İnsanlık bugün derin bir gaflet uykusuna dalmış durumda… Kalpler dünyaya bağlanmış, gözler hakikati görmekte zorlanır olmuş, kulaklar ise ilahi ikazlara sağır kesilmiş. Allah’tan korkma duygusu zayıflamış, kulluk şuuru silikleşmiş. Neticesinde benlik, gurur ve kibir büyümüş; ar ve haya değersizleşmiştir. Dünya sevgisi uğruna zulüm işleniyor, hak ve hukuk çiğneniyor, masumların kanı akıtılıyor.
İşte böylesi karanlık bir hengâmede yeniden dirilişin anahtarlarından biri: Vera…
Vera Nedir? Anlamı ve Hakikati
Vera; haramdan sakınmanın ötesinde, şüpheli olan şeylerden bile uzak durma hassasiyetidir. Kalbin Allah korkusuyla titremesi, kulun kendisini daima murakabe altında hissetmesidir.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “Helal bellidir, haram bellidir. İkisi arasında şüpheli şeyler vardır. Kim şüphelilerden sakınırsa dinini ve ırzını korumuş olur.”
Vera, sadece dış amellerde değil; niyetlerde, düşüncelerde ve kalpte de bir arınma halidir. Kul, Rabbine karşı edep üzere yaşamayı öğrenir.
Veranın Önemi ve Fazileti
Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Allah’tan hakkıyla sakının…” (Âl-i İmran, 102)
İşte bu “hakkıyla sakınma” hali, veranın özüdür.
Vera sahibi bir kul:
Günaha yaklaşmaz
Şüpheliden kaçar
Kalbini kirletecek her şeyden uzak durur.
Böyle bir kalp ise Allah’a daha yakın olur. Hasan-ı Basrî (rahmetullahi aleyh) şöyle der:
“Vera, kulun Allah korkusuyla bazı helalleri bile terk etmesidir.”
Veranın Dereceleri
Vera tek bir mertebe değildir, dereceleri vardır:
Avamın verası: Haramdan kaçınmak
Salihlerin verası: Şüpheli şeyleri terk etmek
Müttakilerin verası: Kalbi Allah’tan alıkoyan her şeyi bırakmak
En yüce vera ise kulun, Allah’tan başka hiçbir şeye gönül bağlamamasıdır.
Müttakilerin Durumu
Müttakiler, verayı hayatlarının merkezine almış kimselerdir. Onlar sadece haramdan değil, kalplerini kirletecek her türlü şeyden sakınırlar.
Kur’an’da şöyle buyrulur: “Şüphesiz Allah, müttakilerle beraberdir.” (Bakara, 194)
Bu beraberlik; yardım, koruma ve rahmet demektir.
Vera, kulu Allah’ın dostluğuna götüren bir yoldur.
Verayı Artırmanın Yolları
Vera bir anda kazanılmaz; emek ister, sabır ister. İşte bazı yollar:
Ölümü ve ahireti sıkça hatırlamak: Dünya geçicidir; bu bilinç kalbi arındırır.
Kur’an ile bağ kurmak: Kur’an, kalbin en büyük temizleyicisidir.
Salihlerle beraber olmak: İnsan, dostunun dini üzeredir.
Nefsi hesaba çekmek: Her gün “Bugün Allah için ne yaptım?” diye sormak
Dua ve istiğfarı artırmak: Kalpler ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulur.
Sahabenin Vera Anlayışı
Sahabe-i kiram verayı hayatlarının merkezine almıştı.
Hz. Ebû Bekir (r.a), bir gün yediği bir lokmanın şüpheli olduğunu öğrenince hemen kusarak çıkarmıştır. Çünkü kalbine haram veya şüpheli bir şey girmesinden korkuyordu.
Hz. Ömer (r.a) şöyle derdi: “Biz harama düşmemek için helalin dokuzunu terk ederdik.”
Onlar için vera, sadece bir kavram değil; yaşanan bir hayattı.
Alimlerin Sözleri ve Hikmetli Bir Kıssa
İmam Gazâlî der ki: “Kalbin nuru, verayla parlar. Günah ise o nuru söndürür.”
Bir kıssa anlatılır:
Salih bir zat, pazardan geçerken bir meyveye gözü ilişir. Nefsine “Acaba alsam mı?” diye bir düşünce gelir. Sonra kendi kendine şöyle der:
“Ey nefsim! Sen bir meyve için Rabbini mi unutacaksın?” Ve oradan uzaklaşır.
İşte vera, nefsin isteklerine karşı kalbin Allah’ı tercih etmesidir.
Ailede vera nasıl olmalı!
Ailede vera, anne ve babanın yaşayışıyla başlar. Çocuklar nasihatten çok gördüğünü taklit eder; bu yüzden helal lokmaya dikkat eden, haram ve şüpheliden sakınan, ibadet ve edep üzere yaşayan ebeveynler, evlatlarına en güçlü verayı öğretmiş olurlar.
Evde Kur’an’ın okunması, namazın ihya edilmesi ve Allah’ın zikredilmesi, kalplerde takva ve hassasiyetin kök salmasına vesile olur.
Aynı zamanda çocuklara küçük yaştan itibaren helal-haram bilinci kazandırılmalı, şüpheli olandan uzak durma şuuru verilmelidir.
Nefsin her isteğini yerine getirmemek, sabır ve kanaati öğretmek de veranın temelidir. Böyle bir aile ortamında yetişen çocuk, sadece günahlardan değil, kalbini kirletecek her şeyden sakınan bir müttaki olarak yetişir.
Bir sonraki yazımızda inşallah ailede verayı ele alacağız..
Sonuç ve Dua
Bugün ümmet olarak en büyük ihtiyacımız; kalplerimizi yeniden diriltecek bir bilinçtir. Bu bilinç ise veradır. Vera olmadan takva olmaz, takva olmadan kurtuluş olmaz.
Gelin, kalbimizi muhasebeye çekelim…
Gelin, haramdan ve şüpheliden uzak duralım…
Gelin, Rabbimize karşı daha hassas, daha edepli kullar olalım…
Allah’ım! Kalplerimizi gafletten uyandır.
Bize vera sahibi kullarından olmayı nasip et.
Haramdan, şüpheliden ve nefsin tuzaklarından bizi muhafaza eyle.
Kalplerimizi sana bağla, bizi sana layık kullardan eyle. Âmin.
Ahmet YOLDAŞ