Bugun...


Abdurrahman SEVGİLİ

facebook-paylas
ZARURATI DİNİYYE YA DA ZARURATI HAMSE 1
Tarih: 15-07-2022 00:01:00 Güncelleme: 15-07-2022 00:01:00


Hiç duydunuz mu bu söylediğim kavramları değerli dostlar? Yüce Mevla’nın büyük bir dikkat ve titizlikle korumamızı emrettiği beş şeyi, beş emaneti şu iki deyimle ifade etmiş büyüklerimiz:” Zarurat-ı Diniyye” veya “Zarurat-ı Hamse”. Rabbimin bizlere emaneti olan bu beş şey ise şunlardır: DİN, CAN, MAL, NESİL ve AKIL.

 

Cenab-ı Hak, bu değerleri bizlere emanet etmiş ve koruyun, muhafaza edin diye talimat vermiş, bunlara zarar vermeyi haram saymış yasaklamıştır. Bu beş temel değeri çiğnemek ve bunlara zarar vermek, Allah’a isyan olarak kabul edilmiş, “Kebair” denilen en büyük günahların arasına girmiş ve şiddetle yasaklanmıştır. Bu yasağı çiğnemek adeta yüce Mevla’yı tanımamak olup O’na bir isyandır. Her şeyde olduğu gibi bu söz konusu değerlerin emniyeti de ancak İslamla, İslami talimatların uygulanmasıyla mümkündür. Rabbimin çok önemli gördüğü ve koruma altına almamızı istediği bu hususları yerine getirmekle ancak huzur, saadet, selamet ve emniyet gerçekleşir. Bu yasağı çiğnemek ise en büyük felakettir, Allah’ın mülkünde O’nu tanımamaktır, O’na isyandır, dünyada kargaşa ve perişanlık ve  iki cihan bedbahtlığıdır.

 

Yüce Allah (cc), Hz. Âdem (as)’dan Efendimiz’e kadar gelmiş geçmiş bütün peygamberlere aynı temel değerin önemini ve muhafazasını tembihlemiş, hiç değişmeyen çok önemli insani değerler olarak her dönemde önemini muhafaza etmiştir. İnsanlığın saadeti ve selameti ancak bunların korunmasına bağlıdır. Güven ve emniyetin olmadığı yerde huzur ve mutluluk olamaz, can ve mal emniyeti, akıl ve nesil emniyeti yoksa, dünya ve ahiret hayatı birlikte helak olmuş demektir. Gözyaşlarının dinmediği, acımasızlığın hâkim olduğu, korkunç tabloların devamlı cereyan ettiği bir dünya haline gelir ki biz şu anda bu güvensiz dünyayı yaşıyoruz. Zülüm ve haksızlıklar, acımasızlık, Rabbe isyan, güvensiz ortamlar  adeta zirve yapmıştır.

 

Dinin ilkeleri ayaklar altında çiğnenmekte olup hayatta olması gereken hiçbir İlahi ferman, hükümran değildir. “Hüküm sadece Allah’ındır” hakikati, çoktan hayattan çekilmiştir. Kanun koyucu Allah’tır diyoruz, Allah’ın mülkünde Allah’ın dediği olmalı diyoruz, emniyet ve güven ancak İslamla olur diyoruz… amenna ancak sadece ifade edilen doğru sözler ve hakikatlerin ötesine geçmemektedir maalesef. Hayatın her zerresinde olması gereken din, tekfin ve cenaze işlerinin dışında neredeyse hiçbir alanda hâkim değildir. Hukuk ve anayasamız maalesef ithal ürünü olan beşeri sistemler ve batı mahsulü  yasalardır.İsviçre, İtalya, Almanya’dan alınmış sözde medeni hukukla yönetiliyoruz.Kanun koyucu insandır. Acımasız, merhametsiz, adalet ve sevgiden yoksun insanların  koyduğu hükümler ve uygulamalarını ve sonuçlarını varın siz düşünün. Saadet ancak İslamla olur, huzur ve güven ancak İslamla olur, adil bir paylaşım, ahlaki güzellikler, saygı, sevgi, infak, yardımlaşma, İsar…ancak İslam’ın hakimiyetiyle  gerçekleşir. Allah güzeldir güzel olanı sever, Allah insanı yaratandır, onu ve onun ihtiyaçlarını en iyi bilendir. Onun  için Allah’a teslim olan, O’na güvenen kazanır ve kurtulur. Onun dinini tanımamak, O’na isyandır ve sonu ebedi hüsrandır. Din varsa kurtuluş vardır, kurtuluş ancak İslam’dadır. Din hâkim olmadığına göre DİN emniyeti de yok demektir. Dini değerler ayaklar altında çiğnenmektedir.

 

Peki can emniyeti var mıdır? Ülkemize ve  bütün dünyaya baktığımızda canımızın güvende olduğunu söyleyebilir miyiz? Elbette söyleyemeyiz. Yeryüzünde katliamlar, soykırım ve bütün canlılara yapılan acımasızlıklar zirve yapmış durumda. Neredeyse bütün dünya öldürme makinalarını, kitle imha silahlarını üretmekle meşgul, bu işin peşinde. Silah fabrikaları dünyanın en büyük yatırımlarıdır. Tarih boyunca milyonlarca insan bir çıkar uğruna acımasızca birbirini katletmişlerdir.Çocukluğumdan beri ABD ve Rusya’nın Afganistan’dan neredeyse hiç çıkmadıklarını, çok yakın tarihte ABD nin orayı terk etmek zorunda kaldığını görüyoruz. Yine ABD’nin Irak’ta 1,5 milyon müslümanı bir hiç uğruna belki zevkine katlettiğini yakın zamanda hep beraber yaşadık. Hemde müslümanım diyenlerin desteği ve iş birliğiyle. Başka bir katliam da 27. Yıldönümünü yaşadığımız Bosna Hersek’teki Sırp mezalimini, Srebrenitsa katliamını hatırlatmak isterim. Bunları unutmadık unutmayacağız. Suriye’nin durumu ise ortada. Geçmişte ve günümüzdeki bu faciaları, insan katliamlarını saymakla bitiremeyiz. Vahşi batının kendi içindeki mezalimini de biliyoruz. Kızılderililerin soykırımından Avrupa’daki, Rusya’daki iç katliamlara ve kendi aralarındaki büyük savaşlara kadar pek çok şeyi yazmak mümkün. Kapitalizmin, çıkar ve menfaat uğruna yapmayacağı zülüm ve katliam yoktur. Onlar için her şey para, her şey kapitaldir.Beşeri sistemlerin hepsinde acımasızlık, çıkar ve sömürü vardır.İnsan canının hiçbir değeri yoktur.Yegane değer çıkar ve menfaattir. Sadece kapitalizm  değil, İslam dışı her sistem acımasızdır.

 

Bireysel olarak da çok fazla vahşet örnekleri vardır. Adeta ölüm makinası olmuş, insanlıktan çıkmış kişiler görüyoruz. Haraç için çeteler kurup insanları hunharca öldürenleri de biliyoruz. Yerli yabancı pek çok suç örgütü bulunmaktadır. Menfaat için can alan şebekeler mevcuttur . Sözün burasında birkaç gün önce Konya’da vahşice öldürülen Dr. Ekrem Karakaya’yı da yad etmeden geçemeyeceğim. Rabbimden kendisine af ve mağfiret diliyorum. Özellikle sağlıkta şiddet hızla artmaktadır maalesef. Başka bireysel örnekler çok fazla olduğundan bu örnekle yetineceğim. Cinayet örneklerini saymakla bitiremeyiz. Mevcut durum maalesef her yerde içler acısı. Cana kıymayı marifet sayanlar, bilsinlerki bu güruh Allah’a savaş açmış asilerdir. Yine bilsinler ki Allah “Azizun Züntikamdır”. Hiç kimse Onun muhasebesinden kurtulamayacaktır. Miskal-i zerre iyilik de kötülük de Mahkeme-i Kübra’da karşılığını bulacaktır. Dünya huzuru da ahiret saadeti de ancak Allah’a teslim olmaktadır. Tek çare İslam’dır. Huzur ve saadet ancak yüce Allah’ın dini olan İslam’a uymaktan geçer. Rabbim nasip etsin. Cenab-ı Hak Allah’a götüren doğru yoldan , Sırat-ı Müstakimden ayırmasın. Emniyet içinde yaşamak temennisi ve duasıyla Allah’a emanet olunuz aziz dostlar. Selam ve dua ile…

 



Bu yazı 3242 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI