finans haberleri
Bugun...


Mehmet Ali ABAKAY

facebook-paylas
Kırklar Dağı -Kırklar Tepesi Ve Kimi Tespitler - 1
Tarih: 15-02-2022 00:03:00 Güncelleme: 15-02-2022 00:03:00


Giriş: Kırklar Dağı, son dönemde oldukça adı geçen ve şehir gündeminde olan, Diyarbakır’ı oldukça hâkim bir tepedir. Bu alanın daha önce yabancı bir petrol arama şirketine kiralanması ve bu petrol şirketinin yer değiştirmesiyle birlikte boş kalmıştı. Alanda şehrin ikinci üniversitesinin kurulması düşünülmüş, bir eğitim kampüsü olarak çalışmalar başlatılmıştı. Kırklar Dağı’nın el değiştirmesiyle tepe üzerinde toplu yaşam alanına imar izninin alınmasıyla birlikte inşaat alanına dönüşmesi, tepe üzerinde faaliyetlerin tepki toplaması söz konusu oldu.

Sur Belediyesi’nin imar izni, Büyükşehir Belediyesi’nin kararı, Kırklar Dağı Konutları’na start kazandırmıştır. Birçok soru işaretinin akla geldiği ve kirli ilişkilerin gündeme taşındığı Kırklar Dağı, sonuçta idarî ve siyasî açıdan yerel ve ulusal basında sıklıkla yer aldı. Müteahhidin iddiaları, sürekli inşaatı durdurmadı. El değiştiren yapı, sonuçta “Yıktırılacak-Yıktırılmayacak” iddialarıyla günümüze kadar geldi.

Yapı alanında ziyaretin bulunduğu iddiası, Hristiyanlıkla bağdaştırılması, anlatılan şehir efsaneleri, Nuh (a) Peygamberin Gemisi’nin tepe üzerinde durduğu safsatası, iddiaların bilimsellikle izaha girişilmesi, televizyon programlarına konu edilmesi, Kırklar Dağı-Tepesi’ni ülke gündemine taşıdı.

Kırklar Tepesi’nin kimi rantiye sahiplerinin iştihasını kabartması, seçim malzemesi olmaktan kurtulamadı. Büyükşehir ve Genel Milletvekili Seçimleri’nde tarafların Kırklar Dağı’na ve Esfel Bahçelerine  ilişkin hazırladığı projelerde teleferik, park alanları, sosyal kimi donatılar birbirini takip etti. Kırklar Dağı’nda tarafların seçime endeksli açıklamaları devam ederken, seçim broşürlerinde-kataloglarında nasibini alan diğer husus, Köprü ve Tepe ile bir arada olan Esfel Bahçeleri oldu.

UNESCO Kapsamında korunmaya alındığı duyurulan Diyarbakır Kalesi, kayıtlara, “Diyarbakır Surları”, Esfel Bahçeleri de “Hevsel Bahçeleri” olarak geçti. Sadece bizim tepki gösterdiğimiz bu isimlendirmede şehrin kalesinin ve önemli bir alanı içine alan bahçelerinin isim olarak yanlış kullanımına dikkat çekerek, şehir hakkında hazırlanan projede görevli olanlardan cevap alamamıştık. Projenin sahibi Valilik olarak görünürken, Büyükşehir Belediyesi, esas payın kendilerine ait olduğunu billboardlarda yansıtıyordu. Belediye ile Valilik, şehrin tanıtımında birlikteliğin olması yerinde ikiliği seçmiş görünürken, karşılıklı festivaller düzenleme, etkinliklerde bulunma, şehrin tanıtımını amaçlayan yayınlarda ısrarla rekabet içinde görünmekteydi.

Konuyu dağıtmama adına, Esfel Bahçeleri-Dicle Köprüsü ve Kırklar Tepesi, bir bütünlük içinde ele alınmalıyken, aynı projede yer almaması, bizce büyük eksiklikti.

Sur Olaylarının başlamasıyla meydana gelen tahribat, Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Projesi’nin işlerliğini durma noktasına getirmiş, beklenen şehir tanıtımı, turizmden elde edilecek gelir umutlarını yeşermeden kurutmuştur.

 

 

 

Tarihî özelliklerini kaybetmemiş, gecekondular içinde kalmış kimi evlerin elden çıkartılması, bedellerinin o dönem astronomik fiyatlara ulaşması ve bir kısmının olaylar esnasında yıkılması, istenilenin gerçekleşmesinin önüne geçmiştir.

Günümüzde özellikle kimi semtlerde bazalt evlerin cafelere dönüştürülmesi sürecinin hız kazanması, halen beklentilerin canlı tutulmasına işarettir. Tarihi bazalt yapılarının “1Kültür Sanat Merkezi” gibi isimler taşıması, bu evlerde canlı müzik programlarıyla esas kimliklerine ulaştığını göstermez. Yapılanlar, örneği Mardin’de, Gaziantep’te, Şanlıurfa’da görülenlerden farksızdır.

Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşıma kapattığı On Gözlü Dicle-Silvan Köprüsü, sadece turistik amaçlı kullanılırken, az ötesinde nehir üzerinde başka bir köprü yapılarak, ulaşım meselesi çözülünce hemen üst kısmındaki Kırklar Dağı Konutları, daha bir kıymetlendi.

Dicle Nehri Köprüsü’nün ulaşıma kapalı oluşu, özellikle Diyarbakır-Mardin Karayolu alt ve üst kısmında parkların, cafelerin artışına zemin hazırladı. Çevrilen alanlar, birer dinlenme parkına çevrildi. Böylece ortaya araç parklarını çıkardı. Yiyecek ve içecek ağırlıklı dinlenme alanları, nehre nazır, köprüye bakan yönüyle kıymet kazandı.

Dicle Köprüsünün birinci ve onuncu gözündeki su azlığından zamanla meydana gelen toprak birikimi dolguyla bu parkların işletme alanına katıldı. Yerel basında ve sosyal iletişimde artan tepkiler, iki gözde olan işgali ortadan kaldırmaya sebebiyet verdi.

Barajda su tutulmaları sonrası nehirdeki oksijensizlik nedeniyle mevcut balık ölümleri, basında yer aldı. Bunu Hasankeyf’teki çalışmalar sebebiyle suyun azaltılmasından dolayı diğer balık ölümleri izleyince Kırklar Dağı yanı başından akan nehir ve köprü, gündemden düşmedi.

“Keşke” ile başlayan bir açıklamasında imara izin vermelerinin yanlış olduğunu belirten Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı’ndan sonra Büyükşehir Belediyesi’ne atanan Kayyım, imara izin veren Sur Belediyesi Başkanı sonrası yetkiyi alan Sur Kaymakamlığı, ortak kararla Kırklar Dağı’ndaki yıkıma başladı.

Şehirlinin kabul etmediği Kırklar Dağı’ndaki yapılaşmanın önüne geçilmesi, şehir gündeminde beklenenin gerçekleştirilmesiyle rahat nefes alındı. Konutlardan daire alanların mağduriyetinin nasıl giderileceği merak içinde beklenirken, istimlâk bedelinin nasıl gerçekleşeceği muamma halinde.

Bizim daha önce yayınladığımız ve bir kitabımızda yerini bulmuş makaleyi, daha genişleterek, konu gündeme taşındığı için tekrar yazmamızı gerekli kıldı. İleride “Kırklar Tepesi’nde neler yapılacak, Esfel Bahçeleri ne olacak?” sorularına kendi bakış açımızla cevaplar bulmaya çalışacağız. Devam edecek



Bu yazı 1724 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI