finans haberleri
Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
DİYARBAKIR'A YAKIŞMAYAN GÖRÜNTÜLER ve AYKIRI NOTLAR
Tarih: 11-08-2022 00:03:00 Güncelleme: 11-08-2022 00:03:00


Sürekli yazıyoruz da ya yazılar etkili değil ya belirttiğimiz doğrular umursanmıyor.

Gazeteci kimliğimizle şehrin nabzını tutmaya gayret gösteriyoruz, çabamızla.

Önceleri bir yazı ya da haber çıkınca etkisi oranında dönüş yapılırdı, tekzipler havada uçuşurdu.

Şimdilerde tık yok, anlayacağınız.

Neden ve niçin?

Bilmiyoruz, doğrusu.

Bir araç, daima arıza veriyor ve sürekli parça değişimi, masrafıyla fiyatını katlıyorsa parça değişimine son vermeli, ekonomiden ve tasarruftan anlayan.

Bizde bu anlayış ve idrak, söz konusu değil, doğrusu.

Mevsim sıcakları gündüz 50 dereceyi aşmasına rağmen, şehrin görünümü için her biri özenle yetiştirilmiş çiçekleri, iki günde solup kuruması için güneşin yakıcı ve kavurucu sıcağına teslim eder, adeta yumurtayı pişirecek derecede kaynayan asfaltla çevrelenmiş kavşaklara  dikeriz.

Bu nasıl bir anlayıştır?

Ne akıl ne sır erdirilir...

Hayvan pazarı haline gelen Yeniköy Mezarlığı görüntüleri değişmedi.

Gaziler Çeşme Durağı ile son bulan Pazartesi Pazarı'nda üç şeritli ana caddenin iki şeridi, her pazartesi işgal altında.

Şehrin en büyük AVM'sine giden caddede şehir içi ulaşımı sağlayan araçlar, tek şerit üzeri giderken olabilecek kazaların sorumlusu, alt kademe belediye midir?

Akşam sonrası sakin sakin evde ya da sıcaktan bunalıp balkona taşınırken atılan havaî fişekler, davul- zurna sesleri, gürültü ve curcunayı kim önleyebilir?

Bu düğünler, salonlarda yapılıyorsa, anlaşma metninde buna dair bir satır ilave yer alamaz mı?

Salon sahiplerinin yaptığı sözleşmeler kontrol edilse, bu madde yoksa gereken işlem çok mu zor?

Pazarlarda yaz sıcakları haddini buldu. Her yerde tavuk ve balık satışı var. Kelle ve paça, işkembe ve mumbar dahil.

Bu tezgâhlarda her taraf kırpıntı ile dolu.

Pazar bitiminde adeta bir meydan savaşı.

Her yer saatlerce toplanıyor, çöplerden temizleniyor. Cadde ve sokaklar, kimyasallarla yıkanıyor.

İyi ve doğru ve de güzel de bu sakatad ve et ürünleri, gün boyu şoklu vaziyette çözülmüyor mu?

Buzdolaplarında, soğutucu vitrinlerde olması gereken, çabuk bozulan, insanı zehirleyebilen balık ve tavuk, nasıl satışa sunuluyor?

Ne eldiven var, ucuzundan ne önlük!..

Peynir bile elle poşete bırakılıyor, anlayamadık.

Be Sevgili Kardeşim, hiç mi bir tutacak yok?

On TL'ye alacağın tutacak, maşa çok mu pahalı?

Bunun bir izah şekli var mıdır?

Sabahtan akşama tezgahta kalan bu ürünlerden satılmayanlar, ertesi gün başka pazarlara yolcu değil mi?

Bunu birileri açıklamalı, lütfen!..

Birer çöplüğe dönüşen, hastalık yayan, yaymaya elverişli ortamda sağlık ile ilgili tedbirleri kim ya da kimler alır?

Bilmek, vatandaş olarak hakkımızdır.

Biz, pazarların kapatılmasını istemeyiz.

Bunu iddia etmekten uzağız.

Her türlü et kırpıntısı, 50 dereceyi yer yer geçen sıcakta bozulmaz mı çürümez mi?

Kirli ortamda, hijyenden uzak tezgâhta doğranan et ürünlerinde bakteriler, pişirildiğinde yok olur mu?

Cevrede böceklerin ve uçan haşeratın  beslenmesi için mi, tüm çabalar?

Özel otobüslerde indirimli kartlar, belediye kartları geçersiz.

Belediyenin bu konuda aldığı tedbirler nedir?

Minibüsler de yaz sıcağında 11.00-16.00 arası neden klima çalıştırmaz?

Her güzergâhın araca biniş ve iniş noktası varken, koskoca otobüs, bir- iki yolcu için durak dışında durabilir mi, kooperatif başkanları, BB UKOME ve Trafik Yetkilileri?

Bu şehrin umudunu ekmek arası kuzu ciğerinde bulan iş adamlarımız, ne dersiniz?

Bizim dediğimizde yanlışlık var mı?

İşini doğru ve düzgün yapana, yapanlara sözümüz olmaz, hiç bir zaman.

Istihdam sağlayan iş yerlerini biliyoruz.

Her şey güzel de biz, bu eksiklikleri ve yanlışlıkları neden anlatıyoruz, yazıyoruz?

Her gün bu aksaklıkları yazmaktan bıkıp usandık, gibi.

DBB Daire Başkanları edindiğimiz duyumlara göre değişiyor, kısmen.

Bu değişiklikler, ne gibi yenilikler getirdi?

Diyarbakır konulu birçok haber yapar, dururuz.

Siyasîler, bu olumsuzluklara ne der?

Sevgili Şehrin sevdalısı milletvekilleri neredesiniz?

Sevgili Şehrin gözbebeği STKlar,  bu belirttiğimiz hususlar, size uymaz mı?

  Şehrin tarihi, kültürü ve sanatı denildiğinde mangaldaki sönmüş odunu kıpkırmızı kora dönüştürenler, ne yaptınız kurduğunuz dernekler vasıtasıyla?

Sahi pazar demiştik, yazının ana konusu olarak.

Pazarlarda etiket yok, % 90.

Bir gürültü senfonisi.

Vatandaş, aldığı ürünü tartacak pazar girişinde ve çıkışında tartacak terazi görmüyor.

Belediye Zabıtaları,  üc kişinin bir arada yürüyemediği pazarda vatandaşın hangi derdine derman oluyor?

Merak ediyoruz, doğrusu.

Pazarlarda bu dengeyi kuramayanlar, pazar esnafının protesto etmesinden ve tezgahı kapatmasından mı çekinir?

En azından birer iş önlüğü giymiş, etrafını kirletmeyen, beyaz poşet kullanan, terazisi hilesiz, ürünleri etiketli, bağırmayan ve çığırmayan, güler yüzlü pazar esnafı vücuda getirmek çok mu zor?

Diyarbakır, bu görüntüler sana yakışmıyor, sana bunu yakıştıranları senden saymıyoruz...

Bu gün yayınlanan yazıdan sonra pazarlarda değişim olacak mı?

Ulaşımda kolaylıklar gerçekleşecek mi?

Takipçisi olacağız da hatırlatma babından.

Ve's-selam!...



Bu yazı 3920 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI