Bugun...



JEOLOJİ MÜHENDİSİ ELİŞ: GÜNEYDOĞUDA ve DIYARBAKIR'DA OBRUK TEHLIKESI KAPIDA!..

Jeoloji Mühendisi Mahmut Eliş ile susuzluk ve obruk tehlikesini gazetemiz okurları icin masaya yatırdık: Diyarbakır'da obruk tehlikesi plânsız yer altı suları tüketimi ile kaçınılmaz!..

facebook-paylas
Güncelleme: 28-11-2023 00:28:05 Tarih: 28-11-2023 00:01

JEOLOJİ MÜHENDİSİ ELİŞ: GÜNEYDOĞUDA ve DIYARBAKIR'DA OBRUK TEHLIKESI KAPIDA!..

Mehmet  Zeki  Özer  Özel

Konya’da görülen ve sayısı oldukça artan obruklar, Diyarbakır'da ve Güneydoğu'da görülebilir mi?

Düzensiz sulamanın toprağa olan zararları, toprağı fazla tuzlulaştırması, erozyon olmak üzere bir çok olumsuz yön, çoğunlukla sondajlarla ve baraj sulamalarıyla girdi, hayatımıza.

Son yıllarda bölgemizde yaşanan kuraklığı su sondajlarının önemini uzman birine sorduk.

Jeoloji Mühendisi Sayın Mahmut Eliş, su sondajları hakkında önemli bilgiler verdi.

Güneydoğu Güncel: Su sondajları nasıl vurulmalı?

Mahmut Eliş : Su sondajları mühendislerin danışmanlığıyla yapılmalı.

- Su sondajları neden önemli?

Mahmut Eliş: Sularımız giderek azalmakta ve su sondajların her geçen gün arttığını görüyoruz, bu arada.

 

Çiftçilerimizin su sondajlarını bilinçli bir şekilde kullanması gerekiyor. Ektiği ürünü için ihtiyacı kadar suyu kullanması şarttır.

-Konya Ovası gibi obruk tehlikesi oluşturur mu, bölgemizdeki sondaj artımı.

Mahmut Eliş: Muhtemelen belirttiklerimize uyulmazsa bu tehlike kapımızda. Çiftçilerimizin duyarlı olması lazım.

Yer altı suyu çekilirken boşluklar, obrukların zemini oluşturur.

- Su bulma için sondajlarda ortalama ne kadar derine inilir?

Mahmut Eliş: Daha önce 200m’lerden aldığımız suyu,  şu anda 500 m’lerden alıyoruz.

Su kaynakları planlama yapılmadığı için ve ilerde olabilecek olumsuzlukların önüne geçilmediği zaman her şey bitmiş olacak.

Su kullanımında acilen tasarrufa geçmemiz lazm.

Ekilen ürünlere suyun etkili olduğu kadar toprağın da uyum sağlaması gerekiyor.

Fazla su vermekle üründen verim alamayız.

Ziraat mühendislerinin danışmanlığında ve çiftçiyi bilinçlendirerek hareket etmemız lazım.

 Fazla suyu harcarak sadece yeraltındaki kaynağımızı tüketiyoruz.

Vahşi sulama ile su kaynakları tükenmekle karşı karşıya.

Harran Ovası ile bir çok yerde toprak, yanlış sulama ve aşırı gübre ile artık verimsiz hale gelmiş durumda.

Ülkemizin en önemli kaynağı tarımdır.

 Tarıma sahip çıkacak olan çiftçilerdir, ilgili odalar, fakülteler ve bakanlıklardır.

 Çiftçilerin en önemli kaynağı yer altı sularıdır.

GAP, yıllar geride kaldı, istendiği gibi tamamlanmadı. Suyun barajları doldurduğu topraklarda susuz tarım söz konusu. Yer altı suları, barajlar varken kullanılmamalı. Kullanılıyorsa ölçüsü, standardı olmalı.

Maalesef bizde bir keşmekeşlik var, bu devam ediyor. Konya'daki obruklardan ders alınmıyor. Bu tehlike bölgemiz için söz konusu.

İstediğimiz kadar toprak sahibi olalım, suyun olmadığı bir yerde toprağın veriminden bahs edilemez.

Dağlar, ovaların  su deposudur. Dağlarda kar yağmadığı zaman kuraklığın belirtisini daha net görmekteyiz.

Son yıllarda küresel ısınmayla kar yağışların azaldığını ve kuraklığın giderek arttığını görüyoruz. Bu da yeraltındaki suların yeterince beslenmediğinin belirtisidir.

Bu senenin ilk kar yağışını Karacadağ'da görmekteyiz.

Kar yağışı yeraltna yavaş yavaş süzüldüğünden dolayı yeraltını daha iyi  beslemektedir.

-Kar Yağışı ve toprak verimi arasindaki ilişkiyi özetlemeniz mümkün mü?

-Kar Yağışın Faydaları'nı maddeleyerek verelim:

1.Kar, toprağı ve bitkileri yalıtıyor.

2.Kar sıcaklık dalgalanmalarına karşı korur

3. Kar nem ve azot sağlar

4.Tohum yayıcıdır.

5.İklim değiikliği düzenleyicisidir.

6.Bitkilerin su ihtiyacını karşılar.

7.Kalsiyum, magnezyum, demir ve azot gibi elementlern çözülmesiyle toğrağın ihtiyacı olan element karşılamış oluyor.

8.Zararlı haşerelerin yeraltındaki galerilerin içine su dolmasıyla yok oluyor.

9.Mikropların ve havanın temizlenmesi için esastır.

Kar yağışı; yeraltına, tarıma, bitkilere, iklime, zararlı haşerelere ve toprağa ne kadar faydalı olduğunu görüyoruz.

Kar yağışı olmadığı zamanlarda  olumsuzlukları çok iyi görmekteyiz.

İstanbul, ülke nüfusunun en az beşte birini kapsar. Barajlarda her yıl su sıkıntısı söz konusu.

İstanbul, Diyarbakır'ın on katı nüfusa sahip. Diyarbakır'da içme suları ilçelerde azalır ya da kurursa ne olur?

Manzarayı siz düşünün.

Eskiden yerleşimler, su kaynağı çevresinde olurdu. Günümüzde bu alt yapı ile iyileştirildi.

Susuzluk baş gösterdiğinde bir çok köy susuz kalacak, kimi ilçelerde göçler başlayabilir.

Belirttiğimiz bir hayal ya da simisulasyon değil, biz bilim-kurgu filmi tasarlamıyoruz.

Tarihte bir çok yerleşim yeri su kaynakları kuruduğu için terk edilmiş, günümüzde yıkıntıları seçilmektedir.

- Yerinde yaptığinız tespitlere bakalım, okurlar için.

 Mahmut Eliş: Yeni yerleşim alanlarına gidiyoruz, çoğunlukla.

Su kaynakları damlama üsuluyle daha verimli.

Gerek seracılıkta gerek bahçe sulamasında bu önemli.

Pamuk ve mısır olmak üzere sebze ve meyve üretiminde halen istenilen düzeyde değiliz.

'Vahşi sulama ' dediğimiz alışılagelmiş sistemsiz sulamada toprağın verimli üst katmanı çoğunlukla yitiriliyor.

Tarıma ve sulama sistemlerimizi bilinçli ,sistemli bir şekilde,  verim yollarını zenginleştirerek,  teknolojik sistemleri kullanarak bu alanda ilerlermeli, dünya standartlarını yakalamalıyız.




Bu haber 1442 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Diyarbakır Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI