|
Tweet |
Yasin Güler - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi Hukuk İşleri Başkanı Hayati Yazıcı, Diyarbakır’da sivil toplum kuruluşları (STK) temsilcileriyle bir araya geldi. “Terörsüz Türkiye” çalışmaları kapsamında gerçekleşen buluşmada, hem siyasi hem de ekonomik demokrasi yolculuğunda AK Parti’nin 23 yıldır demokrasiye ve Kürt halkına sahip çıktığını hatırlatan Yazıcı, yeni sürece sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.
Toplantıya Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır Barosu Başkanı Abdülkadir Güleç, Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil ve Toplumsal Mutabakat Derneği (TMD) Genel Başkanı Mahmut Şimşek katıldı. Katılımcılar, “Terörsüz Türkiye” vizyonu üzerine değerlendirmelerde bulundu.
“Kürt Sorunu değil, Kürt Demokratik Hakları”
Toplantının dikkat çeken konuşmalarından birini TMD Genel Başkanı Mahmut Şimşek yaptı. Konuşmasına hukukçu Faruk Erem’in “Neyi kazırsanız kazıyın altından insan çıkar.” sözüyle başlayan Şimşek, Ortadoğu’da ise her kazının altından “Kürt ya da Kürt demokratik hakları” çıktığını dile getirdi.
Şimşek, 100 yıldır siyasetin ve devletin “Kürt Sorunu” tanımıyla vatandaşlara hukuksuzluktan başka bir şey sunamadığını savunarak, şu ifadeleri kullandı:
“Biz yeni süreçte, Meclis’te kurulan ‘Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarını genelde destekliyoruz. Dernek olarak, komisyondaki 52 üyeye mektup göndererek, 100 yıldır kullanılan ‘Kürt Sorunu’ tanımının artık bırakılmasını önerdik. Bunun yerine ‘Kürt Demokratik Hakları’ ifadesi kullanılmalı. Bu sayede demokrasimizin eksik yönleri de daha net ortaya çıkar ve giderilmeye çalışılır.”
Şimşek ayrıca, “Ne kadar zengin olursanız olun iki şeyi satın alamazsınız: Biri sevgi, diğeri güvendir. Kürtler, devletten ve iktidardan güven ve sevgi görmek istiyor. Devlet artık bizi ihmal etmeyecek duygusunu hissetmek istiyorlar.” dedi.
“Sevgi ve güven duygusu tesis edilmeli”
TMD Başkanı Şimşek, Kürtlerin yıllardır devlete karşı dile getirdiği beklentilerin altını çizerek; siyasetin, bürokrasinin, aidiyet ile yurttaşlık arasındaki bağların açıkça konuşulabildiğini belirtti. Ancak bu taleplerin yasal ve anayasal güvenceye kavuşması gerektiğini vurguladı.
“TEDAŞ köylünün ekmeğiyle değil hayatıyla oynuyor”
Toplantıda gündem dışı bir değerlendirme de yapan Şimşek, bölgedeki ekonomik sorunlara değindi. Tarım ve hayvancılığın bölge için hayati önemde olduğunu belirten Şimşek, özellikle elektrik faturaları üzerinden köylülerin mağduriyet yaşadığını söyledi.
“PKK silah bıraktı ama TEDAŞ hayali fatura ve faiz silahıyla köylüyü esir alıyor. Borcu olanla olmayana aynı cezayı uyguluyor. Köylünün ekmeğiyle değil hayatıyla oynuyor. İktidar bu konuda olaylar büyümeden Ombudsmanlık yoluyla çözüm bulmalı, gerekirse çiftçiyi destekleyerek sübvansiyon uygulamalı.”
Toplantı, “terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda karşılıklı fikir alışverişiyle sona erdi.