|
Tweet | Tarih: 30-09-2026 13:46 |
Mehmet Zeki Özer
DOSİAD Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, itirazın kişilere yönelik olmadığı, seçim sürecinin yürütülme biçimine yönelik olduğu belirtildi. Açıklamada, adayların hazırlanması, üyelerin seçenekleri değerlendirmesi ve projelerin tartışılması için yeterli zaman tanınmadığı savunuldu.
“İtirazımız kişilere değil, üyeleri ve toplumu seyirciye dönüştüren yönetim anlayışınadır” denilen açıklamada, temsil görevinin üyelerin iradesini karar süreçlerine taşımak olduğu vurgulandı.
“Demokrasi yalnızca sandık kurmak değildir”
DOSİAD açıklamasında demokratik temsilin yalnızca seçim günü sandık kurulmasından ibaret olmadığı ifade edilerek, “Demokrasi; özgürce tartışma, örgütlenme ve gerçek seçenekler arasında karar verebilme hakkıdır” görüşüne yer verildi.
Açıklamada DTSO yönetimine yönelik olarak, “Üyelerin güvenine sahipseniz bu telaş neden? İktidarı kaybetmekten neden bu kadar korkuyorsunuz?” ifadeleri kullanıldı.
“28 bin üyeli kurumda yaklaşık 7 bin seçmenle sınırlı bir seçim zemini oluşabilir”
DOSİAD, DTSO’daki üye ve seçmen sayıları üzerinden de eleştiriler yöneltti. Açıklamada, yaklaşık 28 bin üyeli bir kurumda 9 bin 600 üyenin oy kullanabildiği, yaklaşık 18 bin 400 üyenin ise seçim dışında kaldığı ileri sürüldü.
Oy kullanabilecek üyelerden yaklaşık 2 bin 600’ünün de adres beyanı ve işyeriyle ilgili gerekçeler nedeniyle seçime katılamayacağının öngörüldüğü belirtilen açıklamada, bu durumda seçimin yaklaşık 7 bin kişinin katılımıyla sınırlı kalabileceği savunuldu.
DOSİAD, “Üyenin katılımını daraltarak demokratik temsil güçlendirilemez. Halkın geleceğini ilgilendiren bir kurum, dar bir çevrenin iradesine sığdırılamaz” ifadelerini kullandı.
Ekonomik göstergeler üzerinden DTSO yönetimine sorular
Açıklamada Diyarbakır’ın ekonomik göstergelerine de dikkat çekildi. DOSİAD, kentin ekonomik ve toplumsal tablosunun tartışmaların daraltılmasını değil, genişletilmesini gerektirdiğini belirtti.
Diyarbakır’ın sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasındaki konumuna ve ihracat rakamlarına dikkat çekilen açıklamada, Gaziantep ile Diyarbakır arasındaki ihracat ve istihdam farklarının sorgulanması gerektiği ifade edildi.
DOSİAD, DTSO yönetimine şu soruları yöneltti:
Sekiz yılda hangi hedefler belirlendi, hangileri gerçekleştirildi?
Tamamlanan projelerin üretim, ihracat ve istihdama somut katkısı ne oldu?
Projeler aracılığıyla kaç kişiye kalıcı istihdam sağlandı?
Kaç işletmenin ihracata başlamasına katkı sunuldu?
Gelir ve refah düzeyinde hangi ölçülebilir iyileşmeler gerçekleşti?
Yeni döneme ilişkin programın bütçesi, takvimi, sorumluları ve yıllık hedefleri neler?
Açıklamada, faaliyetlerin yalnızca sıralanmasının yeterli olmadığı belirtilerek, projelerin başlangıç verileri, hedeflenen değerleri ve gerçekleşen sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulunuldu.
“Üyenin görevi sizi onaylamak değildir”
DOSİAD, DTSO yönetiminden geçmiş dönemin sonuçlarının ölçülebilir verilerle açıklanmasını ve yeni dönem programının da kamuoyuna açık, izlenebilir hedeflerle ortaya konulmasını istedi.
Açıklamanın sonunda seçim takviminin uzatılması çağrısı yapılarak, adayların hazırlanması, üyelerin projeleri tartışması ve karar vermesi için yeterli süre tanınması istendi.
DOSİAD, tüm üyelerin iradesini kapsayacak demokratik bir ön seçim sürecinin önünün açılması gerektiğini belirterek açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Üyenin görevi sizi onaylamak değildir. Sizin göreviniz üyeye hesap vermektir. Seçim takvimini uzatın. Adaylara hazırlanma, üyelere tartışma ve karar verme zamanı tanıyın. Tüm üyelerin iradesini kapsayacak demokratik ön seçimin önünü açın.”
Açıklamada son olarak, “Sandığı öne alarak sekiz yılın hesabını geriye atamazsınız. Bu kentin iradesi makamlarınızdan, halkın geleceği koltuklarınızdan büyüktür” denildi.