Bugun...


Mehmet Ali ABAKAY

facebook-paylas
DİYARBEKİR BU MUDUR?
Tarih: 18-08-2022 00:02:00 Güncelleme: 18-08-2022 00:02:00


- Su Kaynakları ve Mahalle Çeşmeleri Üzerine-

Biliyoruz, bunun bir müzik eserini çağrıştırdığını.

Diyarbakır'da artık sular günün belirli saatlerinde kesik.

Suyun bilmem, 2050 senesine yeteceğini, yatırımların bunun için yapılacağı söyleniyordu.

Diyarbakır'da sular kesik...

" Diyarbekir bu mudur

Desti dolu su mudur

Isterem tez gelesin

Tez geldiğin bu mudur"

Rûha'dan gelen Kel Hamza'nın  eseridir, bu.

Nakarat kısmı da ayrı: Elleri kınalı, gözleri sürmeli.

Desti kalmadı, su  içilsin.

Hamravat kayboldu, lezzeti hatırlansın.

Diyarbakır'da sular kesik.

Gozeli'den gelen su yetersiz kalınca Eğil Barajı imdada yetişti.

Gozeli'yi sorarsanız, şehre uzak  değildir.

Köylü şaşkın...

Burada bir çok su, pet şışeleme fabrikası var, köylü suya hasret.

Böyle bir çelişki vardır, yıllardan beri.

Sonunda köyün/ mahallenin yeri değisecek görünüyor.

Kanunî'nin şehre toprak künklerle getirdiği sudan nasibini alan çeşme de kurumuş, Saraykapı'dan Fatih Paşa'ya giderken bedenin hemen dibinde, caddeye bakan.

Erbedas Çeşmesi...

Evliya Çelebî, süslü ifadelerle anlatır, Seyahatnamesinde.

Bu arada Alîpınar su kaynaklarıyla zengin iken adı- esamesi kalmamış.

Alîpınar'ı " Alipar" yapıp ne pınar aldı ne " Alî" sıfatı.

"Insanımız sebil suyunu içsin" diye yapılan çeşme kuruyunca " Kuru Çeşme" de Alîpınar gibi anılır.

Çocukluğumuzda 1980'lere kadar çeşme dururken sonradan yol çalışmaları sebebiyle çeşme yerinde yeller esti.

"Acı Su" da denilen Karslı Hatunoğlu Ismail Paşanın yaptırdığı çeşme, yoldan biraz içeri çekildi, suyu akar mı, bilinmez. Önü tel örgüyle kaplı, Elazığ yolu üzerinde, askerî yerleşim biriminde.

Dilek Çeşmesi, Fabrika Köyü''ne giderken ha kurudu ha kuruyacak.

Hatun Kastalı, suya hasrettir, sanatlı yapısıyla.

Diyarbakır'da su kesintisi  var!..

Sahabe Cami on iki kaynak lülesi, yirmi dört saat akıyor, kaynağı Hemedek Tepe'den, Viran Kale'den. 

Tek arslan kalmış çeşme de şalter ya da vana açılınca sevinir durumda, arslan ağzından suya kavuşuyor.

Sahabeler Cami gidişinde solda kalan çeşmeyi hatırlayan kalmadı, doğrusu. Varlığına fotoğraflar ve betonlarmış enkaz tanıklık eder, o da Hemedek'ten. Şimdi " Hemedek", Amida Höyük olarak dile kazandırılmak isteniyor,

Sur Içi'nde birçok mahalle kastalı vardı, mahalle kalmayınca kastallar size ömür.

Camı dış cephelerinde körlesmiş kastallar vardır, kitabesi var ya da yok!...

Ulu Cami civarında Sultan Sa's'a a adı verilen çeşme mevcut, suyu içilmiyor. Az ileride Tahtalı Kastal perişan. Ziya Gökalp Mektebi yanında sayılabilen kastal, kör. İnönü Ilkokulu önünde medreseden kalma hayrat kastal, maalesef içler acısı durumunda.

Daha başka kastal yok mu?

Behram Paşa Cami yanı, konağa giden sağ cephede iki kastal, restore edilmiş, duvarla süslenmiş, çeşmeleri na-mevcut, bildiğiniz gibi kör.

Eskiden kadınlar destilerle  suyu, mahalle çeşmesinden alırdı, bakraçlarla,  sitıllerle. Genç gelin çeşmeye, kaynanasıyla giderdi, görümcesiyle.

Hamamların kurnasından su eksik olmazdı, her zaman.

Hayırseverler, hayrat olarak çeşmeyi yaptırır, kitabesini yerine bırakır, su içenden dua beklerdi, her zaman.

Vâkıf geleneği, daha unutulmamıştı, çeşme onarımları ehlince yapılırdı.

Konaklarda ve köşklerde su kaynaklarına dikkât edilirdi.

Bu gün Pamuk Köşkü yıktırılmış,  çeşmesi kalmış, geride.

Hacı Paşaların Köşkü'nde halen kaynaktan su akar, önüne yapılan büyük havuzu doldurur.

Sem'an Köşķü ( Gazi Köşkü) sebili, eski biçimde akmıyor.

Anlattıklarımız bu dönem insanına tuhaf gelir.

Herkesin evinde su var, şimdi.

Apartman hayatında musluktan su akar, çeşme kimin umurunda?

Bilir misiniz, Çermik'te " Puvar" denilen birçok çeşme ya yok olmuş ya yok olmak üzere.

Ergani'de Makam Dağı'nda suluklar,  eskisi gibi değil.

Yanıbaşımızda birçok çeşme var, bildiğimiz, suyu akmayan.

Bilir misiniz, lâ-edrî bu dörtlüğü?

Şu çeşmenin haline bak

Su içecek bir tası yok

Kırma kimsenin kalbini

Yapacak bir ustası yok

Bazen kimi çeşme yerine dünyayı kullanır, " su içecek" yerine " sevilecek"

Dahası köşemiz el vermiyor, her ilçeye dokunuşa.

Uzun yol üzerinde kervanların dinlenme noktası, yapılan hayrat çeşmelerdir.

Su kaynaklarını araştırırken Kara Amid Dergisi'nde yayınlanan Liceli Lalîzâde Mustafa Akif Tutenk'in su kaynakları ve çeşmeler üzerine notları oldukça önemli.

Dahası Anzele'yi anlatmadık, biliyoruz.

Dahası Şakku'l-acuz var.

Dahası Büyük Postahane meselesi var.

Ofis yerleşim alanı apartmanlaştıkça kuruyan su kaynakları var.

En acı bir manzara da Gozeli'den gelen Hamravat'a debi kazandırmak için yapılan mühendislik harikası kantaraları yıktırmışız.

Diyarbakır'da sular kesik...

Su gibi aziz olmamız için dua eden yaşlılarımız yok, kalmadı.

Şimdi bizi her yerde hazır paketlenmiş su almaya zorlayan  sistem var.

Havadan ve sudan para kazanan kazanana.

Evliya Çelebî'yi okuyun, padişaha gügümler içinde gönderilen suyun hikayesini okuyun.

Diyarbakır suyunun saflığını, yumuşaklığını, hangi hastalıklara şifa olduğunu öğrenin.

Birer kilo pamuğun niçin ıslatıldığını Çelebî'den öğrenin.

Havşlarda su kuyularını kalmışsa yerinde görün, yanında bazalttan havuzla.

Değerli ve Aziz Okuyucu, suyu üç yudumda, oturarak içerdik. İçmeden önce Besmele olmazsa olmazdı.

Şimdi Şehir Araştırmaları Merkezi niçin ve neden önemli?

Bu şehrin su kaynakları halen kitaplaşmadı.

Değerli ve Aziz Okuyucu, sular kesik olmasaydı, bu yazı ortaya çıkmaz mıydı?

Yazı daha önce onlarca sayfa kaleme alınmış metnin kısaca halidir, aslında. Belirtelim, istedik.

Derseniz " Diyarbekir bu mudur?"

Yok, deriz.

" Desti dolu su mudur?" diye sorsanız, destilerin kalmadığı malûm.

Ötesi mi?

Bu soruya da siz cevap verin, olmaz mı



Bu yazı 2349 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI