Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
Hoşgörü ve Aile Üzerine Notlar
Tarih: 17-11-2022 00:03:00 Güncelleme: 17-11-2022 00:03:00


Hoşgörü

İslam’ın Müslümanların birbirlerine karşı hoşgörüyle yaklaşmaları, tahammül etmeleri ve cömertlikte bulunmalarını emrettiğini, Müslümanların Hazreti Ömer döneminde farklı inanç ve kültürlere sahip insanlarla bir arada ve barış içinde yaşadıklarını. Bu insanlarla aynı ortamları paylaşmalarına rağmen kendi mabetleri, kendi hukukları olmuştur ve bunlar için İslam’da “Zımmi” diye bir hukuk geliştirilmiştir.

Bu insanlar, İslam toplumunun içinde kendi inançlarını, geleneklerini yaşamışlardır. Müslümanlar da kendi inançlarını yaşamıştır. Ama aynı zamanda İslam’ın haram kıldığı kötü olarak nitelediği hususlar da vardır. Kötü ve iyi vardır, adalet ve zulüm vardır. Hak-batıl vardır.

Elbette doğruya doğru yanlışa da yanlış, hakka hak, batıla batıl demek bir sorumluluktur. Yanlışa iyi vasfını giydirdiğiniz zaman zulüm işlemiş olursunuz. İslam’ın helal kıldığı her şeye iyi diyoruz. Haram dediklerinin hepsine kötü diyoruz. İyiliklerin teşvik edilmesi, kötülüklerden kaçınılması, yasaklanması ve onlardan kaçınılması için bir ilke konulmuştur

 İslam toplumunda farklı dinlerden farklı kültürden insanlar elbette yaşamıştır ama hiçbir şekilde bu yanlışların, haramların helal kılınması, görmezlikten gelinmesi, içselleştirilmesi anlamına gelmemektedir. Bilakis onlara karşı bir Müslüman olarak Allah’a ve resulüne, ahirete iman etmiş bireyler olarak haramların karşısında olmamız, helalden yana tavrımızın olması ve bunu için de bir mücadele göstermemiz gerekiyor. Bugün dile getirilen bazı hayat tarzları adeta bir dayatmaya dönüştürülmüş durumdadır. Bunlara karşı bizim toplumsal bir birliktelik oluşturmamız gerekiyor.

AİLE

Ailenin insan için huzur bulacağı sığınak, neslini sürdüreceği meşru bir daire ve kişiyi haramdan, tehlikelerden koruyacak bir kalkan olduğunu. Ailenin tarihi insanın tarihidir. Ailenin varlığı da insanlığın varlığıdır. Ailesi olmayan bir tolumun varlığını sürdürmesi söz konusu değildir. Ailesi yozlaşmış, imha edilmiş bir toplum geleceğe emniyet içerinde bakamaz, yürüyemez.

bugün İslam coğrafyasını kan gölüne çeviren emperyalist, onlara karşı direnecek gücün aile üzerine bina edilmiş bir İslami toplumun olduğunu bildiği için ilerde bunu bir fiil işgal ettiğinde böyle bir direnişle karşılaşmamak için kendi şeytani planlarını uygulamaya çalışmaktadır. Bu coğrafyada yaşayan ve şerefli bir hayatı yaşamak isteyen, varlığını sürdürmek isteyen her insanın, her grubun, her ailenin, her kuruluşun ve her kurumun mutlaka toplumumuzun temel taşı olan aileyi koruması gerekmektedir.

Toplumsal cinsiyet eşitliği sloganıyla cinsiyetsiz bir toplum kurmaya çalışıldığına.

Küresel şer güçleri, bugün de toplumsal fırsat eşitliği gibi kulağa hoş gelen söylemlerle sapkın düşünce ve emellerini kamufle etmeye çalışmakta, ailemizi ve çocuklarımızı hedef almaktadırlar. İstanbul Sözleşmesinin iptal edilmesi bu bağlamda önemli bir adım olmakla beraber sözleşmenin gereği olarak çıkarılmış olan ve adeta aileyi yıkmayı hedefleyen 6284 sayılı yasa ve benzeri düzenlemeler halen yürürlüktedir. Bu münasebetle aile ve nesil emniyetini sağlayacak yasal ve anayasal düzenlemeler bir an önce yapılmalıdır. Çünkü devletin asli görevlerinden biri de nesli korumaktır.

 



Bu yazı 1765 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI