Bugun...


Birlik Vakfı’nda Gençlerimiz Geleceğimiz konferansı: “Diyarbakır’ın En Büyük Gücü: Gençler”
Tarih: 28-09-2026 08:31:03 Güncelleme: 28-09-2026 08:31:03 + -


Yahya Öger: “Genç nüfusumuzun sayısal büyüklüğünü fırsata dönüştürmek zorundayız”

facebook-paylas
Tarih: 28-09-2026 08:31

Birlik Vakfı’nda Gençlerimiz Geleceğimiz konferansı: “Diyarbakır’ın En Büyük Gücü: Gençler”

 

Birlik Vakfı Diyarbakır Şubesi tarafından düzenlenen “Gençlerimiz Geleceğimiz” konferansında Türkiye ve Diyarbakır’ın genç nüfus yapısı, eğitim ve istihdam sorunları, gelecek kaygısı, bağımlılık riskleri ve gençlerin inanç dünyası ele alındı. Konferansta Diyarbakır için “Gençlik Mutabakatı” önerisi de gündeme getirildi.

Birlik Vakfı Diyarbakır Şubesi tarafından düzenlenen “Gençlerimiz Geleceğimiz” konferansında gençlerin karşı karşıya olduğu sorunlar ve genç nüfusun Türkiye açısından taşıdığı potansiyel değerlendirildi.

Konferansta konuşan Yeşil Yıldız Bağımlılıklarla Mücadele Derneği Genel Başkanı Yahya Öger, gençlerin yalnızca geleceğin değil, bugünün de önemli toplumsal aktörleri olduğunu belirterek, gençlere yönelik politika ve sosyal çalışmaların güncel veriler ışığında ele alınması gerektiğini söyledi.

Genç nüfus uzun vadede azalacak

Türkiye’nin 2025 yılı itibarıyla 15-24 yaş grubunda 12 milyon 708 bin 348 genç nüfusa sahip olduğunu belirten Öger, bu grubun toplam nüfus içerisindeki payının yüzde 14,8 olduğunu aktardı.

TÜİK projeksiyonlarına da değinen Öger, 15-24 yaş grubundaki genç nüfusun uzun vadede azalmasının beklendiğini, 2050 yılında bu sayının yaklaşık 9,1 milyona gerileyeceğinin öngörüldüğünü ifade etti.

Öger, genç nüfusun mevcut büyüklüğünün eğitim, istihdam, mesleki gelişim, girişimcilik, kültür ve spor gibi alanlarda değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Diyarbakır’ın en büyük kaynağı gençleridir”

Diyarbakır’ın Türkiye ortalamasına göre daha genç bir nüfus yapısına sahip olduğuna dikkat çeken Öger, genç nüfusun kentin en önemli potansiyellerinden biri olduğunu söyledi.

Öger, “Diyarbakır’ın en büyük doğal kaynağı petrolü ya da madeni değil; genç nüfusudur. Bu genç nüfusu eğitim, meslek, istihdam, girişimcilik, kültür, spor ve sosyal hayatla buluşturabilirsek büyük bir toplumsal ve ekonomik güç ortaya çıkarabiliriz” dedi.

Konferansta genç nüfusun yalnızca demografik bir veri olarak değil; eğitimden istihdama, mesleki eğitimden bağımlılıkla mücadeleye kadar birçok başlıkla birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

“Diploma ile hayat arasında güçlü bir köprü kurulmalı”

Gençlerin eğitim düzeyindeki artış ile çalışma hayatına geçiş sürecindeki sorunlar da konferansın önemli başlıkları arasında yer aldı.

Türkiye’de 25-34 yaş grubunda yükseköğretim mezunu oranının 2008 yılında yüzde 13,5 iken 2025 yılında yüzde 45,6’ya yükseldiğine dikkat çeken Öger, eğitim seviyesindeki artışın çalışma hayatına geçişle desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Öger, “Çocuklarımızı daha fazla okutuyoruz; fakat diploma ile hayat arasında yeterince güçlü bir köprü kuramıyoruz” ifadelerini kullandı.

Konferansta genç işsizliği ve eğitim, istihdam veya mesleki eğitimin dışında kalan gençlerin durumuna ilişkin veriler de değerlendirildi. 2025 yılı için 15-24 yaş grubunda genç işsizlik oranının yüzde 15,3, NEET oranının ise yüzde 23,3 olduğu aktarıldı.

Gençlerin gelecek kaygısı çok boyutlu

Programda gençlerin mutluluk düzeyi ve geleceğe yönelik beklentileri de ele alındı.

TÜİK 2025 Yaşam Memnuniyeti Araştırması’na göre 18-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 54,4’ünün kendisini mutlu olarak ifade ettiği belirtilirken, gençlerin gelecek algısının yalnızca teknoloji ve sosyal medya kullanımı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı.

Öger, gençlerin gelecek kaygısının eğitim, istihdam, ekonomik koşullar, konut, bağımsızlık, aile kurma beklentisi ve hayatına anlam verme arayışı gibi birçok faktörle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bağımlılıklarla mücadelede ortak hareket çağrısı

Konferansta bağımlılık konusu da kapsamlı şekilde ele alındı. Tütün, alkol, uyuşturucu ve madde kullanımının yanı sıra kumar, sanal bahis ve dijital bağımlılıkların gençler açısından oluşturabileceği risklere dikkat çekildi.

Özellikle sanal bahis ve kumarın dijital kanallar aracılığıyla gençlere daha kolay ulaşabildiğini belirten Öger, bağımlılıkla mücadelede aile, okul, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

Bağımlılıkların yalnızca bir sağlık problemi olmadığı; aile bütçesi, çalışma hayatı ve ekonomik yaşam üzerinde de etkiler oluşturabileceği vurgulandı.

“Gençler dinden tamamen kopuyor” değerlendirmesine dikkat

Konferansın dikkat çeken başlıklarından biri de gençlerin inanç dünyası oldu.

Öger, gençlerin dinle ilişkisine yönelik genellemelerden kaçınılması gerektiğini belirterek, “Gençler dinden tamamen kopuyor” şeklindeki bir değerlendirmenin mevcut verilerle doğrudan ortaya konulamayacağını söyledi.

Sunumda gençlerde sorgulama, bireyselleşme ve geleneksel dinî otoritelerle ilişkilerin yeniden değerlendirilmesi gibi değişimlerin bulunduğu ifade edilirken, farklı araştırmaların sonuçlarının kendi örneklem ve kapsamları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

İmam Hatip ve İlahiyat eğitiminin de ele alındığı programda, öğrencilerin kariyer beklentilerinin yalnızca din hizmetleriyle sınırlandırılmaması gerektiği belirtildi. Mühendislik, hukuk, tıp, eğitim, psikoloji, ekonomi, teknoloji ve girişimcilik gibi farklı alanlara yönelik kariyer perspektiflerinin güçlendirilmesi önerildi.

Diyarbakır için “Gençlik Mutabakatı” önerisi

Konferansın sonunda Diyarbakır’da gençlere yönelik uygulanabilecek çeşitli öneriler de kamuoyuyla paylaşıldı.

Öneriler arasında her lise öğrencisine kariyer rehberliği sağlanması, üniversite öğrencilerinin en az bir staj veya uygulama deneyimi edinmesi, eğitim ve istihdam dışında kalan gençler için özel takip sistemi oluşturulması ve genç kadınların istihdamına yönelik programların geliştirilmesi yer aldı.

Ayrıca yerel işverenler, üniversiteler, Milli Eğitim Bakanlığı ve İŞKUR arasında daha güçlü bir iş birliği kurulması önerildi.

Bağımlılıkla mücadelede okul-aile-STK-kamu iş birliğine dayalı erken müdahale ağının oluşturulması, sanal bahis ve kumara karşı aile eğitimlerinin artırılması, finansal ve dijital okuryazarlığın güçlendirilmesi de öneriler arasında sıralandı.

İmam Hatip ve İlahiyat öğrencilerine daha geniş kariyer seçenekleri sunulması ve gençlerin yerel karar alma süreçlerine doğrudan katılımının artırılması gerektiği de ifade edildi.

Evsen’den Öger’e teşekkür

Programın sonunda Birlik Vakfı Diyarbakır Şube Başkanı Metin Evsen, gençlerin geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmeleri nedeniyle Yahya Öger’e teşekkür etti.

Evsen, gençlerin sorunlarının yalnızca eğitim ve istihdam başlıklarıyla sınırlı olmadığını belirterek, bağımlılık, aile yapısı, gelecek kaygısı, değerler ve inanç dünyasının da birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Program, katılımcıların görüş ve değerlendirmelerinin ardından sona erdi.

Konferansta ortaya konulan temel mesaj ise genç nüfusun Türkiye ve özellikle Diyarbakır açısından önemli bir potansiyel taşıdığı, bu potansiyelin eğitim, istihdam, sosyal politikalar, bağımlılıkla mücadele ve gençlerin karar alma süreçlerine katılımını kapsayan bütüncül politikalarla desteklenmesi gerektiği şeklinde özetlendi.




Bu haber 211 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER DİYARBAKIR Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
YUKARI