Kürt olan bir şehirde vekil olan birisi bu kadar yakıcı bir sorunda çözüm önerisi olarak “herkes anadilini annesinden öğrensin” mealinde konuşabiliyor. Akparti eski MKYK üyesi Sayın Alaattin PARLAK ve İl ve İlçe Başkanları dahil bir çok Akparti yetkiliside o toplantıdaydı. Onlarca Akparti yetkilisi bu tartışmamıza şahittir…
KÜRTÇE ZORUNLU DERSLER KAPSAMINA ALINMALI
Türkiye’de bir çok etkili ve yetkili zevat için Kürtçe, Zazaca, Laz ve Çerkez dillerinin HİÇBİR ÖNEMİ YOKTUR. Varsa yoksa Türkçe için gayret göstermektedirler. Elbette bu, Türk kökenli bir vatandaşın bakış açısına göre “mükemmel” olabilir ama bu ülkenin Vatandaşı olan ortalama bir Kürt için AİDİYYET SIKINTISINA YOL AÇABİLİR.
Kürtlerinde bu ülkede ADİL ve EŞİT yönetildiğini HİSSETME HAKKI VARDIR, OLMALIDIR.