|
Tweet | Tarih: 13-07-2026 09:08 |
Vedat Kardaş
DİSİDER Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Akbaş imzasıyla yayımlanan açıklamada, tercih dönemine giren öğrenci ve velilere meslek liselerinin güçlü bir kariyer alternatifi olarak değerlendirilmesi çağrısında bulunuldu.
Açıklamada, Türkiye'de işsizlik önemli bir sorun olmaya devam ederken sanayi, üretim ve hizmet sektörlerinde nitelikli teknik personel bulmanın her geçen gün zorlaştığı belirtilerek, bu durumun eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki uyumsuzluğu ortaya koyduğu ifade edildi.
Diyarbakır ve bölgede faaliyet gösteren organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinde tekstil, gıda, makine, metal, mobilya, elektrik, lojistik ve tarıma dayalı sanayi başta olmak üzere birçok alanda yetişmiş teknik elemana ihtiyaç duyulduğu vurgulanan açıklamada, sağlık, turizm ve bakım hizmetleri gibi sektörlerde de benzer bir insan kaynağı açığının bulunduğu kaydedildi.
DİSİDER, meslek liselerinin yalnızca bir eğitim kurumu değil, üretimin, ihracatın ve istihdamın ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştiren stratejik kurumlar olduğuna dikkat çekerek, eğitim kalitesinin artırılması, teknolojik altyapının güçlendirilmesi, sektörle iş birliğinin geliştirilmesi ve başarılı öğrencilere yönelik teşviklerin artırılması gerektiğini belirtti.
Açıklamada ayrıca, meslek lisesi mezunlarının yükseköğretime geçiş imkanlarının güçlendirilmesi, kariyer gelişimlerinin desteklenmesi ve toplumdaki meslek lisesi algısının olumlu yönde değiştirilmesinin önemine vurgu yapıldı.
DİSİDER, iş dünyasına da önemli görevler düştüğünü belirterek sanayicilerin ve işletmelerin staj, uygulamalı eğitim ve istihdam olanaklarını artırması gerektiğini ifade etti.
Dernek, Millî Eğitim Bakanlığı'nın mesleki ve teknik eğitimi güçlendirecek yeni projeler geliştirmesinin yanı sıra, meslek liseleri ile Küçük Sanayi Siteleri (KSS), Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), fabrikalar ve hizmet sektöründeki işletmeler arasında daha güçlü bir iş birliği modeli kurulmasını önerdi.
Bu kapsamda öğrencilerin eğitimlerinin bir bölümünü okulda teorik, diğer bölümünü ise işletmelerde uygulamalı olarak sürdüreceği "okul-işletme entegre eğitim modeli"nin hayata geçirilmesinin hem gençlerin mesleki deneyim kazanmasına hem de sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesine önemli katkı sağlayacağı ifade edildi.
Açıklamanın sonunda, çocukların geleceklerinin yalnızca okul türlerine göre değil, ilgi ve yetenekleri ile ülkenin ihtiyaç duyduğu meslekler doğrultusunda planlanması gerektiği belirtilerek, mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesinin ekonomik kalkınma, genç istihdamı ve toplumsal refah açısından temel önceliklerden biri olduğu vurgulandı.