Bugun...


Mehmet Şerif Cebe

facebook-paylas
VAH MAVİ GÖLETİM
Tarih: 29-10-2022 00:02:00 Güncelleme: 29-10-2022 00:02:00


Daha önce de bu konuda yazmıştım, ancak o günden bugüne kadar bir olumlu gelişme olmadı... Öneminden ötürü yine yazmak zorunda kaldım ve yazıyorum. Sayın yetkililer ne olursunuz; basın ve yayın organlarındaki yazarlarımızın sesine kulak veriniz. Hz. Ömer döneminde cuma hutbesi dinleyen sahabeden biri: ”Ya Ömer seni dinlemiyoruz!” der. Hz. Ömer: ”Niye dinlemek istemiyorsun kardeşim, anlat nedenini!” deyince sahabe: ”Ya Ömer, en son savaş gelirinden dağıttığınız kumaştan bana bir kaftan düşmedi ve giyemedim. Bakıyorum ki siz aynı kumaştan bir kaftan dikip giymişsiniz, demek ki kendinize fazla pay almışsınız, onun için seni dinlemek istemiyorum!” der. Hz. Ömer: ”Oğlum, Abdullah kalk anlat!” der. Hz. Ömer’in oğlu Abdullah: ”Ben babama payımı verdim, o da kendine bir kaftan dikti!” der. Sahabe, yerine oturup dinlemeye devam eder.

Sayın Yetkililer! Sizi eleştiriyoruz diye gücenmeyin; çünkü bizim amacımız; ”Bağcıyı dövmek değildir!” Vatandaş olarak Allah’ın bize verdiği nimetlerden birlikte yararlanıp saygı  sevgi ve  mutluluk içerisinde yaşamaya çalışmaktır.

Şehrimizde tek piknik yeri olan Orman Park’ın durumu içler acısıdır. Piknik alanının her tarafı toz toprak içerisinde, tuvaletlerde sabun yok! Soruyorum sabunluklar niye yok? Cevap yok... Acaba diyorum kendi kendime; hırsızlar mı çalıyorlar? Çalındığını kabul edelim... Yerine yenisinin konması gerekmiyor mu? Bu suçun sorumlusu vatandaş mı? Ne yenisi takılıyor ne de bekçi tutuluyor ki çalınmasın? Kim bilir belki de sabundan tasarruf için bu sabunluklar özellikle sökülüyor... O da bilinmez bir durum... 33 medeniyete beşiklik etmiş bir şehrin piknik yerinin tuvaletine girdiğimde hangi yüzyılda yaşadığımla ilgili sağlıklı bir karar veremedim... Bir an kafam karıştı. “Bu ne manzara Ya Rabb’i!” dedim kendi kendime... Müslüman bir beldede, “Temizlik imanın yarısıdır!” diye buyuran bir dinin mensuplarının yaşadığı bir yerde gördüklerim karşısında hayal kırıklığına uğradım!

Ağaçlar susuzluktan kurumuş veya can çekişiyor. Kuruyan ağaçlardan da pervasızca dallar koparılarak mangal yakılıyor. Kimsenin müdahale ettiği yok... Girişte çatır çatır 20.TL. alınıyor; alınsın “helal hoş” olsun, seve seve veriyor zaten vatandaş... Çünkü vatandaş çoluğuyla, çocuğuyla fırsat bulduğu bir tatil gününde ya da hafta sonu soluklanmak üzere gelmiş buraya, 20.TL’ den mi kaçınacak; ancak bu paranın karşılığında ilgili kurumdan bir hizmet istiyor. Hizmet sıfır... Burası bir devlet kurumu değil mi? Devlet burayı birilerine ihale vermişse dilediğin gibi çalıştır mı demiş? Hayır, ihalelerin de şartları var... İhale şartnamesi yok mu, işletmeci bu şartları yerine getiriyor mu? Temizlik, bakım var mı? Bunlar denetleniyor mu? Denetleniyorsa kim nasıl denetliyor? Denetleme raporuna bakılıyor mu? Bu raporların gereği yapılıyor mu?

Daha önce yani ihale edilmeden önce Orman Park’a girmeye kıyamıyorduk; pırıl pırıldı ve hizmet iyiydi. Ağaçlar yemyeşil, sular şırıl şırıl akıyordu. Orta yerde çok güzel şirin mi şirin masmavi bir gölet vardı, içinde kazlar ve ördekler arkalarında suda haleler bırakarak yüzüyordu. Şimdi gölette bir damla su yok, kazlar ve ördekler de uçtu gitti... Vah vah! Ne oldu sana mavi göletim! Seni hangi acımasızlıkla kurttular? Düşündükçe aklımı oynatacağım... Suyunu ne yaptılar? Tıpkı iç kaledeki Aslanlı Çeşme’nin iki aslanını yok edip daha sonra eleştiriler üzerine birini yerine koyup ağzından suyunu akıttılar da yine bir eksik aslanla bunu düzeltebildiler... Oysa orada iki aslanımızın ağzından iç kalenin kaynak suyu şırıl şırıl akıyordu ve insanlar aslanın ağzından su içmiş olmanın övüncüyle yaşıyorlardı. Eskiler yüzyıllar önce kıt imkanlarıyla yapmışlar; biz bugün bol teknik  imkanlarımızla koruyamıyoruz! Vay halimize!

Bu piknik alanı neden yeşillendirilmiyor, yemyeşil otların arasında nefes almak varken, kupkuru toprağın tozuyla soluklanıyor inanlarımız, yazık değil mi?

Piknik alanına çıkış yolu “ralli yolu” ndan farksız... İncecik bir yol, iki araç yana geçemiyor; asfalt yerini çoktan şoseye terk etmiş ve patika yolu haline gelmiş... Kaldırım yok, dağ yolu... Piknik alanında görevli yok, sorumlu yok...

 

Bu yazdıklarımız şehrimizle ilgili dertlerimizdir. Kimse gocunmasın, bizim amacımız halkımıza rahat edebileceği bir hizmetin sunulmasını sağlamada bir katkıda bulunmaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 



Bu yazı 1200 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI