Bugun...


Mehmet Ali ABAKAY

facebook-paylas
ŞEHİR ve EDEBİYAT NOTLARI
Tarih: 13-10-2023 00:01:00 Güncelleme: 13-10-2023 00:01:00


Şehir konulu eserlere bakıldığında bir çok çalışmanın yanında hikâye ve roman önemli yer tutar.

Edebiyatımızda Şehir, daha çok hikâye etrafında şekillenir. Roman, olay örgüsü olarak mekân ve zaman olarak ilçelerle köylerde geçer.

**

Şehre dair anlatımlarda kimi eserlerde şehir ve köy yaşamı arasındaki çelişkiler, yaşama farklılığı, kan davası, ekonomik çarpıklıklar yanında psikolojik meseleler yer alır.

**

Romanlarda bildiğimiz manada şehrin tarihî değerleriyle eserleriyle ele alındığını ifade mümkün değildir.

**

İstanbul gibi bir şehrin tarihî yapılarını hakkıyla ele alan roman sayısı oldukça azdır, romanlarda geçen mekân tasvirleri de istenildiği kadar kuvvetli etkiden uzaktır.

**

Ankara'nın kimi romanlarda betimlemeleri, şehrin tarihî mekânlarını tanımamıza el vermez.

**

Hikâyelerde baskın olan köy yaşantısı, romanda da belirgindir. Bunun sebebi ise bellidir. Bir dönemin köy enstitüsü mezunlarının geliştirdiği akım- çığır ve anlayış, hikâyede ve romanda konuların köylerle köy  çevresinde gelişmesini sağlamış, şehirleşmeye beraber köy insanının şehirde yaşadığı zorlukları ele alınmıştır.

**

Topraktan ve hayvancılıktan kopup taşı ve toprağı altın bilinen İstanbul'a gelmiş insanın uyum zorluğu hikâyelerden ve romanlardan sinemaya da aktarılmıştır.

**

 

Sinemaya aktarılan konular, çoğu İstanbul'dan çıkmamış, köy bilmeyen metin hazırlayıcı ve yönetmenlerin elinde köylü, şehir ortamına köyden getirdiği kan davası ya da yoksullukla ele alınmış, bazen işsizlikten dolayı yasal olmayan mecralarda şekillendirilmiştir. Çoğu zaman köylünün büyükşehirlerde yok olacağı ön plâna çıkarılarak, en iyi yerin köy olduğu vurgulanmıştır.

**

 

Bir dönem arabesk müziğe de yansıyan bu etki, " Haydi köyümüze geri dönelim." Şeklinde ifade edilebilir.

**

Günümüz tv dizilerinin oyuncularının köyle ve köylüyle alakası hayatlarında olmamıştır. Konusu konaklarda geçen ve tümüyle masabaşı aşk, entrika ve kan davası konularını ele alan dizilerde köy ve köylü yansıtılmamaktadır. Tv seyircisi, köylerin böyle bir yaşantısı olduğuna kendisi inandırıldığı için şehirde köylünün istememesine doğru eğilim içindedir.

**

Şehirli tv dizilerinde köylünün de kendisi gibi yaşadığını görmesi karşısında her köyün böyle olduğunu sanmaktadır.

**

Köylüyü şehirde istemeyen şehirli(?), pazarlarda organik etin, sütün, ekmeğin, yoğurdun, peynirin, ekmeğin, sebzenin ve meyvenin alıcısı konumundadır.

**

Köy ve kent, kent ve Şehir arasında yüz yıl öncesinin adaptesi dizileri vizyona sürenlerin iki yüzlülüğü devam ediyor.

**

Şairinden hikâyecisine, romancısına fikren katılmayan, şeklen köylünün yanında duran, demokrat geçinenler, açıkçası köylüyü görgüsüz, nobran, medeniyetsiz görme hakkını ellerinde koz olarak daima saklar, durur.

**

Onlar için köylü gecekondudur, hırsızlıktır, cinayettir, kavgadır.

**

 

Bu güne kadar binlerce şehir kitabını okuyan biri olarak, romanlardan, hikâyelerden, şiirlerden, sinema eserlerinden öğrendiğimiz, kökeni köye dayanan şehirlinin özünü kaybedip kendisine yabancılaşması sonrası,  ulaşmak isteyip elde edemediği her şeyin müsebbibi olarak problemleri

" Köylüdür." merkezinde kördüğümleşir.

**

Bizde şehre imrendiren, şehri cennete eş gösteren anlayış rahatı köylerde bulma arayışına girerken, köylü halen kurtuluşu ekonomik olarak şehirde bulmaya çalışıyor.

**

Biri köyü dinlenmek, hayatını yaşamak, sessiz ortamda bulunmak için düşlerken öbürü şehirde bir iş ve aş telaşında.

**

Biri verdiği oyla köylünün verdiği oyun aynı sayılmasının demokrasinin ruhuna aykırı olduğunu haykırırken seçim döneminde köylü milletin efendisi oluyor.

**

Şehirli köylüyü ne yaparsa yapsın, istemiyor. Şehirli, köylünün ekonomik olarak güçlenmesini kendisine tehdit bilmektedir.

**

Yeşilçam güldürü ve mizah filimlerinde kapıcının oturduğu apartmanı satın alması karşısında memur kesim olan şehirlinin olana ve bitene boyun eğişi, köylüye olan nefretin son bulması değildir.

*

Sinemada köyden gelen genç kızlar, hizmetçi olarak konaklarda görünür, ilk önce saçı kesilir, banyoya gönderilir. Sonrasında kıyafet değişimi söz konusu olur. Güzel konuşma seansları sonrasında aşağılanan kimlik, kendisini bu konuma getirenlerin nazarında değişmez. Şehir sendromuna yakalanan hasta ruhlar, kendilerinden başka şehre gelen herkesi işgalci görür. Köylü de işgalcidir.

**

Köylünün şehirde camiye gitmesi, inancını çoğunlukla yitirmiş olanların nazarında çağdaşlığa uyumsuzluktur.

**

Seculer anlayış, köylünün saflığını ve sadeliğini  savunurken köylünün kendileri gibi ekonomik refaha kavuşmasını tehlike bilir.

**

Kendilerini bağda köylüyü dağda kabul edenler, yıllarca okul yüzü görmemiş, öğretim almamış köylülerin, çocuklarının doktor, mühendis, öğretmen oluşlarını hazmetmez, bunu kendi çocuklarının geleceğinin ipotek hali görür. Köylü hizmetçi, işçi,kapıcı, odacı, sıradan memur olmanın dışında üst makamlarda olunca, kendi işleriyle işlemlerinin zorlaşacağında ortak fikir sahibidir.

**

Çoğu şehirli, kendilerinin köylüye yaptıkları  hilelerle karşılaşınca feryada başlar.

**

Şehirli, köylünün konuşmasıyla alay etme hakkını kendi sermayesi bilir. Köylünün çocuğu profesör de olsa, gerektiği zamanda bu yüzüne söylenir. Şehirlinin rahatının şehirde bozulmasının sebebi olarak köylü vardır.

**

Köylünün şehire bakışında şehirlinin çoğu haram ve günah batağına saplanmış kimselerdir. Köylü, ilk kuşağıyla şehitliğe karşı çetin direniş sergiler. Altın alır da parasını bankaya yatırmaz. Haram gördüğü iş yerlerinde çalışmanın vebalinden korkar...

**

Köylü birikimini değerlendirir. Şehirli sabit geliri olduğu için tüketendir.

Şehirlinin evi, eşya deposudur. Köylü, eğer ikinci elden eşya almaya başlamışsa şehirliğe imrenmiş ve direncini kaybetmiştir.

**

Ötesi mi?

Her bir paragrafı değerlendirirken kitap yazmak lazım...

Şehir ile ilgili başlığa ters durum mu var?

Insanı anlatmaya çaba harcadık.

İnsan yoksa ne şehir ne kent ne köy olur.

Hele hele insan, insan değilse mevcut şehirler harab olur yok olur....

23.09. 1998



Bu yazı 2247 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI