Bugun...



AHİRETE İMANIN HAYATIMIZA ETKİSİ

Bu hafta Cuma sohbetimizin konuğu Diyarbakır il müftü yardımcısı Mahsum Hamzaoğlu ile Ahirete iman konusu üzerinde söyleşimizi gerçekleştik.

facebook-paylas
Tarih: 16-02-2024 00:05

AHİRETE İMANIN HAYATIMIZA ETKİSİ

İnsan, tarih boyunca bir şeylere inanarak yaşamış ve inandığı şey uğruna birçok bedel ödeyerek hayatını sürdürmüştür. İnsan hayatında önemli bir yer tutan bu inanış bazen hak olduğu gibi bazen batıl da olmuştur.

Tarihte inançsız bir topluluğa rastlanmamış, rastlanmadığı gibi de bu inanışların kahir ekseriyeti tevhit inancı olmuştur. Arkeolojik kazılar da bunu kanıtlamaktadır. Nitekim yapılan kazılarda yerleşim yerlerinin mabet merkezli olduğu, yani bir mabet etrafında insanların yaşamını sürdürdüğü görülmektedir. Bu da insan hayatında inancın çok önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir.

Yeryüzünde tevhidin yerleşmesi için Allah tarafından gönderilen bütün peygamberlerin mücadelesinde tevhit inancı, tevhit inancında da ahirete iman hep olmuştur. Başka bir ifadeyle tevhit inancında imanın temel taşlarından biri ahiret inancıdır. Hz. Peygamber (s.a.v.) de on üç yıllık Mekke döneminde ahiret inancı olmayan bir toplulukla yaptığı mücadelesinde ahirete imanın çok önemli bir yeri vardır. Nitekim Mekke’de inen ayetlerin özelliklerinde Allah’a, Meleklerine, Kitaplarına, Peygamberlerine ve Kadere imanın yanında Ahirete iman da vardır.  

Neredeyse bütün dinlerde bir ahiret inancı var olmuş, insanlık tarihi boyunca da bu inanç karşılaşılan en köklü inanç olmuştur. Bu inancın temel amacı insanın dünyadaki hayatına anlam kazandırmak ve iyi bir hayat yaşamasını sağlamaktır. İnanç, insanı harekete geçiren bir iç dinamik olup, bu anlayışı Kuran birçok ayetle de desteklemektedir. Kuranda dünya ve ahiret dengesi ısrarla vurgulanmaktadır. Çünkü mutlu bir ahiret hayatı faydalı bir dünya hayatı ile ancak mümkün olacaktır. İnsanlar dünyada yaptıkları fiillerin karşılığını mutlaka alacaklardır. Bu nedenle insanlar dünya hayatını iyi bir şekilde değerlendirmek zorundadırlar.

Ahirete iman sayesinde insanda vicdan, tövbe, takva, sabır ve umut gibi yetiler ve davranışlar oluşmaktadır. Bu davranışlar insana hayatın zorluklarına karşı direnme gücü vermektedir. Aynı zamanda bu yetiler insana Allah ile daha sağlıklı bir iletişim kurmasını sağlar. Bu durumda insan çok daha faydalı bir birey haline gelip müspet bir hayat yaşar. Böylece dünya çok daha güzel ve çok daha yaşanılır bir hale gelir.

Ahirete inanmak insan hayatına anlam katan ve onu temelden şekillendiren bir unsurdur. Ahirete inanmanın, günlük hayatta ile fert ve toplum açısından büyük bir önemi ve pek çok faydaları vardır. Bunlardan bir kaçını zikredecek olursak;

                Toplumsal düzeni sağlayan ve toplumlar arasındaki bağların ve ilişkilerin sağlam bir hale gelmesini kolaylaştıracak olan en büyük araç ahirete imandır. Zira ahirete iman, fertlerin kalbinde ne kadar kuvvetli olursa toplumlar arası ilişkiler o derece sağlıklı olur.

                Ahirete iman, insan hayatına bir hedef ve yön verir. Yaratılıştaki gaye ve amacı öğretir. Kıyâme Suresinin 36. Ayetinde geçtiği gibi kişiye insanın boş yere yaratılmadığını ve başıboş da bırakılmadığını öğretir.

                Ahirete inanan bir kişi dinî ve dünyevî görevlerini eksiksiz yerine getirir. Çünkü bir mükâfat ve ceza gününün varlığına inanan kişi bu dünyada işlediklerinden dolayı Allah’ın huzurunda sorguya çekileceğini bilir. Bu sebeple ahiret inancı, insanlar için hem hukuki hem ahlaki, hem de vicdani bir denetim sağlar.

                İnsanları ölüm korkusundan kurtaracak ve insanın hayatına anlam katacak olan şey samimi bir ahiret inancıdır. Ahirete iman, insanların ümitlerini taze tutar, acılarını hafifletir, zor durumlara katlanmasını sağlar.

                Ahiret inancı, insanların kalbine barış ve adalet duyguları kazandırır. Adaletle hareket eden kişi, ilahi adaletin eninde sonunda gerçekleşeceğinin bilincindedir.

                Ahirete iman, insanların dünya nimetlerine karşı aşırı bağlılığı önler. Dünyayı ahiretin tarlası olarak görmeyi dolayısıyla dünyanın çekiciliğine ve aldatıcılığına kanmadan dünya hayatı ile ahiret yurdu arasında denge kurabilmeyi sağlar.

                Ahiret inancı, kişiyi ümitsizlik gibi olumsuz davranışlardan kurtarıp intihar gibi olumsuz davranışlardan uzak tutarak kişiye hayat ve yaşam kazandırır. Nitekim günümüz dünyasında bu gibi vakaların büyük bir kısmı, kişinin sağlam bir ahiret inancından yoksun olmasından kaynaklanmaktadır.

                Ahirete iman, öteki âlemde Yüce Yaratana hesap vereceğine inandığı için kişiyi başkalarının hak ve hukukuna riayet etmesini sağlar. Bu da toplumsal düzen için son derece önemli bir husustur.

                Ahirete iman, musibet ve balalara karşı insana sabır ve direnç verir. Çünkü ahirete inanan kimse hayatın sadece bu dünyadan ibaret olmadığına, bu dünyanın imtihan dünyası olduğuna inanır ve dünyada çektiği sıkıntıların mükâfatının karşılığını Allahtan alacağını bilir. Bu durum ise insanı daha dirençli bir hale getirmesini sağlar. 

                İşte bu ve benzeri sebeplerden ötürü iman sahibinin, özellikle ahirete inanan bir kimsenin imandan yoksun kişilerden daha güçlü, daha mutlu ve daha sağlıklı bir yaşam sürdürmektedir. Eşref-i Mahlûkât olan insan, imandan yoksun olduğu zaman diğer canlılardan pek farkı olmadığı gibi Esfel-i Sâfiline giden bir yola da müstahak olur. Zira kişi inancıyla değer kazanır, inancıyla hayatına anlam kazandırır ve imanıyla Eşref-i Mahlûkât derecesine yükselir.




Bu haber 2267 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Manşetler Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI