finans haberleri
Bugun...


Sinan Şahabettin Altmışkara

facebook-paylas
Oryantalizmin DEİZM Başarısı Üzerine
Tarih: 11-08-2021 00:01:00 Güncelleme: 11-08-2021 00:01:00


Toktamış Ateş’in ‘ABD Dış Politikasında Yeni Yönelimler ve Dünya’ adlı eserinde, oryantalistlerin İslâm ülkelerinde ‘toplum Mühendisliği’ üzerine yaptıkları çalışmalar ile ilgili tezler yayınlamış; eserde kavram kargaşası bağlamında şarkiyatçıların yeni kavramlar ürettiklerini yanı sıra kavramlarımıza yeni anlamlar yükleyerek Müslüman topluma yön verdiklerini neşretmişlerdir. Batının ekonomi dünyasını kendi hegemonyasına almak için ‘global ve küreselleşme’ gibi kavramları nasıl kullandıklarını izah etmiş ve hatta Newyork ve Londra bulunan üniversitelerde eğitim veren bazı araştırmacıların hazırladıkları tezleri bu eserde neşrederek, kültürel savaşı ayan beyan ortaya çıkarmışlardır.

Müslüman toplumların yaşadığı sıkıntıların hemen hemen hepsinde, kavramların gerçek anlamlarının dışında kullanıldığı ve ithal kavramların kendi kavramlarımızı gölgede bıraktığı mefkûresi hâkimdir.

Bir yandan Kendi kavramlarımızdan uzaklaştırırken, diğer yandan yeni kavramlara yer açarak, İslâm’ın orijinal muhteviyatından Müslüman toplumu uzaklaştırmışlardır. Bir parça mukaddesatçılık, muhafazakârlık, mukadderatçılık, mezhepçilik ve hatta seküler aklın parçacıklarından olan ulusalcılık ve milliyetçiliği ekleyerek ‘karmaşık bir din’ ile bizi baş başa bırakmışlardır. ‘Kur’an’ın gerçek ruhuna erişmek’ için tüm bu fazlalıklardan kurtulmamız gerekmektedir.

Herkes filin bir uzvunu tutmuş fili tarif etmeye çalışıyor adeta. Her şeyden önce geri çekilerek veya yüksek bir yere çıkarak filin bütününü görmek gerekiyor. Dini özünden koparmalarının amacı dinin yapısında çelişkiler meydana getirmektir. Bunu yaparken deizm veya ateizm fikirlerine kapı araladıklarını fark dahi edemezsiniz. Bugün gençliğin pençesinde can çekiştiği deizm düşüncesinin temelini, dine sonradan ekledikleri paradokslarla başardılar. Türkiye’de deist veya ateist oranının Yüzde on seviyelerine çıkması ciddiye alınması gereken bir orandır. KONDA Araştırma Grubu, Türkiye'de inançsızlık yükselişte açıklamasını yapmıştı hatırlarsanız. Mamafih bu hususta fikri mülahazalara, münazaralara ve mütalaalara ivedi ihtiyaç vardır.

Deizm ilk olarak 17. yüzyılda İngiltere’de ortaya çıkmış bir kavramdır. Deizm din, peygamber veya vahiy aracı olmaksızın bireyin akıl ve gözlem yoluyla Tanrı'ya olan inancını esas alan bir felsefi görüştür. David Hume’un şüpheci görüşlerinden hayli etkilenen Kant, Tanrı’nın varlığının teorik akılla ispatlanamayacağını savunurken deizmin temellerini sarsmıştır.

Deizm ve İslâm arasından bir ilişki yoktur. İslâm inancı deistlerin ileri sürdüğü düşünceleri kökünden reddeder. Nitekim İslâm, bir olan Allah’a (c.c.) onun peygamberlerine, kitaplarına, meleklerine, ahirete, hayır ve şerrin ondan geldiğine inanma esası üzerine kuruludur. Ancak deizm inancı bir olan Allah’a (c.c.) inanma dışındaki tüm inanç esaslarını reddeder. Bu bakımdan mutlak manada deizm inancını benimseyen bir kişinin, İslâm inancı üzere olması mümkün değildir.

Bir süre önce açılan ve kıvamına gelmeden son bulan İslamcılık tartışmalarını kavram kargaşası dairesinde okuyoruz. Bu kavramın birilerinin ekmeğine yağ sürmek için gündem yapıldığı anlaşılmaktadır. Gayeleri Müslümanları İslamcılık kavramıyla, İslam’ı dert edinenlerden koparmaktır.

İslamcılık kavramının özü, İslamlaşmadır, İslâm’ı dert edinmektir; emri bil maruf, nehyi anil münker sorumluluğu taşımaktır. Sömürgeci hegemonya şarkiyatçılarının isteklerinin aksine, İslâmcılık kavramıyla Müslüman halkı, İslâmî mücadele veren kesimden koparmamalı ve hatta tüm Müslüman halkı içine alan gerçek anlamıyla hak ettiği konuma oturtmalıdır.

İthal, içi boşaltılmış, algıda farklılık yaratmak için önümüze serpiştirilen envaî kavramın müzakere edilmeye ihtiyacı vardır. Güçlü kalemlerin bu meseleleri işlemeleri elzem olmuştur.

Nihilist düşünce hiççiliği öngörür. Önce gençlerimizi gelecek korkusu, ekonomik buhran, işsizlik, yaşı geldiği halde evlenememe ve bilumum kaygılarla açığa alıyorlar sonra asıl planlarını devreye sokuyorlar. Hedefleri gençliğimizi İslam’dan tamamen kopmuş bir nesle gark etmektir.

Oryantalistlerin ekmeğine yağ süren her kim olursa olsun, velev ki iktidar partisinin içine kümelenmiş menfaatperest münafıklar olsun veya bürokrasiye sızmış maskeli haydutlar olsun, bunların emperyalistlerle aynı dairede olduklarını ikrar ediyoruz.

Ben kimseyi deist yapmadım, sadece rüşvet aldım. Benim bu konuda dâhiliyem olmadı sadece adam kayırdım. Benim tek günahım makamımda müsrif olmaktı, deizm ile ne alakam var. Ben sadece para karşılığı işe eleman aldım. Ben akrabama yardımcı oldum bu da ibadet değil mi? Gibi saçma sapan hiçbir yalanın arkasına sığınmaya hakkı olmayacak hesap gününde zalimlerin.

Oryantalistlerin arzu ettiği ortamı hazırlayan direkt veya endirekt her kim varsa, Anadolu’nun asırlardır kimliğini koruduğu neslini kimliksizleştiren, deist olmalarına göz yuman ve göz göre göre gençlerimizi ateş çemberine atan bencil, kibirli, riyakâr, ikiyüzlü ve doymak bilmeyen ne kadar sümsük varsa Allah’a hesabını elbet vereceklerdir.    

Mücadelenin başlangıç noktası, zihni bulanıklığa sebebiyet veren objelerin önce tespiti ve teşhisi sonra tedviniyle tertemiz zihniyetlere sahip bireylerle geleceğe yürümek olmalıdır.

Deizm veya gençliğimizin içine atılan tüm yabancı doktrinler fark etmiyor, ecdadımızın kimliğinden bizi uzaklaştırmak ve batının bolluk içinde yaşamaya devam etmesi maksadıyla yüzyıllık uykudan uyanmamız için yapılan faaliyetlerdir. Biz özümüze döndükçe, iç dinamiklerimiz harekete geçecek bununla beraber açığa çıkan pozitif enerjiyle gelecek nesillere güzel bir hayat sunacağız. Güzel yarınlar, güzel insanların emeğiyle var olacaktır. Ümit varız. El-hak; Allah sabredenlerle beraberdir.



Bu yazı 3751 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI