Diyarbakır’da kar yağdı, ardından yağmur geldi… Ama ortaya çıkan manzara ne mevsim şartlarıyla ne de doğanın cilvesiyle açıklanabilir. Bu tablo, doğrudan ihmalin ve yönetim eksikliğinin fotoğrafıdır.
Şehrin dört bir yanında caddeler köstebek yuvasına dönmüş durumda. Yağış sonrası oluşan çukurlar artık sıradan bir yol problemi değil; araç lastiklerini patlatan, kazalara davetiye çıkaran bir tehlike haline gelmiş durumda. Sürücüler direksiyon başında ilerlemiyor, adeta bir engel parkurunda hayatta kalmaya çalışıyor.
Ama belki de biz yanlış bakıyoruz…
Belki de bu çukurlar bir sorunun değil, bir “sanatın” parçasıdır!
Hani bazı şehirlerde “melodili yollar” yapılır ya… Üzerinden geçince müzik çalar. Acaba Diyarbakır’da da yeni bir konsept mi uygulanıyor?
Bizim bilmediğimiz, anlayamadığımız bir “melodili cadde” projesi mi var?
Ama kusura bakmayın…
Bu yollardan geçen araçlardan çıkan tek ses, müzik değil;
patlayan lastiklerin sesi, kırılan süspansiyonların çığlığı ve vatandaşın isyanıdır.
Sorulması gereken soru açık:
Bu yollar neden bu halde ve belediyeler ne iş yapıyor?
Büyükşehir Belediyesi ve merkez ilçe belediyeleri, en temel görevleri olan yol bakım ve altyapı hizmetlerinde ciddi bir zafiyet içerisindedir. Belediyecilik; sosyal medyada görünmek değil, sahada çözüm üretmektir. Ancak görünen o ki sahada ne yeterli bir çalışma var ne de soruna karşı bir refleks.
Hatırlayalım… Kar yağdığında kürek dağıtan belediyeler gündem olmuştu.
Şimdi soruyoruz:
Yağmur yağınca da kova mı dağıtılacak?
Çünkü Diyarbakır’da 3-4 saat süren bir yağmur, şehri adeta bir göle çeviriyor. Caddeler su altında, altyapı yetersiz, müdahale gecikmiş… Bu durum artık tesadüf değil, sistematik bir başarısızlıktır.
Modern şehirler yağmurla değil, ihmalle teslim olur.
Ve Diyarbakır ne yazık ki her yağmurda yeniden teslim oluyor.
Buradan açıkça ifade ediyorum:
Bu şehir sahipsiz değil. Bu halk çaresiz değil. Ama sabır da sonsuz değil.
Belediyeler görevini yapmalı, bu şehrin kaderi çukurlar olmamalıdır.
Ve son söz:
Eğer bu çukurlar gerçekten bir sanat eseri ise,
Diyarbakır halkı bu “sanatı” izlemek değil, düz yolda güvenle yürümek istiyor.
İlgililere duyurulur...
Selam ve Sevgilerimle
Mehmet KARAKAŞ
mkarakas112@gmail.com