Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
KALEMİN SUSTUĞU YERDE ŞİDDET KONUŞUR
Tarih: 16-04-2026 02:00:00 Güncelleme: 16-04-2026 02:00:00


 

"Bir ülkenin geleceğini görmek istiyorsanız, okullarına bakın." derler.

 Bugün dönüp okullarımıza baktığımızda gördüğümüz manzara, ne yazık ki umut değil; kaygıdır, kırılmadır, sessiz bir çöküştür. 

Kalemin hükmünün bittiği yerde, şiddetin dili konuşmaya başlar.

Eğitim yuvaları… 

Bir zamanlar çocukların hayal kurmayı öğrendiği, öğretmenin sadece bilgi değil ahlak da verdiği o kutsal alanlar… 

Şimdi ise tartışmaların, korkuların ve zaman zaman şiddetin gölgesinde. 

Bu tabloyu görmezden gelmek, yarını inkâr etmektir.

Her acı olaydan sonra aynı cümleler kuruluyor: “Gerekli önlemler alınacaktır.” 

Oysa mesele birkaç önlemle geçiştirilecek kadar yüzeysel değil. 

Mesele, kök salmış bir ihmaller zinciridir. 

Çocuğun ruhuna dokunamayan bir eğitim sistemi, eline kalem verse ne olur, vermese ne olur?

Bugün çocuklarımızın zihni, hiç olmadığı kadar kalabalık ama bir o kadar da sahipsiz. 

Ekranların ışığı, kitap sayfalarının yerini almış durumda. Bilgiye ulaşmak kolaylaştı ama hikmete ulaşmak zorlaştı.

 Teknoloji bir araç olmaktan çıkıp, yön veren bir güce dönüştü. Ve biz hâlâ çocuklara “kapat” demekle yetiniyoruz; “nasıl kullanacağını öğren” demek yerine.

Daha acısı, şiddetin artık şaşırtmıyor oluşu.

 Bir okulda yaşanan olay, başka bir yerde sadece birkaç saatlik gündem oluyor. Oysa her biri, geleceğe atılmış karanlık bir imzadır. 

Okulda şiddet varsa, toplumda huzurdan söz etmek bir yanılsamadır.

Burada sorumluluk sadece devlete ya da okula yüklenemez. Aile, toplum, medya… 

Hepimiz bu aynanın içindeyiz.

 Çocuğuna zaman ayırmayan bir ebeveyn, ekranı bakıcı yapan bir düzen, başarıyı sadece sınav puanına indirgeyen bir anlayış… 

Hepsi bu sessiz krizin ortaklarıdır.

Ama en büyük tehlike şudur: Alışmak. 

Bir toplum, çocuklarının korkuyla okula gitmesine alışırsa, asıl felaket o zaman başlamış demektir.

Çözüm, yasaklarla değil; bilinçle gelir. 

Korkuyla değil; rehberlikle. Disiplinle ama aynı zamanda merhametle. Okulu yeniden bir güven alanına çevirmek zorundayız. 

Öğretmeni yeniden otorite değil, rehber kılmak zorundayız. Ve en önemlisi, çocuklara yeniden insan olmayı öğretmek zorundayız.

Çünkü kalemin yeniden konuşması gerekiyor.

Suskunluğun bedelini, hep birlikte ödeyeceğiz.



Bu yazı 539 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI