|
Tweet | Tarih: 08-08-2026 22:47 |
Mehmet Zeki Özer
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Adalet Komisyonu'nda 18 saat süren görüşmelerin ardından kabul edilen Çerçeve Yasa'nın 9'uncu maddesi üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Düzenlemenin tarihsel bir önem taşıdığını belirten Eren, Türkiye'de Kürt meselesine ilişkin hukukun uzun yıllar güvenlik politikalarının aracı olarak kullanıldığını söyledi. Eren, “Bu kez Meclis, çatışmayı yönetmenin hukukunu değil, çatışmadan çıkışın hukukunu konuşuyor” dedi.
Toplumsal barışın acıları yarıştırarak kurulamayacağını ifade eden Eren, geçmişle yüzleşmenin önemine dikkat çekti.
Kürtlerin eşitlik, özgürlük ve adalet taleplerinin yanı sıra çatışmanın Türkiye toplumunda yarattığı acı, korku ve güvensizliğin de görülmesi gerektiğini belirten Eren, siyasetin görevinin topluma yalnızca “Kaygılanmayın” demek olmadığını söyledi.
Eren, “Kaygının karşısına güvenceyi, acının karşısına adaleti, çatışmanın karşısına demokratik siyaseti koymaktır” ifadelerini kullandı.
Çerçeve Yasa'nın 9'uncu maddesinde öngörülen altı aylık başvuru süresine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Eren, sürenin bazı durumlarda hak kayıplarına neden olabileceği uyarısında bulundu.
Eren, soruşturmalarda sürenin kişinin soruşturmayı öğrendiği tarihten itibaren başlamasını önerdi. Kovuşturmalarda ise yargılama ve kanun yolu süreçlerinin tamamlanmasının beklenmesi gerektiğini belirten Eren, haklı nedenlerin bulunması halinde Kurula süreyi uzatma yetkisi verilmesini istedi.
Çerçeve Yasa'yı “ilk hukuki müdahale” olarak nitelendiren Eren, düzenlemenin çatışmanın yarattığı toplumsal sorunların çözümü açısından bir başlangıç olduğunu söyledi.
Eren, “On yıllardır süren çatışmanın bu toplumda açtığı yaranın bir günde kapanacağını elbette düşünmüyoruz. Çerçeve Yasa bu anlamda ilk hukuki müdahaledir. İlk müdahale hayatidir. Yarayı açık bırakamazsınız, kanamayı durdurmadan tedaviye başlayamazsınız” dedi.
Çerçeve Yasa'nın tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Eren, “Ancak ilk müdahale ne kadar kritik olursa olsun, tedavinin kendisi değildir. Asıl tedavi bundan sonra başlayacak. Hukukla, adaletle, demokratikleşmeyle, hakikatle, onarımla ve toplumsal barışın kalıcı güvencelerini kurarak...” ifadelerini kullandı.
Eren, konuşmasının sonunda düzenlemenin kapsamının daraltılmaması gerektiğini belirterek, hak kayıplarının önüne geçilmesi çağrısında bulundu.
“Gelin ilk müdahaleyi doğru yapalım. Çünkü daha başlangıçta yaratacağımız bir hak kaybı, yarın kurmak istediğimiz hukuka duyulan güveni zedeler” diyen Eren, Meclis'in önünde tarihsel bir imkan bulunduğunu söyledi.
Bu imkanın büyütülmesi gerektiğini ifade eden Eren, “İnsanları, hakları arasında tercihe zorlayan değil, haklarını güvence altına alan bir geçiş hukuku kuralım. Çünkü bugün yalnızca geçmişin yaralarını sarmıyoruz. Aynı yaraların bir daha açılmayacağı bir geleceğin hukukunu kuruyoruz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.