Bugun...


Tarık Ziya Gücüm

facebook-paylas
Statik gelecek karşısında durağan yapı ve değerler.
Tarih: 05-04-2021 00:02:00 Güncelleme: 05-04-2021 00:02:00


Günümüz itibarıyla Dünyamız önemli bir dönüm noktasına gelmiş durumda. Küresel dengeler, uluslararası ilişkiler, haklar, Bilim, teknoloji, özgürlükler, adalet, eşitlik, enerji, ticaret, çevre, tarım, insanlığın geleceği gibi insanlığı ilgilendiren tüm hususlarda dünyadaki mevcut yapılanmanın ciddi sorunları var.

Yeni dengeler, yeni siyaset biçimleri, yeni değerler, yeniden yapılanma arayışları söz konusu.

Dünyanın yeniden şekillenmeye başladığı bir zaman diliminde ülkemiz açısından da çok önemli değişim ve karar süreçleriyle yüz yüzeyiz.

Vizyonumuzu da bu perspektiften yeniden belirlemek durumundayız. Bu durum doğal olarak güçlü ve zayıf yönlerimizin, sorunlarımızın ve mevcut gerçekliklerimizin yeniden değerlendirilerek stratejik planlama yapılmasını gerekli kılmaktadır.

Eğitim, Demokrasi, hak, eşitlik, özgürlük, adalet gibi herkesin ve her kesimin kabullenebileceği değerler, devletin bütün kurumlarıyla birlikte ve eğitimin evrensel talepleri doğrultusunda yeni bir yapısal bakış açısına kavuşturulmalıdır.

Millet adına yürütülecek ve milletin sesi olacak bir yaklaşımla demokrasi ve hukuk ekseninde olduğu gibi Eğitimde de bir yeniden yapılanma süreci yaşamamız gerekiyor.

Vizyon sahibi bir ülke olabilmemiz yolunda atanmışların liyakat, mizan ve vicdan sahibi olmaları gelişmişliğin olmazsa olmazlarımızdandır.

Soyut olan, Ancak doğru bir eğitim süreci ile somutlaşabilen Liyakat, mizan ve vicdan, hayati fonksiyonları tıkanmış bir toplumu diriltebilir.

Tarih boyunca bütün eğitim sistemleri Siyasal, Toplumsal ve Ekonomik değişme ve gelişmelerden etkilenmiştir. Devletin etki alanı genişledikçe eğitilmiş bireylere olan gereksinimde artmış, bunun sonucunda bu hizmetleri gerçekleştirecek bireyleri yetiştiren eğitim sistemleri, Toplumların geleceğini güvence altına almak amacıyla, o toplumun Kültürel,  politik, ekonomik vb. özelliklerini benimsemiş ve uygulayabilen yeni kuşakların yetiştirilmesinde önemli işlevler görmüştür.

İnsanlık tarihindeki her gelişme ve ilerleme bir birikimin sonucudur, tersi de aynı şekilde; Bir anda gerçekleştiği kabul edilen her olay yine belirli bir zihinsel, duygusal ve eğitimsel gelişmişlik düzeyi gerektirmektedir. Asımın neslini ve Ömerleri beklerken toplumda beklentilerin çok uzağında örnekler ile karşı karşıya kalınmasını lokal bir vakıa olarak algılamayız.

İslam filozofu Farabi; eğitimin amacı mutluluğu bulmak ve bireyi topluma yararlı hale getirmektir derken Öğretim ve eğitim kavramlarını ayrıştırmış, Öğretim kuramsal erdemler oluşturmak, eğitim ise ahlaki erdemleri  ve iş sanatlarını var etme yöntemidir diyerek kurumsal  ve yapısal bir sistemi işaret etmiştir.

Bilginin durağan olmayan hızlı, statik ve sürekli gelişmişliği karşısında siyaset, değerler, yapı ve kurumsal sürekliliğin durağan oluşu artık eğitimin evrensel ve toplumsal taleplerini karşılayamamaktadır.

Türkiye artık kendisini kuşatan, dayatılan lokal kuşatılmışlıkları aşarak realiteleri zorlamak, yeni stratejiler geliştirerek hem bölgesel hem de tüm dünyada önemli adımlar atmak sürecine girmiştir.

Bu durum doğal olarak güçlü ve zayıf yönlerimizi, sorunlarımızı ve imkânlarımızı yeniden değerlendirerek stratejik planlama yapmamızı gerekli kılmaktadır.

Bir sıçrama noktasının eşiğinde durduğumuzu ve bu süreçte atılacak doğru adımların Türkiye’yi taşıyacağı ufukları mutlaka hesaba katmalıyız.

Hiçbir değer yargısına inanmayan, yaşadığı an ve zaman itibariyle geçerli akçe olan, moda sanal bir görüntü ile her türlü ışıltılı hayatı, gayrimeşruluğu; Takiyye, aldatma, yalan ve maske ile kapatmaya çalışan deist bir gençlik ile karşılaşıyorsak eğer, Eğitim anlayışımız ve uygulamalarımızdaki dönüşümü, geçmişi ve bugünü,  aradaki değişimi ve farklılıkları iyi analiz etmeli, tüm gerçekliği ile masaya yatırmalıyız.

Geçmişte eğitim sadece yaşama hazırlık süreci olarak görülürken bugün eğitimin yaşamın bir parçası ve yaşamla iç içe olduğu gerçeği ortaya çıkmıştır.

Geleceğimiz adına; Teknoloji, demokrasi, hukuk alanında olduğu gibi Eğitimde de ahlak eksenli bir yeniden yapılanma süreci yaşamamız gerekiyor.

Vesselam.



Bu yazı 4985 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI