Bugun...


Mehmet Emin Özer

facebook-paylas
Bu Hiç İyi Olmadı Be Hocam!
Tarih: 27-12-2021 00:01:00 Güncelleme: 27-12-2021 00:01:00


Aksaray’ da yaşanan olay herkeste tarifi mümkün olmayan acılar ve duygular yaşattı. Toplumun her kesiminde üzüntüyle, sinirle ve kahırla karşılandı.

Bu olayda herkes çok etkilendi. Etkilenenlerin başında o minicik yavrumuz sonra ailesi ve daha sonra da öğretmenler gelmektedir. Olayın vahametini anlamak için kendimizi ancak, bu olaydan etkilenenlerin yerine koyarak daha iyi anlayabiliriz.

Bir baba ve öğretmen olarak kendimi o yavrumuzun yerine koyarak olayı çocuğun gözüyle hayalimde canlandırmak istedim. İrkildim, korktum, kahroldum, ağladım…

Buyurun.

Öğretmen beni kolumdan tutup sınıfın kapısını açıp koridora çıkarıyor. Sınıfın kapısı yavaşça kapanırken öğretmenin yüzüne merakla ve bir o kadar korkuyla bakıyorum. Acaba bana ne diyecek? Bana ne yapacak?  Diye düşünürken birden yüzüme şiddetli bir tokat iniveriyor. Afalladım, savruldum, dengemi kaybettim, ellerim istemsiz bir şekilde yüzüme kalkan oldu, bitti derken bir tane daha, bir tane daha ve bir tane daha yüzümde patladı. Geriye doğru uzaklaşmaya çalıştım ama nafile. Tokatlar yerini yumruklara bıraktı. Bağırdım acı çekerek. Belki öğretmen diyebileceğim birileri duyar diye. Köşeye sıkıştırılmış bir ceylan gibi çaresiz bir şekilde yardım bekledim. Zaman geçmiyordu, sanki zaman durmuştu benim için. Bir kapı açıldı, bu işkence biter diye umutlandım. Ama o umut kapısı tereddütle ve korkuyla kapandı. Bu sefer boğazımı sıktı o eller. Nefes almakta zorlandım. Tam umudumu kaybetmişken başka bir kapı açıldı. Evet, beklediğim, umut ettiğim kapı oydu. Artık beni koruyacak, kollayacak bir yürek vardı. Hemen arkasına saklandım. Yaralanmış bir ceylan gibiydim. Kendime siper ettiğim o bedenden artık kopamıyordum. Bu işkence artık bitiyordu merdivenlere doğru giderken.  Sözlü hakaretler ve tehditler arkadan kulağıma geliyordu, ama duyamıyordum artık. Ya da duymak istemiyordum. Aşağı inince düşündüm, düşündüm ve yine düşündüm. Ben ne yaptım ki, bu yaşadıklarım neydi diye?

Evet, hayalimde dramatize ettiğim bu olay çocuğun muhtemel yaşadığı duygulardır. Ben bu duyguları yazarken kendimi o kadar kaptırmışım ki, ağladığımı ve yazmayı bıraktığımı bile fark etmedim. Sanki o anı yaşadım.

Bir öğretmen olarak yavrumuzun yaşadığı bu olayı düşününce kahroldum, içim sıkıldı ve aklım dondu. Nasıl böyle olabilir diye?

Çocuğun yüzüne inen her bir tokat mesleğimin kutsallığına ve değerine inen bir darbe oldu sanki.

Utandım, bu mesleğin bir neferi olarak, insanların yüzüne nasıl bakabilirim diye sordum kendime. Bu da öğretmenlik mesleğinin bir özelliği galiba. Sinek küçüktür ama mide bulandırır derler büyüklerimiz. Buda öyle bir olay.

Hiçbir gerekçe bir kişinin böyle davranmasına sebep olamaz. Ancak, psikolojik sorunları olan biri böyle davranabilir.

Bu ve buna benzer olaylar çocukta ağır travmalar bırakmaktadır. Psikolojik destek verilmezse eğer,  çocuk ya içine kapanık ya da şiddete meyilli asi bir kişilik olarak karşımıza çıkacaktır ilerde.

Umarım, öğretmenlik mesleğine zarar veren bu tür olaylar bir daha yaşanmaz.

Selametle kalın.

 

 

 

 



Bu yazı 2664 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI