|
Tweet |
Gazi Yaşargil Hastanesi’nde mobbing ve keyfi görevlendirme iddiaları
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Biriminde görev yapan hemşirelerin sistematik psikolojik baskı, keyfi tutanaklar, tehdit niteliğindeki söylemler ve görev yeri değişiklikleriyle karşı karşıya kaldıkları ileri sürüldü.
Milletvekili Serhat Eren’e aktarılan bilgilere göre, yaklaşık bir yıl önce birime görevlendirilen sorumlu hemşirenin çalışanlara yönelik baskıcı tutum ve davranışlarda bulunduğu, bazı hemşirelerin görev yerlerinin rızaları dışında değiştirildiği ve başka birimlere görevlendirmelerin cezalandırma ya da yıldırma amacıyla kullanıldığı iddia edildi.
Çalışanlar arasında, sorumlu hemşirenin polis memuru olduğu belirtilen eşi aracılığıyla Diyarbakır Valiliği nezdinde idari desteğe sahip olduğu yönünde bir kanaat bulunduğu da öne sürüldü. Söz konusu iddiaların dayanağının ve personel işlemlerinde kurum dışından herhangi bir müdahale bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtildi.
Hastanedeki idari baskı ve mobbing iddiaları daha önce de gündeme gelmişti. SES Amed Şubesi, 30 Mayıs 2025’te yaptığı açıklamada hastanenin Sağlık Bakım Hizmetleri yönetimine ilişkin mobbing, tehdit, kayırmacılık ve keyfi görevlendirme iddialarını kamuoyuyla paylaşmıştı.
Benzer iddiaların yeniden gündeme gelmesi, önceki başvurular üzerine hangi işlemlerin yapıldığı ve çalışanların korunmasına yönelik ne tür tedbirlerin alındığı sorularını da beraberinde getirdi.
Kaynartepe’de doğalgaz sorunu: Faturalar 8 bin liraya ulaşıyor
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Kaynartepe Mahallesi’nde doğalgaz altyapısının büyük ölçüde bulunmaması, mahalle sakinlerini kış öncesinde ısınma ve sıcak su sorunu ile karşı karşıya bırakıyor.
Mahalle sakinleri, çevredeki yerleşim alanlarında doğalgaz kullanılmasına rağmen Kaynartepe’de yalnızca bazı ana caddelerde altyapı bulunduğunu, iç sokakların önemli bir bölümünün ise hizmetten yararlanamadığını belirtiyor.
Doğalgaz bağlantısı bulunmayan haneler elektrikli ısıtıcı, kömür ve odun kullanmak zorunda kalıyor. Basına yansıyan mahalle sakini beyanlarına göre bazı hanelerde elektrik faturaları 5 bin ila 8 bin lira arasında değişiyor. Dar gelirli aileler, yüksek enerji giderlerinin yanı sıra kömür ve odun temin etmekte de güçlük çekiyor.
Katı yakıt kullanımının hava kirliliğini artırması ve sağlık sorunlarına yol açabilmesi, altyapı eksikliğinin yalnızca ekonomik değil, çevresel ve toplumsal bir sorun olduğunu da ortaya koyuyor.
Öte yandan mahallenin bir bölümünün 2020 yılında riskli alan ilan edilmesiyle gündeme gelen kentsel dönüşüm sürecinin doğalgaz yatırımlarını etkileyip etkilemediği belirsizliğini koruyor. Mahalle sakinleri, altyapı hizmetinin kentsel dönüşüm gerekçesiyle ertelenip ertelenmediğinin açıklanmasını ve doğalgazın tüm sokaklara ulaştırılması için somut bir takvim belirlenmesini istiyor.
Diyarbakır’ın otoyol, çevre yolu ve raylı sistem beklentisi sürüyor
Diyarbakır’ın ulaşım sorunları, kent içi trafik yoğunluğunun yanı sıra şehirler arası bağlantılar ve raylı sistem yatırımlarıyla da gündemde.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 13 Ekim 2026’da Dallıkavak Tüneli ve Bağlantı Yolları Projesi’ne ilişkin yaptığı açıklamada, Karadeniz Sahil Yolu’nun Rize kesiminden Erzurum ve Bingöl üzerinden Diyarbakır’a uzanan kuzey-güney aksında kesintisiz bölünmüş yol bağlantısı sağlanacağını belirtti. Bakanlık açıklamasına göre Erzurum-Rize güzergâhındaki çalışmaların tamamlanmasıyla mevcut 248 kilometrelik yolun 196 kilometreye düşürülmesi hedefleniyor.
Bakanlığın önceki dönem planlarında Rize-Erzurum-Diyarbakır-Habur Otoyolu ve Diyarbakır bağlantılı diğer otoyol projeleri de yer aldı. Bakanlık, Aralık 2023’te bir yazılı soru önergesine verdiği yanıtta Şanlıurfa-Ovaköy Otoyolu’nun 2035 yılı hedef projeleri arasında bulunduğunu ve Diyarbakır bağlantısının iptal edilmediğini bildirdi.
Ancak aradan geçen süreye rağmen Diyarbakır’ın otoyol ağına doğrudan bağlantısının hangi aşamada olduğu ve projenin ne zaman hayata geçirileceği konusunda somut bir takvimin açıklanması bekleniyor.
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu da Ocak 2026’da yaptığı açıklamada, Elazığ ve Şanlıurfa yollarındaki kavşakların düzenlenmesi için yaklaşık 3 milyar liralık ihale yapıldığını, çalışmalarla trafik akışında yaklaşık yüzde 30 iyileşme beklendiğini ifade etmişti.
Vali Zorluoğlu, Ergani yönünden gelen yolu Silvan yoluna bağlayacak yaklaşık 19 kilometrelik çevre yolu kesiminin yatırım programına alınması için girişimlerde bulunulduğunu, otoyol bağlantısı ve hafif raylı sistem konusunda da çalışmaların sürdüğünü açıklamıştı.
Kent içi ulaşımda ise Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin hazırladığı 14,1 kilometre uzunluğunda ve 20 istasyondan oluşan Dağkapı-Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hafif Raylı Sistem Projesi’nin finansman ve uygulama süreçleri devam ediyor.
Otoyol bağlantısının yanı sıra yeni çevre yolları, metro ve hafif raylı sistem yatırımlarının hangi takvimle hayata geçirileceği, Diyarbakır’ın ulaşım gündemindeki temel sorular arasında yer alıyor.
Öğrenci taşıma ihalelerinde usulsüzlük iddiaları
Diyarbakır’da 2026-2027 eğitim öğretim yılı öğrenci taşıma hizmetlerine ilişkin ihale süreçlerinde yaşandığı öne sürülen sorunlar ve usulsüzlük iddiaları da gündeme geldi. Kayapınar ilçesinde ihale işlemlerine müdahale edildiği ileri sürülürken Çınar ilçesinde ihalelerin sonuçlandırılamaması nedeniyle bazı öğrencilerin okullarına ulaşmakta güçlük yaşadığı belirtildi.
Kayapınar’da ihale belgeleriyle ilgili tartışma
Kayapınar İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından 2026/1200385 ihale kayıt numarasıyla gerçekleştirilen öğrenci taşıma hizmet alımına ilişkin firma temsilcisi Muzaffer Güneş, 7 Eylül 2026’da EKAP üzerinden sözleşme belgelerinin uygun bulunduğuna ilişkin bildirim aldıklarını, bir gün sonra ise evrak eksikliği gerekçesiyle işlemlerin değiştirildiğini ileri sürdü.
Güneş, işin başka bir firmaya bırakılması yönünde baskı ve tehdide maruz kaldığını iddia ederek ilgili kamu görevlileri hakkında Diyarbakır Valiliğine başvurdu.
İhale sonuç kayıtlarında 10 Eylül 2026 tarihinde sözleşme imzalandığı görülürken belge değerlendirmelerindeki değişikliklerin gerekçesi ve ileri sürülen baskı iddiaları konusunda açıklama yapılması bekleniyor.
Çınar’da dokuz bölgenin yedisinde ihale süreci sonuçlanamadı
Çınar ilçesinde 2026-2027 eğitim öğretim yılı öğrenci taşıma ihalelerinde de sorunlar yaşandığı bildirildi.
Milletvekili Serhat Eren’e aktarılan bilgilere göre, ilçede belirlenen dokuz taşıma bölgesinin yedisinde ihale süreçleri sonuçlandırılamadı. Toplam 45 ihale girişiminden sonuç alınamadığı ve bazı öğrencilerin eğitim öğretim yılı başlamasına rağmen taşıma hizmetinden yararlanamadığı öne sürüldü.
Taşıma maliyetleri ile ihalelerde öngörülen bedeller arasındaki farkın yüklenicilerin katılımını olumsuz etkilediği iddia edilirken yaşanan aksaklıkların öğrencilerin eğitim hakkına erişimini nasıl etkilediği de tartışma konusu oldu.
Doğrudan temin işlemleri açıklama bekliyor
Çınar İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün 7 Ekim 2026 tarihli EKAP kayıtlarında ortaöğretim, ilköğretim ve özel eğitim öğrencilerinin taşınmasına yönelik 15 ayrı doğrudan temin işlemi yer aldı.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22/d maddesi kapsamında düzenlenen işlemlerde taşıma hizmetlerinin 14 günlük sürelerle planlandığı görüldü. Özel eğitim öğrencilerine yönelik alımda ise altı rehber personel için 18 günlük hizmet öngörüldü.
Son teklif tarihleri 8 Ekim 2026 olarak belirtilen incelenmiş kayıt örneklerinde sözleşme bedelleri ve yüklenici bilgileri yer almazken iki işlemde işin kısım numaraları arasında tutarsızlık bulunduğu bildirildi.
Söz konusu kayıtlar ve ihale süreçlerine ilişkin iddialar, öğrenci taşıma hizmetlerinin hangi gerekçelerle aksadığının, doğrudan temin yönteminin hangi ihtiyaçlar doğrultusunda kullanıldığının ve işlemlerin mevzuata uygun yürütülüp yürütülmediğinin açıklığa kavuşturulmasını gerekli kılıyor.
Kamu kurumlarına açıklama çağrısı
Hastanede çalışanların maruz kaldığı ileri sürülen baskılar, Kaynartepe’de doğalgaz altyapısının eksikliği, Diyarbakır’ın ulaşım yatırımlarındaki belirsizlikler ve öğrenci taşıma ihalelerinde yaşandığı iddia edilen sorunlar, kentte kamu hizmetlerinin planlanması ve yürütülmesine ilişkin farklı başlıkları bir araya getiriyor.
İddiaların açıklığa kavuşturulması için ilgili kurumların somut bilgi ve belgelerle kamuoyunu bilgilendirmesi; ihale, personel işlemleri ve altyapı yatırımlarına ilişkin süreçlerin şeffaf biçimde yürütülmesi önem taşıyor. İleri sürülen iddiaların bağımsız biçimde incelenmesi ve varsa sorumlular hakkında mevzuat çerçevesinde işlem yapılması, kamu hizmetlerine duyulan güven açısından belirleyici olacak.