Bugun...


Hakan MUHTAR

facebook-paylas
HÜRMÜZ BOĞAZI TRUMP VE NETANYAHU’NUN KELLESİNİ GÖTÜRÜR MÜ?
Tarih: 08-04-2026 00:02:00 Güncelleme: 08-04-2026 00:02:00


Tarih, kibrin ve zulmün abidelerini inşa eden, ancak sonunda kendi hırslarının

enkazı altında kalan tiranlarla doludur. Bugün modern dünyanın "Nemrutları"

ve "Firavunları" olarak anılan Trump ve Netanyahu, teknolojik füzelerinin

gölgesinde Müslüman kanı dökerken, aslında kendi sonlarını hazırlayan bir

coğrafi kilide çarpmak üzereler: Hürmüz Boğazı.

Bu dar su yolu, sadece bir coğrafi geçit değil; mazlumun rızkını çalanlara karşı

ilahi bir denge unsuru, küresel ekonominin ise şah damarıdır. Eğer bu damar

kesilirse, o reklamı yapılan füzeler de, çalınan petroller de onları kurtarmaya

yetmeyecektir.

TARİHİN KANLI VE GÖRKEMLİ KİLİDİ HÜRMÜZ’ÜN EZELİ ÖNEMİ

Hürmüz Boğazı, Umman Körfezi ile Basra Körfezi'ni birbirine bağlayan, en dar

noktasında sadece 33 kilometre genişliğe sahip olan devasa bir "boğaz"dır.

Ancak bu 33 kilometre, dünya petrol ticaretinin üçte birinin geçtiği, küresel

enerjinin nefes borusudur.

Eski çağlardan beri bu boğazı kontrol eden, Doğu ile Batı arasındaki zenginliği

de kontrol etmiştir. Antik dönemde Mezopotamya’nın tahılı, Hindistan’ın

baharatı ve Çin’in ipeği bu sularda yüzmüştür. Bugün ise durum daha vahimdir.

Hürmüz, modern dünyanın kanı olan petrolün ana arteridir. Buradaki bir

tıkanıklık, New York borsasından Tel Aviv sokaklarına kadar her yeri karanlığa

gömecek bir deprem etkisindedir.

HÜRMÜZ’Ü ELE GEÇİRMEK İSTEYEN KİMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ?

Tarih boyunca bu kilit noktayı elinde tutmak isteyen her güç, büyük bir bedel

ödemiştir.

PORTEKİZLİLERİN KISA SÜREN RÜYASI

16. yüzyılın başında Portekizli komutan Afonso de Albuquerque, Hürmüz’ü ele

geçirerek Hint Okyanusu’nu bir Portekiz gölü haline getirmek istemişti. 1515’te

boğazı ele geçirdiler ve burada devasa kaleler inşa ettiler. Ancak bu haksız

işgal uzun sürmedi. 1622 yılında Safevi Şahı Abbas, İngilizlerin de yardımıyla

Portekizlileri bu sulardan söküp attı. Bu, sömürgeci güçlerin Hürmüz’deki ilk

büyük mağlubiyetiydi.

OSMANLI’NIN DENİZLERDEKİ MÜCADELESİ:

Osmanlı İmparatorluğu, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Hint Deniz

Seferleri ile Hürmüz’ü kontrol altına alarak Portekiz zulmüne son vermeye

 

çalıştı. Piri Reis gibi büyük amiraller bu sularda kadırgalarıyla mücadele etti.

Osmanlı belki boğazın tam hakimi olamadı ama bölgedeki Müslüman halkın

hamisi olarak emperyalistlerin iç kısımlara sızmasını asırlarca engelledi.

İNGİLTERE’NİN "HİNDİSTAN YOLU" TAKINTISI

19. yüzyılda İngiltere, Hindistan’a giden yolu güvence altına almak için Hürmüz

üzerinde mutlak bir baskı kurdu. "Korsanlıkla mücadele" kılıfı altında bölgedeki

yerel emirlikleri kendine bağladı. Ancak 1971’de İngiliz askerleri bölgeden

çekilmek zorunda kaldı.

MODERN ÇAĞIN NEMRUTLARI TRUMP VE NETANYAHU’NUN KİRLİ

OYUNU

Bugün sahnede Trump ve Netanyahu var. Biri "Önce Amerika" diyerek

dünyanın zenginliklerine çöken bir tüccar, diğeri ise bölgeyi kan gölüne çeviren

bir savaş suçlusu. Müslüman coğrafyasının petrollerini çalmak, topraklarını

ilhak etmek ve her gün yeni bir suikast haberiyle dünyayı sarsmak onların

rutini haline geldi.

Şimdi ise hedeflerinde İran var. Hürmüz Boğazı üzerinden bir bilek güreşi

dönüyor. Ancak unuttukları bir şey var: Hürmüz, sadece bir su yolu değil, aynı

zamanda bir direniş sembolüdür. Trump’ın ekonomik yaptırımları ve

Netanyahu’nun askeri tehditleri, boğazın sularında boğulmaya mahkumdur.

BOĞAZ KİLİTLENİRSE NE OLUR? FİRAVUNLARIN EKONOMİK ÇÖKÜŞÜ

Hürmüz Boğazı’nın kapatılması demek, dünya ekonomisinin kalp krizi

geçirmesi demektir. Petrol fiyatlarının varil başına 200-300 dolara fırladığı bir

dünyada, ne Trump’ın seçmenleri ne de İsrail’in destekçileri bu yükü

kaldırabilir.

Küresel Enflasyon: Gıda fiyatlarından ulaşıma kadar her şeyin fiyatı katlanır.

Enerji Krizi: Batı dünyası karanlığa bürünür, sanayi çarkları durur.

Askeri Çıkmaz: ABD donanması dünyanın en gelişmiş gemilerine sahip olabilir

ancak Hürmüz gibi dar ve sığ bir alanda, asimetrik savaş yöntemleri karşısında

bu dev gemiler birer "yüzen tabuta" dönüşebilir.

ZULÜM İLE ABAD OLANIN SONU BERBAD OLUR

Netanyahu 76, Trump ise 79 yaşında. İkisi de tarihin tozlu sayfalarına

gömülmeye hazırlanan, son çırpınışlarını gerçekleştiren yaşlı tiranlar. Onlar

Müslüman çocukları öldürerek, liderlere suikast düzenleyerek ölümsüz

 

olacaklarını sanıyorlar. Oysa tarih bize öğretmiştir ki; Firavun’u Kızıldeniz,

Nemrut’u da bir sinek bitirmiştir.

Bugünün Firavunlarını da Hürmüz’ün suları bekliyor olabilir. Eğer bu boğazda

bir çatışma başlar ve petrol akışı durursa, Trump’ın "yeniden büyük Amerika"

hayali de, Netanyahu’nun "vaat edilmiş topraklar" rüyası da o suların

derinliklerine gömülecektir.

İnsan olmanın onuru, bu iki zorbaya karşı dik durmayı gerektirir. Hürmüz

Boğazı sadece İran’ın veya Umman’ın değil, emperyalizme dur diyen her

vicdanlı insanın mevzisidir. Kellelerini götürür mü bilinmez ama Hürmüz, bu

tiranların siyasi ve askeri kariyerlerinin mezarı olmaya adaydır.

Zamanın Nemrutlarına karşı, Hürmüz’ün adaleti yakındır!

"Dünya sultanlara kalmadı, size de kalmayacak."

Hakan MUHTAR



Bu yazı 550 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI