|
Tweet |
Taşkın civelek
Amedspor, 23.01. 20026 tarihinde, stadyum içerisinde bir genç kadının saçlarının örülmesini gösteren ve gayesi kadınların spor alanlarında daha fazla görünürlüğünü sağlamak ve kadınların maruz kaldığı şiddete karşı toplumsal duyarlılık kazandırmak olan bir videoyu sosyal medya hesaplarından paylaşmıştır.
Bahsi geçen video, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla hazırlanmıştır. 22.11.2025 tarihinde Amedspor ve Trabzonspor kadın futbol takımları arasında oynanan Süper Lig maçı vesilesiyle, Amedspor Kadın Futbol Takımı’nın resmi sayfasında yayınlanmıştır. Kadına karşı şiddeti protesto eden bu videoya dair, doğal olarak, herhangi bir adli ya da idari işlem tesis edilmemiştir.
Ancak Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), daha önce yayınlanan ve hiçbir bir hukuki soruna yol açmayan bu videodan ötürü 27.01.2026 tarihinde Amedspor’u Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna (PFDK) sevk etmiştir. PFDK ise “futbol ve kurumlarının itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar ve ideolojik propaganda” gerekçesiyle Amedspor’a 802.500 TL para cezası, Kulüp Başkanı Nahit Eren’e de 15 gün hak mahrumiyeti cezası vermiştir.
Amedspor kulübüne ve başkanına verilen bu cezalar hukuki temelden yoksundur. PFDK’nın kararı başta TFF Talimat ve Statüleri olmak üzere kanuna, Anayasaya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine bir karşıtlık içermektedir. Evleviyetle demokratik toplumların temel değeri olan “ifade özgürlüğünü” ihlal eden bu karar herhangi somut bir gerekçe ve isnada dayanmamakta; belirlilik, öngörülebilirlik ve kesinlik gibi hukukun temel ilkelerine aykırılık taşımaktadır.
PFDK bu kararıyla, sadece hukuka değil, sportif değerlere ve sportif ruha da cephe almıştır. Spor, sahadaki rekabet ve mücadeleden ibaret değildir; spor, adalet ve eşitlik gibi değerlerle anlam kazanır ve toplumsal sorumluluk bilinciyle kıymetlenir.
Amedspor’un bu bilinçle attığı bir adımın cezalandırılması, sporun evrensel özüne zarar vermektedir. Zira kadına karşı şiddeti protesto etmek ve kadınların futbolda daha görünür olması için çaba sarf etmek, ideolojik bir propaganda olarak görülemez. Aksine bu; futbolun birleştirici ve iyileştirici gücünü açığa çıkarmak ve evrensel insan haklarını savunmak olarak değerlendirilmelidir.
PFDK’ya altını çizerek bir kere daha hatırlatmak boynumuzun borcudur: Kadınlara karşı şiddetin karşısında durmak, hiçbir kulüp ya da kişi için suç olamaz ve hiçbir kulüp ya da kişi bu gerekçeyle cezalandırılmaz. Bilakis şiddet aleyhtarı bir duruşa sahip olmak, spor ahlakının bir gereğidir ve bu ahlaka riayet eden bir kulübün ise cezalandırılması değil takdir edilmesi gerekir.
Bizler Amedspor İstişare Kurulu ve Diyarbakır’ın sivil toplum örgütleri olarak;
Amedspor’un kadına karşı şiddete karşı durduğu ve kadınların sporda eşit ve güvenli bir biçimde var olmasını savunduğu için cezalandırılmasını kabul edilemez buluyoruz.
Yalnızca Diyarbakır’da değil Türkiye’nin dört bir yanında ve farklı coğrafyalarda milyonlarca taraftarı bulunan ve bunun sorumluluğuyla hareket eden Amedspor’a yönelik -artık daimilik kazanan- haksız tutum ve kararları kınıyoruz.
Amedspor’a karşı yapılan her türlü ayırımcılığa ve hukuksuzluğa karşı duruyoruz ve adaletin yerini bulması için başlatılan hukuki süreçleri yakından takip ediyoruz.
Hedeflerine emin adımlarla ilerleyen Amedspor ile dayanışma içinde hareket ediyoruz ve kulübe verilen bu son cezanın ödenmesi için sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünde büyük bir bağış kampanyası başlatıyoruz.
Bu çerçevede, öncelikle bu son karar olmak üzere TFF ve PFDK’yı, Amedspor’a karşı aldıkları kararları hakkaniyet ölçüsünde yeniden değerlendirmeye, sporun evrensel ilkelerine ve toplum vicdanına uygun davranmaya davet ediyoruz.