Bugun...


Fesih Bozan

facebook-paylas
Deprem, Kader ve İhmal
Tarih: 08-02-2023 00:01:00 Güncelleme: 08-02-2023 16:38:00


Yine deprem, yine yıkım, yine acı, yine göz yaşı…
Merkez üssü Kahramanmaraş olan ve Diyarbakır, Hatay, Maraş, Adıyaman, Kilis, Osmaniye, Urfa, Antep, Malatya ve Adana illerimizde de çok yıkıcı etkisi olan, büyük can ve  mal kaybına sebep olan art arda iki deprem yaşadık.
Deprem dolayısıyla hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allahtan rahmet, yaralılara acil şifa ve kederli ailelerine sabır diliyorum.
Elbette her şey, Allah katında bir kadere bağlı. İmardan Depreme, yağmur damlasından fidana, bal arısından bala, Hastalıktan şifaya, insan yaratılışından doğum ve ölümüne… Her şey bir kader bağlı ve Allahın bilgisi dahilinde. Allahın izni olmadan hiç bir şey olmaz. Ama Allah (cc) dünyayı bir imtihan, sebep ve sonuçlar dünyası olarak yaratmış, insana akıl, bilgi ve irade vermiş, bunun için de mesuliyet, hesap verebilirlilik, ceza ve mükafat vermiştir. Kaza ve Kader ile ilgili Kuran ve Sünnetteki bilgilere inancımız tam olmakla beraber bize düşen bilgimiz dahilinde tedbir almak ve sonrasında tevekkül etmektir.
Deprem insanoğlunun gücünü aşan olağanüstü bir afettir. 
Deprem hakkında ayetler olsa da tedbir almaya engel değildir. Hastalık, tedbir ve tedavi gibi
Bir söz var “deprem öldürmez tedbirsizlik veya bina öldürür.” diye
İnsanoğlu, depremin meydana gelmesine engel olamaz ama tedbirini alabilir
Bunu Japonya örneğinde görebiliyoruz
“Japonya'da meydana gelen 7,3 büyüklüğündeki depremde dört kişi hayatını kaybetti, en az 107 kişi yaralandı.” (16.03.2022)

Kendimize sormamız gerekir? Japonya’da da, sık sık deprem oluyor, onlarda can ve mal kaybı az olurken, biz de niye çok daha fazladır?
“Sık sık depremlerin yaşandığı Japonya, dünyanın en sıkı inşaat kurallarına sahip ülkeleri arasında. Bu nedenle 7'nin üzerindeki depremlerde bile can kaybı yaşanmayabiliyor.”

Elbette bunun tek cevabı var: Tedbir, tedbir, tedbir. Tedbirleri yeterince alıyor muyuz? Alsaydık bu kadar can ve mal kaybı olur muydu?
Fay hatları üzerine imar izni vermek,
Plansız kentleşme,
Dikey yapılaşma,
Yetersiz denetim,
Kalitesiz ve eksik malzeme kullanımı,
Siyasi rant için. Deprem yönetmenliklerine göre yapılmadığı halde kaçak binalara, zaman zaman çıkarılan imar afları, yıkım ve ölümlere davetiye değil midir? Bunun sorumlusu af çıkaranlar değil mi?
“Deprem öldürmez tedbirsizlik veya bina öldürür.” sözünün doğruluğunu bir kez daha yaşadık.
Benzer acıların yaşanmaması için;
* Fay hatları üzerine ve plansız yerleşime müsade etmemek
* İnşaatların, mutlaka deprem yönetmeliklerine göre yapılması,
İnşaatların sıkı denetimi, hatta denetimi yapanı da denetlemek,
Yönetmenliklere uymayanlara ağır cezalar vermek,
Deprem ülkelerinin tecrübelerinden istifade etmek.
Deprem uzmanlarının tavsiyelerine uymak.
Eski yapılarda kentsel dönüşüm ve güçlendirme çalışmalarına hız vermek,
Devleti idare edenlerin temel görevi; tedbir almaktır. 
Ülkemizde deprem fay hatlarının geçtiği yerler belli olduğuna göre, neden oralara imar izni verilir?
Geçmişte fay hatalar üzerinde kurulmuş yerleşim alanları, kentsel dönüşüm veya binaları güçlendirme çalışmalarıyla neden depreme dayanıklı hale getirilmez?  
Ama maalesef biz ülke olarak hep sonuçları konuşuyoruz, sebep ve tedbirleri yeterince konuşamıyoruz. 
Her zaman olduğu gibi bugün yine depremi konuşuyoruz ama kısa bir süre sonra bir dahaki depreme kadar unutup gideceğiz. İnşallah yine böyle olmaz. 
Bu depremde de, ülkemizin her tarafından gönderilen yardımlarla kardeşlik, dayanışma ve sorumluk duygusu bir kez daha ortaya konmuştur. 
Bari bu depremden sonra konuşulanlar lafta kalmamalı ve gerekli dersler çıkarılmalı,
Vatandaşlar olarak daire alırken, binanın makyaj ve süsüne değil, taşıyıcı kolonların sağlamlığına ve deprem yönetmeliğine göre yapılıp yapılmadığına dikkat edilmeli,
Bu tür afetlerde çok acil “Sahra hastahaneleri” kurulmalı,
AFAD daha çok desteklenmeli ve kurtarıcı ekiplerin mevcudu, dört-beş katına çıkarılmalı,
Toplanma alanları, belirlenmeli belediyeler bunu kesinlikle ihmal etmemeli,
Bütün bu maddi tedbirlerin yanında her daima günahlarımızdan ve hatalarımızdan tövbe etmeli, Allaha yalvarmalı ve duayı ihmal etmemeliyiz.
Rabbimizden ülkemizi ve milletimizi her türlü afetlerden korumasını diliyorum.
Vesselam



Bu yazı 2347 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI