Bugun...



CELÂLETTİN HARZEMŞAH ve SILVAN

Bazı değerler vardır, göz ardı edilen. Tarihte kalmış, nisyana terk edilmiş şehirlerin değerlerine biri el atmadıkça, dünle bu günün bağlantısını kurmadıkça yok bilinir.

facebook-paylas
Tarih: 07-08-2023 00:15

CELÂLETTİN HARZEMŞAH ve SILVAN

Mehmet Zeki Özer özel

Dicle Üniversitesi'nden Prof. Dr. Sayın Oktay Bozan ile görüştük.

Samimî ve sıcak ortamda, lafı eğmeden ve bükmeden Celaleddin Harzemşah- Hazro-Silvan İlişkisi, Diyarbakır ve Ermenî Hususu, Son Seçimlerin Analizi görüşmemizin satır başları.

Görüşmemize değerli fikirleriyle anlam katan, mana kazandıran Sayın Bozan'a teşekkür ediyor, sorularla cevaplarla okurlarımıza sunuyoruz.

Dicle Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Oktay Bozan ile Gündemi Konuştuk: 1. Kılıçaslan ve Celaleddin Harzemşah Mezarı, Ermenilerin Diyarbakır'a İzdüşümü ve Son Seçimler üzerine konuştuk.  Güneydoğu güncel genel yayın yönetmeni Mehmet Z eki Özer’in Prof. Dr. Oktay Bozan ile tarihe damağa vuracak röportajın ve soruların cevabı bölümler halinde sizlere aktaracağız işte ilk bölümü  ...

Mehmet Zeki Özer: Şimdi Celalettin Harzemşah Meselesi nasıl başladı?

Prof. Dr. Oktay Bozan: Öncelikle şunu söyleyeyim;  Diyarbakır Tarihi’ni, Diyarbakır ve çevresini ilgilendiren bir meseleden dolayı Diyarbakır’da çıkan bir gazetenin yazanı- çizeni olarak, bu meseleye gösterdiğiniz hassasiyetten dolayı sizi ve yayın kurulunuzu tebrik ederim.

Siz,  şu anda bir tarih yazan, bir tarihi gelişmeye tanık olan kişilersiniz. Bu çok önemlidir. Zira bu mesele dâhil, bundan yüzyıl, iki yüzyıl önceki bir tarihi olayı incelediğimizde veya yazdığımızda dönemin gazetelerine ve yerel kaynaklarına bakarız. Dönemin gazetelerinde konu ile alakalı haber veya bilgi var mı yok mu?  Bu, bizim için çok kıymetlidir.  Dolayısıyla Celaleddin Harzemşah ya da başka bir isimle alakalı ulusal basında yer alan bir haber önemli olmakla birlikte daha önemli olanı, konu Diyarbakır ile ilgili olduğundan buranın yerel basının vereceği bilgi ve meseleye yaklaşımı önem arz etmektedir.

 Mehmet Zeki Özer: İkinci olarak Celaleddin Harzemşah ile ilgili çalışmalar ve hikâye nasıl başladı?

 Prof. Dr. Oktay Bozan: Ben 2012 yılında ilahiyat Fakültesi’nde İslâm Tarihi Bölümü’nde Öğretim Üyesiydim.  O dönemde “Celaleddin Harzemşah’ın Ahlat’ı İşgali  ve Yankıları” başlıklı bir makale yazdım.  Bu benim akademik alandaki ilk makalemdi.  Bunu makale olarak yazdım ve makale kabul edildi. O tarihte yazdığım bir makalenin bugün beni buraya çekeceğini bilemezdim, hiç  de aklımdan bile geçmemişti.

Celaleddin Harzemşah, 1227 yılında Ahlat’ı kuşatıyor.  O dönem Ahlat Eyyubilerin elinde. Bu arada Ahlat’a problemler yaşandı, bu nedenle Celaleddin Harzemşah’a yönelik eleştiriler yapıldı.

Mehmet Zeki Özer: Sultan I. Kılıçarslan’ın mezar yeri ile ilgili çalışmalar nasıl başladı?

Prof. Dr. Oktay Bozan: 2020 yılında Yeniçağ Gazetesi’nden Efendi Barutçu adlı bir gazeteci,  CİMER’e bir mektup göndermiş. Mektubunda, ‘”Ben Silvan’a gittim. Tarihi kaynaklar Sultan I. Kılıçaslan’ın mezarının Silvan’da olduğunu gösteriyor. Ben gittim, bulamadım. Keşke yetkiler, bu konuda hassasiyet gösterse, mezarı ilgili bir çalışma yapsaydı .” şeklinde yazmış, Efendi Barutçu, böyle bir temenniyi dile getiriyor. Bu temenni üzerine CİMER,  Diyarbakır Valiliği’ne konuyu aktarıyor. Dönemin Valisi, bu mektubu Dicle Üniversitesi Rektörlüğe gönderince bu konuda komisyon kuruldu. Bu dönemde ben de Rektör Danışmanı olarak görev yapıyordum. 

Sultan I. Kılıçaslan ilgili o süreç devam ederken, İslam tarihi kaynaklarında belirtildiği için mezarının Silvan’da olduğunu düşündüğüm Celaleddin Harzemşah ile alakalı birkaç çalışma yaptım.  Bu çalışama basına yansıdı.

Hem Anadolu Selçuklu hükümdarı Sultan I. Kılıçarslan’ın hem de Celaleddin Harzemşah’ın mezarının olduğu Silvan önemli bir yerdir. Şu an Diyarbakır’ın bir ilçesi olan Silvan medeniyet tarihimizde çok etkin bir yere sahiptir. Örneğin 11. ve 12. yüzyılında Diyarbakır’ı gölgede bırakacak derecede siyasi, askeri ve idari bir potansiyele sahiptir. Mervanilerin başkenti ve bölge siyasetinin şekillendiği bir yer. O tarihte Diyarbakır, Silvan’a bağlı. Dolasıyla bizim bölgemizin medeniyet ve kültürel tarihinde, idarî tarihinde, Silvan önemli bir konumdadır. İran ve Kafkaslar’dan Anadolu’ya geçen güzergâhın tam ortasında. Su kaynaklarının ve verimli toprakların bulunduğu verimli olan bir yer. Önemli ticaret yolları, önemli kervan yolları, askeri konvoyların sevk edildiği güzergâhta yer almaktadır. Bu nedenle ilk çağlardan itibaren yerleşim merkezi olan bir yer.

Dicle Üniversitesi’nde kurulan Sultan I. Kılıçarslan Komisyonu, titiz bir çalışma neticesinde I. Kılıçarslan’ın mezarının Silvan’ın kuzeyinde Ortaçeşme denilen yerde olduğu orta koydu. Tarihi kayıtlar ve bu kayıtları destekleyen diğer veriler üzerine bu konu kamuoyu ile paylaşıldı. Anadolu Selçuklu Devleti’nin ikinci kurucusu olarak kabul edilen ve Anadolu’yu Haçlılara karşı müdafaa eden bir şahsiyetin mezar yerinin tespiti kamuoyunda büyük bir heyecan oluşturdu. Bu konudaki çalışmaları derinleştirmek ve bölge tarihini açığa çıkarmak amacıyla Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet KARAKOÇ’un desteği ile 15 -17 Ekim 2021’de bir bilgi şöleni yaptık. İki gün süren ve 100 üzeri akademisyenin katıldığı sempozyumda hem Sultan I. Kılıçarlan’ın mücadelesi ele alındı hem de geçmişten günümüze Silvan’ın diğer adıyla Meyyafarikin’in tarihteki yeri ortaya konmaya çalışıldı. Sempozyum sonunda iki ciltlik kitap çıktı. Bu kitaplarda Silvan’ın siyasi, idari, edebi, ekonomik durumu, kültürel hayatı, dinî hayatı ve ekolojik durumu gibi konularda makaleler yer almaktadır. Sempozyum kitabın başlığı “Sultanlar Şehri Silvan” adını taşımaktadır. Bu çalışma  Silvan ve çevresi hakkında geçmişten bugüne ilmi ve bütüncül bir bakış açısıyla ortaya konmuştur.  Silvan için önemli başvuru kaynağı olan bu çalışmaya “Sultanlar Şehri” dememiz yukarıda bahsettiğimiz konularla ilişkilidir.

Mehmet Zeki Özer: Peki niye sultanlar şehri Silvan?

Prof. Dr. Oktay Bozan: Bakıyorsunuz Moğollar yeryüzünde ilk defa durduran, Müslümanları Tatarlara karşı adeta koruyucu bir kalkan olan Celaleddin Harzemşah burada vefat etmiş, mezarı burada. Haçlıların Anadolu ve Ortadoğu’yu işgal ettiği, İslam dünyasını adeta bir beka mücadelesi verdiği dönemde destansı bir mücadele veren Sultan I. Kılıçaraslan’ın mezarı Silvan’da. Mervani Devleti’nin en önemli hükümdarlarından birisi olan ve elli yıl gibi uzun bir süre yöneticilik yapan Nasruddevle Ahmed’in mezarı burada. Bunun yanı sıra Bölge tarihi açısından önemli olan Hamdani Emiri Seyfüddevle’nin mezarı burada. Bölgeyi 9 ve 10. yüzyılda Bizans’ın baskılarına karşı Diyarbakır ve Silvan’ı koruyan Seyfüddevle Ali, Araplar açısından önemli bir şahıs. Bu kişi Silvan’ı önemli bir merkez yapmış “Beni Silvan’a defn edin” demiş. Bu kişinin de mezarı Silvan’dadır. Bu sayısı artırmak mümkün. Zira Artuklular ve daha başka devletlerin de önemli bazı şahsiyetlerin Silvan’da defnedildiği anlaşılmaktadır. Dolasıyla Selçuklular, Harzemşahlar, Mervaniler, Hamdaniler, diğer bir ifade ile Türkler, Özbekler, Kürtler ve Araplar açısından değer verilen birçok aktör Silvan’ın bağrında yatmaktadır. Bu tarihi hakikat aslında fırsata çevrilebilir. Atılacak bir takım adımlar sayesinde Silvan’da bir tarih turizmi ve bir inanç turizmi geliştirilebilir. Bu durum beraberinde bölge ekonomisine olumlu anlamda zemin hazırlayacak, aynı zamanda farklı toplumların gelişi- gidişi artacak, katkılar sunulacak, bu yönü ile Silvan ön plana çıkacak. Yaşadığımız bölge sadece tarihi eserleri ve zengin turizm potansiyeli ile kendisini ihya edecek bir donanıma sahiptir.

Celaleddin Harzemşah meselesine dönecek olursak, şunları ifade edebiliriz. Celaleddin Harzemşah ve mezar yeri ile ilgili çalışmalarımızı Özbekistan takip eden bazı kişiler bana mesaj atmıştı. Bu konu ile birlikte çalışalım diye. Bu konuyla ilgili Maneviyat ve Marifet Vakfı Başkanı Begzad Abdirimov adlı kişi ısrarlı bir şekilde bu konunu önemsemekteydi. Bunun üzerine Mervaniler ve Silvan üzerine çalışmaları olan Dr. Arafat Yaz ile birlikte Celaleddin Harzemşah meselesini detaylı bir şekilde ele aldık. Problem şuydu, İslam tarihi kaynaklarının büyük bir kısmında her ne kadar Celaleddin Harzemşah’ın mezarının Silvan’da olduğu belirtilse de bazı modern kaynaklarda farklı bilgiler yer alıyordu. Bu kaynaklar Celaleddin Harzemşah’ın mezarının Elazığ, Palu, Bingöl, Tunceli ve Kars’da olduğunu iddia ediyordu. Özbekistan’daki bazı kişiler de Celaleddin’in mezarının Nevayi eyaletinde olduğuna inanıyordu. Bu durum kafa karışıklığı oluşturuyordu. Bu nedenle Arafat Hocamla konu hakkında bilgi veren tüm kaynakları titiz bir şekilde inceledik. Her ne kadar Harzemşahlar hakkında akademik çalışmalar yapılmışsa da “acaba gözden kaçan bir şey var mı yok mu?” hassas bir okuma yapıldı. Bu süreçte istifade ettiğimiz  bir kaynaktaki bilgi sarih bilgiler veriyordu. Bu eser 13. yüzyılda yaşamış İslam tarihçisi Sıbt  ibnu’l- Cevzi’nin “Mir’atü’z Zaman fi Tarihi’l Ayan” adlı eseri idi. Bölgeyi yakından bilen Sıbt İbnü’l Cevzi’nin 26 ciltlik İslam Tarihi bölge açısından önemli bir kaynak. Daha da önemlisi bölgeyi yakından bilen, gezmiş  aynı zamanda Celaleddin Harzemşah’ın  yaşadığı dönemin çağdaşı birisi. Uzaklardan bir adam değil.  Sıbt  ibnu’l- Cevzi, rivayetle aktarmıyor, bizzat bölgeye ve yaşananlara vakıf birisi. Ancak onun eserindeki bir detay maalesef dokuz asırdır, kimse tarafından ele alınmamış. Bu konula ilgili başka bir kaynağa yansımamış. Oysa bu konuyla ilgili onlarca çalışma var. Celaleddin Harzemşah’la çalışma yapmış olan kişilerin bu bilgiyi fark etmemiş ve ıslamış olması üzücü. Devam edecek




Bu haber 3437 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Diyarbakır Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI