finans haberleri
Bugun...


Mehmet Emin Özer

facebook-paylas
İnsanlık İçin Yaşam Bir Döngüden mi İbarettir?
Tarih: 07-02-2022 00:02:00 Güncelleme: 07-02-2022 00:02:00


Hayatın tümüyle değişime uğradığını düşünüyoruz çoğu zaman. Her yeni nesil kendinden önceki nesilden farklı bir anlayışa ve yaşam tarzına sahip olduğunu yaşayarak görüyoruz. Böyle bir çıkarıma bizden önceki ve sonraki nesli karşılaştırdığımızda  ulaşabiliyoruz. Acaba bu çıkarım ne kadar doğru ve her dönem için geçerli mi? Şayet bu doğruysa bin yıl veya iki bin yıl önce yaşayan insanların değerleri, yaşam biçimleri ve insani ilişkileri bambaşka olması gerekirdi.

Acaba, insanlık sürekli  bir döngü içerisinde devam eden bir yaşam biçimine mi sahiptir?

Her nesil bir sonraki nesli oluşturacak olan çocuklardan, gençlerden şikayetçi olmuştur.

Bu konuyla ilgili şikayetlerini dile getiren bir yetişkinin söylediklerine bir bakalım. Şöyle diyor:

“Günümüzün çocukları lüksü seviyor. kötü davranışları var, otoriteye baş kaldırıyorlar, yaşlılara saygıları yok, çalışmak yerine lak lak etmeyi seviyorlar.

Çocuklar artık evlerinin hizmetçisi değil, tiranı(efendileri). anne babaları odaya girince ayağa kalkmıyorlar. Onlara itiraz ediyorlar. Destek olmak yerine laklak yapıyorlar, sofra adabına uymadan çar-çabuk yemek yiyorlar, bacak bacak üstüne atıyorlar, öğretmenlerine zulmediyorlar"

Bu sözleri kim ve ne zaman söylemiş olabilir?

Söylenenlere baktığımızda günümüzde veya yakın bir zamanda bu sözlerin söylendiğini düşünürüz. On yıl, yirmi yıl bilemedin en fazla otuz yıl öncesine aittir bu sözler diye çoğumuz aklımızdan geçiririz.

Ama durum hiç de öyle değil. Yüz yıl değil, iki yüz yıl değil, bin yıl değil yaklaşık olarak iki bin dört yüz yıl önce söylenen bir söz bu.

Evet, bu sözleri söyleyen M.Ö. 469-399 yılları arasında yaşayan Socrates'ten başkası değildir.

İlk duyduğumda çok şaşırmıştım. Kuvvetle muhtemel siz de şaşırmışsınızdır.

Nasıl oluyor da iki bin dört yüz yıl öncesinde sitem edilen durumlar ile günümüzde sitem ettiğimiz durumlar benzerlik gösterebiliyor.

Şayet şikayet edilen bu durumlar kesintiye uğramadan devam etseydi günümüzde ne saygı ne adap ne de toplum diyebileceğimiz bir yapı kalmış olurdu. Ama durumun öyle olmadığını görebiliyoruz.

Peki, bu durumu nasıl izah edebiliriz. Bunu bir kaç nedenle açıklayabiliriz.

Birincisi, İnsanlık belli bir seviyeye geldikten sonra, yani çekilmez bir hal alınca, İlahi bir müdahale ile Nuh tufanında olduğu gibi helak edilmesi ve insanlık için yeni bir başlangıcın oluşturulmasıdır.

İkincisi, yoldan çıkan ve kendi nesline zarar verecek duruma gelen insanlığın yaradan tarafından uyarıcılar gönderilerek uyarılıp hizaya getirilmesidir.

Üçüncüsü, şikayet edilen gençlerin sorumluluk sahibi olduktan sonra onlardan istenen davranışları sergilemeye başlayıp bunu çocuklarına aktarmasıdır.

Bu nedenler dışında bizim bilemediğimiz başka nedenler de olabilir.

Sonuç olarak, bizden öncekiler nasıl ki bizden şikayetçi oldularsa, bizde şimdiki nesilden şikayetçi oluyoruz. Onlarda sonraki nesilden şikayetçi olacaktır. Bu hayatın bir gerçeği olarak karşımızda duruyor. Önemli olan bu nesiller arasındaki farklılıkları yönetmek ve doğru yönde kanalize etmektir.

Selametle kalın.

 

 



Bu yazı 9796 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI