Bugun...


Alaattin Parlak’tan “Terörsüz Türkiye” Sürecine Yeni Güvenlik Vizyonu: “Güvenlik Anlayışı Yeniden Şekillenmeli”
Tarih: 07-07-2026 10:13:31 Güncelleme: 07-07-2026 18:37:31 + -


AK Parti 6. ve 7. MKYK Üyesi Alaattin Parlak, “Terörsüz Türkiye Sürecinde Güvenlik Paradigmaları” başlıklı değerlendirmesinde, Türkiye’nin terörle mücadelede yeni bir döneme girdiğini belirterek güvenlik anlayışının yalnızca askeri tedbirlerle değil; teknoloji, hukuk, kalkınma ve toplumsal dayanıklılık ekseninde yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.

facebook-paylas
Tarih: 07-07-2026 10:13

Alaattin Parlak’tan “Terörsüz Türkiye” Sürecine Yeni Güvenlik Vizyonu: “Güvenlik Anlayışı Yeniden Şekillenmeli”

Taşkın Çulcu

Türkiye’nin terörle mücadelede uzun yıllara dayanan tecrübesinin yeni bir güvenlik yaklaşımını zorunlu kıldığını ifade eden Parlak, “Terörsüz Türkiye” sürecinin sadece silahların susması anlamına gelmediğini, aynı zamanda sürdürülebilir istikrarı hedefleyen kapsamlı bir dönüşüm dönemi olduğunu belirtti.

“Güvenlik anlayışı tehdit odaklı yapıdan çıkmalı”

Parlak, geçmiş dönemlerde Türkiye’nin güvenlik politikasının büyük ölçüde tehdit odaklı, reaktif ve sert güç merkezli yürütüldüğünü ifade ederek, askeri operasyonlar, sınır ötesi harekâtlar ve istihbarat faaliyetlerinin terör örgütlerinin kapasitesini önemli ölçüde azalttığını ancak kalıcı çözüm için daha geniş bir perspektife ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.

Terörün yalnızca güvenlik sorunu olmadığına dikkat çeken Parlak, ekonomik, sosyal, kültürel ve psikolojik boyutların da dikkate alınması gerektiğini belirtti. Yeni dönemde hedefin yalnızca örgütlerin yenilmesi değil, toplumun genel direncinin artırılması olduğunu ifade etti.

“Geleceğin güvenliği teknoloji ve istihbarata dayanacak”

Yeni güvenlik paradigmasının en önemli unsurlarından birinin önleyici güvenlik anlayışı olduğunu belirten Parlak, yapay zekâ destekli analiz sistemleri, açık kaynak istihbaratı ve büyük veri teknolojilerinin terör tehditlerinin erken tespitinde önemli rol oynayacağını söyledi.

Teknolojinin etkin kullanımının güçlü hukuki altyapı ve bağımsız denetim mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Parlak, güvenlik politikalarının toplumsal meşruiyetinin korunmasının önemine dikkat çekti.

“Terörle mücadelede toplumsal direnç güçlendirilmeli”

Terörün ideolojik ve sosyal zeminden beslendiğini ifade eden Parlak, eğitim, ekonomik kalkınma ve toplumsal entegrasyon politikalarının güvenlik stratejisinin ayrılmaz parçası olması gerektiğini belirtti.

Özellikle terörden etkilenmiş bölgelerde genç istihdamı, mesleki eğitim ve kalkınma projelerinin güçlendirilmesinin örgütlerin insan kaynağını azaltacağını kaydeden Parlak, bireylerin yeniden topluma kazandırılmasına yönelik deradikalizasyon programlarının da önemli olduğunu ifade etti.

“Yeni nesil tehditlere karşı bütüncül güvenlik yaklaşımı şart”

Terör tehdidinin gelecekte siber saldırılar, insansız hava araçları, hibrit savaş yöntemleri, organize suç ağları ve düzensiz göç gibi yeni risklerle birlikte ele alınması gerektiğini belirten Parlak, devlet kurumları arasında güçlü koordinasyonun önemini vurguladı.

Sınır güvenliğinin artık yalnızca fiziksel tedbirlerle sağlanamayacağını ifade eden Parlak, akıllı sınır sistemleri, gelişmiş sensör teknolojileri ve ortak veri platformlarının geleceğin güvenlik anlayışında belirleyici olacağını söyledi.

“Hukuk devleti ve güvenlik dengesi korunmalı”

Parlak, güvenlik politikalarının insan hakları ve hukuk devleti ilkeleriyle uyum içinde yürütülmesi gerektiğini belirterek, özgürlük-güvenlik dengesinin doğru kurulmasının uzun vadeli başarı için zorunlu olduğunu ifade etti.

Temel hak ve özgürlüklerin korunmasının, terörle mücadelede toplumsal güveni artıracağını belirten Parlak, terör propagandası ile meşru ifade özgürlüğü arasındaki hukuki ayrımın net biçimde ortaya konulması gerektiğini kaydetti.

“Terörsüz Türkiye ekonomik kalkınma için yeni fırsatlar oluşturacak”

Terörle mücadelenin ekonomik maliyetinin yüksek olduğuna dikkat çeken Parlak, terör tehdidinin azalmasıyla birlikte kaynakların altyapı, turizm, tarım ve teknoloji yatırımlarına yönlendirilebileceğini belirtti.

Bölgesel kalkınma, gençlerin istihdamı ve kadınların ekonomik hayata katılımının güvenliğin önemli unsurları arasında yer aldığını ifade eden Parlak, iklim değişikliği ve su kaynakları gibi yeni nesil risklerin de güvenlik politikalarının kapsamına alınması gerektiğini söyledi.

“Türkiye kendine özgü bir güvenlik modeli geliştirebilir”

Türkiye’nin genç nüfusu, stratejik konumu, teknolojik kapasitesi ve tarihsel tecrübesiyle bölgesel güvenlik mimarisinde önemli bir rol üstlenebileceğini belirten Parlak, bunun için bilimsel veriye dayalı, toplumsal uzlaşıyı esas alan uzun vadeli bir vizyona ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Parlak, “Terörsüz Türkiye” hedefinin yalnızca terör örgütlerinin etkisiz hale getirilmesi değil, aynı zamanda eğitim, refah, adalet ve teknoloji temelli yeni bir güvenlik felsefesinin inşa edilmesi anlamına geldiğini belirtti.

Alaattin Parlak, yeni dönemin güvenlik anlayışının “korku yönetimi” yerine “umut mimarisi” üzerine kurulması gerektiğini vurgulayarak, bu sürecin ortak akıl ve toplumsal iradeyle şekillendirilebileceğini ifade etti.




Bu haber 713 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
YUKARI