Bugun...


Abdurrahman SEVGİLİ

facebook-paylas
MÜMİNİN 24 SAATİ
Tarih: 10-08-2022 00:01:00 Güncelleme: 10-08-2022 00:01:00


Bir mümin, gaflete düşmeden verimli bir şekilde ve yaratılış gayesine uygun bir hayat tarzı İle yaşamak zorundadır. Ebedi saadetini isteyen kişiler akıllı insanlardır. Efendimiz (sav) akıllı insanı şöyle tarif etmiştir: “Akıllı kişi, nefsini terbiye eden ve ölüm sonrası hayat için çalışan kimselerdir.” İslam denge dinidir. Efendimiz’in  Kuran-ı Kerimdeki meşhur duası şöyledir : “Rabbimiz, bize hem dünyada ve hem de ahirette iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru”. Hem dünya ve hem de ukba için isteyin ve gereğini yapın şeklinde talimat veriyor. Ancak ahiret hayatı ebedi ve bakidir/sonsuzdur ve daha hayırlıdır. Ahiretin ebedi saadeti Dünyada kazanıldığı  için, dünyaya dalmadan, muhabbetine kanmadan ahiretin idrakinde olmak zorundayız. Rabbul Alemin (cc): “Ve elbette ahiret (hayatı), birinci hayattan/dünyadan daha hayırlıdır.” Buyuruyorken şu tespiti de yapıyor Yüce Mevlamız: (hal böyle iken) siz acil, geçici, fani olan (dünyayı) seversiniz ve ahireti ise kulak ardı edersiniz.” Buyurmak suretiyle  bizi ikaz ediyor. İşte bu denge  durumuna göre  bir Müslümanın  24 saati üzerinde durmaya çalışacağız ve bir mümin nasıl yaşamalı, dünya hayatını nasıl bakmalı, gaflete düşmeden  ahireti için neler yapmalıdır? Bu  sorulara cevap aramaya çalışalım inşaAllah.

 

Akıllı bir mümin iyi insanlarla, Ahireti hatırlatan, kendisini harama düşmekten koruyan müttaki dost ve arkadaşlarla kalkıp oturmalıdır. 24 saatinin programını yapmalı ve bu program çerçevesinde hayatını idame ettirmelidir. Kabaca zamanını üçe bölmeli; 8 saatini uyku, 8 saatini iş güç ve dünya işleri için, 8 saatini de hayırlı işler, cihat çalışmaları, ilim, ibadet, Kuran tilaveti ve ezkâr için ayırmalıdır.

 

Akıllı mümin aynı zamanda güçlü olan mümindir. Sağlıklı olmak, helalinden zengin olmak, önemli makamlarda bulunmak bir güçtür ve bu güç ümmeti  güçlü kılar. Tek şartı gaflete düşmeden, Rabbini ve yaradılış amacını unutmadan ve şükreden bir kul olabilmek. Şükreden güçlü bir mümin, sabreden iyi bir müminden daha üstün olduğunu ve daha çok ümmete faydalı olabileceğini biliyoruz. Ancak gücün tehlikesi de vardır. Çok uyanık ve dikkatli olmak ve  halk içinde Hak ile beraber olmak zorunluğu vardır.

 

Güne şöyle başlamalıdır iyi bir mümin:  İmsak vaktine yaklaşık bir saat kala kalkmalı, abdestten hemen sonra en az 4 rekât teheccüt namazı kılmalıdır. Uzun sureler okumalı, rükû ve secdelerini uzatmalıdır. Gıyaben ümmete ve isim söyleyerek başta aile efradına, bazı akraba ve dostlara dua etmelidir. Yasini Şerifi okumak ve akabinde M. Zahit Korku Hazretleri’nin derlediği Evrad-ı Şerifi okumalıdır (Bu evrad kitabının okuma günleri bellidir, her hafta bir kere baştan sona bitirilmelidir. Acizane  bu mükemmel zikir kitabını tavsiye ediyorum). Sabah namazını camide cemaatle kılmak gerekir. Mümkün değilse, aile efradıyla evde cemaat yapmak lazım. (Malumunuz olduğu üzere cemaatle namazları eda etmenin sevabı 27 kez daha fazladır). Güneş doğuncaya kadar zamanı zikirle, Kuranla, namazla, duayla, yazıyla… geçirmek gerekir.

 

Her gün Yüz kere: “Subhanallah velhamdülillah velailahe illellah vellahu ekber vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim “,

Yüz kere: ”Lailahe illallah vahdehu la şerike leh, lehul mülk ve lehul hamd yuhyi ve yumit  ve hüve ala külli şeyin Kadir”

Yüz kere: “Subhanellahi ve bi hamdih adede halkıh ve rıda nefsih vezinete arşih ve midede kelimatih”

Yüz kere: İhlas-ı Şerif ( Kulhuvellahu Ahed)

Yüz kere: Salavat-ı Şerife. Ancak Perşembe ve cuma günleri bunu üç yüze çıkarmak gerekir.

Sabah üç yüz kere ve akşam üç yüz kere istiğfar getirmek gerekir.

Bütün bunlar sabah/seher vaktine sığmıyor ise gün içerisinde bitirmek gerekir.

 

Güneş doğduktan sonra bir miktar istirahat edilebilir. Daha sonra İşrak ve Duha namazları kılınmalıdır. Malumunuz olduğu üzere Duha namazının en azı 2 rekât, en çoğu 12 rekattır. Efendimiz (sav) genellikle 8 rekât kılmıştır. Mümkünse Duha sünnetinde Şems ve Vedduha sureleri ile Kafirun ve İhlas surelerini okumak müstehaptır. Akşam namazından sonra da “Evvabin” sünnetini kılmak güzel olur. Evvabin sünnetinin en azı 2 rekât, en fazlası 20 rekattır. Genel olarak 4 rekât kılınmaktadır. Arada bir “Salat’üt Tesabih (tesbih namazı)” kılmak gerekir. Haftada bir kılınsa iyi olur, olmazsa ayda bir kılınmalıdır. Farz namazları da mümkün olduğunca vaktinde ve camide cemaatle kılmak gerekir. Kiyamet günü arşın gölgesi altında bulunan yedi sınıf insandan birisinin “ kalbi camilere bağlı olanlar” olduğu zikredilir Sahih hadiste.

 

Her gün Ramuz’ül Ahadis ve Riyazu’s Salihinden bir miktar okumak lazım. İkindi namazından sonra: Nebe’ suresini ve bir cüz kuran okumayı, akşamdan sonra “Evela Yerevne … “diye başlayan Tevbe Suresinin son ayetlerini içeren Aşr-ı Şerifi ile Haşir Suresinin son ayetleri olan: “La Yestevi Eshabün’nari ve eshabül cennet…” aşirleri ile Secde, Duhan, Vakıa ve Fetih surelerini, yatsıdan sonra ise Mülk süresi ile Amenerrasulu’yu okumak gerekir. Her perşembe ve cuma günleri ise Kehf suresini okumak sünnettir.

 

Okuduğumuz ayet ve hadislerin anlamı üzerinde düşünüp anlamaya çalışmak ve idrak etmek için kendimizi zorlamamız gerekir. Günlük hayatımızın muhasebesini yapmak, okuduklarımızı ve ölümü/hayatı tefekkür etmemizin çok büyük yararları vardır. Bu yüzden Cenab-ı Hak  Kuranı Kerimin bir çok ayetinde bizi tefekküre davet ediyor. Teakkul, tedebbür ve tezekkür kavramlarıyla da bizi düşünmeye davet ediyor yüce Rabbimiz. Her gün biraz da tefsir okumak gerekir. Safvetü’t Tefasir  tefsiri, konularına göre hazırlanmış özet bir kitap olup iyi hazırlanmıştır. Elmalı  tefsirindende  istifade edilmelidir. Siyerden, Fıkhussire  ve Hayatü’s Sahabe gibi eserler tavsiye edilir. İmam Gazali ve Mektubat-ı Rabbani de takip edilmelidir.Nefis ve şeytanın hile ve desiseleriyle ciddi bir şekilde mücadele ve mücahede etmek, ümmetin derdiyle dertlenmek mecburiyeti olduğunu unutmamak gerekir.Öğrendiklerimizi kısa notlarla yazıya geçirmek , özet olarak not etmek, günlük tutmak, makale, hikâye ve şiir denemeleri yazmak konusunda da  gayret gösterilmelidir. Hayır işlerine koşulmalı, hayırda acele edilmelidir. Cihadın her çeşidinde yer almaya çalışmak, kurtuluşumuza vesile  olabilir.

 

Mümkünse akşam erkenden uyumakta faydalar var. En geç 23.00 gibi uyumuş olmak gerekir. Abdestli ve kıbleye dönük, sağ omuz üzerine uyumak güzeldir. İmkanlar ölçüsünde abdestsiz gezmemek, bütün boş vakitlerimizi değerlendirmek lazım. Zaman çok kıymetlidir, kıymetli şeylerle doldurmak gerekir. Her gün mümkün olduğu kadar birkaç kişiyi aramak, hâl hatır sormak veya ziyaret etmek güzeldir. Yolda geçen her kese, özellikle çocuklara selam verip bir dini mesaj vermek, çocuklarımız ve  torunlarımızla ilgilenip eğitmeye çalışmak, sorularına makul cevaplar verip alaka  göstermek, her gün az da olsa infakta bulunmak çok kıymetlidir. Hastaneleri, kabristanları tefekkür amacıyla ziyaret etmek sünnettir. Davet ve irşat işini, münkere müdahaleyi münasip dille  ve hikmetle yapmayı dinimiz emretmektedir. İhlas ve samimiyet bütün bunların en önemlisidir. Unutulmamalıdır ki bütün ameller niyetlere göredir.Rabbim, rızasına uygun yaşamayı ve yaşatmayı nasip eylesin. İhlas ve takva üzere bir hayat sürdürmeyi ve iyi bir mümin olarak ölmeyi Rabbim bizlere ve bütün ümmete nasip ve müyesser eylesin inşaAllah. Allah’a emanet olunuz aziz dostlar.

 

                                                                                                                            



Bu yazı 2635 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI