Bugun...


Mehmet Şerif Cebe

facebook-paylas
KARA GÜNLER
Tarih: 21-10-2023 00:02:00 Güncelleme: 21-10-2023 00:02:00


19. yüzyılda önce İngiltere’nin sömürge bakanlığını; daha sonra  başbakanlık görevini yürüten William Edwart Gladstone, özellikle İslâm ülkelerindeki sömürge politikalarının başarısı için; İngiltere meclisine şöyle bir rapor verir. Raporda: “Araştırmalarım sonucunda gördüm ki Müslümanların elinde Kur’an var ve herkes onu öğrenip öğretiyor. Onları bu Kur’an’dan soğutmak gerekir. Eğer böyle devam ederse, bir kaç sene sonra Müslümanlar, tekrar güçlenerek eski güçlerine kavuşur ve bizim onlar üzerindeki egemenliğimiz sona erer. Sadece maddî güçle Müslümanları yenemeyiz. Bu Kur’an Müslümanların elinde varken, biz onlara gerçek bir şekilde egemen olamayız. Bunun kaldırılmasına ve çürütülmesine çalışmalıyız!”

Sömürge valisinin bu raporunun uygulanması için “üst akıl” diye nitelendirdiğimiz gizli örgüt, İngiliz ve Fransızları harekete geçirdi. Örgütün gizli planı şu tarihi olaydan esinlenilerek uygulanmıştır: “Büyük İskender, doğuyu işgal ettikten sonra hocası Aristo’ya bir mektup yazar ve der ki: “Her tarafı işgal ettim, şimdi ne yapayım? İşgal ettiğim yerlerde çok güçlü paşalar, ağalar, beyler, yöneticiler, aşiret reisleri var. Ben bu güç sahiplerini idam mı edeyim? Yoksa sürgün mü edeyim?” Aristo şöyle  cevap verir: “Onları ne idam et, ne de sürgün et! Bu işin tek çaresi var: Bunların her birine ufak ufak beylikler ver. O beyliklerin sınırlarında anlaşmazlık noktaları bırak İleride onları birbirine düşürecek şekilde sınırlar belirle. Eğer o beylik sahipleri büyük bir ırka sahip ise, onları da aşiretlere bölmek suretiyle daha küçük beylikler oluştur. Eğer bu plânı uygulayabilirsen, o zaman aralarında sınır ve ırk meseleleri devamlı kavga sebebi olur. Hem aralarında bazı maddeleri de tartışmalı yani ortada bırak. Ta ki, onlar o maddeler üzerinde bölünsünler ve sonuçta senin hakemliğine başvurmak zorunda kalsınlar. Böylece senin egemenliğin devam eder.”

Dikkat edildiğinde İngiltere ve Amerika’nın İslam topraklarında uyguladıkları politika; Aristo’nun Büyük İskender’e yaptığı tavsiyenin aynısıdır. İngiliz ve Fransızlar, Aristo’nun Büyük İskender’e verdiği bu cevabı kendilerine prensip edindiler ve şöyle dediler: “Bazı koşullara bağlı olarak göstermelik bir özgürlük vererek Müslümanlara devlet kurma hakkını verelim. Böylece sömürgeciliği kaldıralım. Çünkü, sömürgeciliği böyle devam ettirmemiz mümkün değildir.”

Bu plan, o günden bu güne kadar uygulanmış ve uygulanmaya devam etmektedir. Nitekim günümüzde dünyanın başına bela olmuş ve kangrenleşmiş Orta Doğu ülkelerindeki sorunlar; bu planın özenle uygulanmış ve uygulanmakta olmasından kaynaklanmaktadır. Bu planın ilk aşaması olarak Batı, dünyadaki İsrail kavmini planlı bir biçimde Filistin’e yerleştirme planını yavaş yavaş uygulayarak bugünkü sorunların sebebi olmuştur. Önce toprak satın alarak, daha sonra yerleşip yavaş yavaş ayağını uzatarak yerini genişletme yoluna gitti. Dünyadaki bütün İsrail kavmine ait olan sermaye sahipleri güç birliği halinde bir taraftan toprak satın alarak diğer taraftan da ufaktan ufaktan çaktırmadan Filistin’e yerleşerek yerlerini genişletmeye çalıştılar. Önce misafir gibi davrandılar; ancak güçlendikçe Filistinlilere diş göstermeye başladılar. Bu misafirler zamanla ayaklarını öyle uzattılar ki rahatsızlık vermeye başladılar. “Dağdan gelip bağdakini kovma”ya başladılar. İş, Filistinlilerin iyi niyetle, iyi ilişkilerle, iyi konukseverlikle besledikleri konukları “Besle kargayı gözünü oysun!” durumuna geldi. Anlayacağımız; Filistinliler “Koynunda yılan besleyenler!” durumuna düştüler.

Şimdi ne olacak? Olacağı şu: ABD ve AB ülkeleri Büyük Orta Doğu Projesi’ni gerçekleştirmeye başlayacaklardır. Orta Doğu’ya egemen olma planı... Neden? Neden gün gibi ortada: PETROL ve Doğu Akdenizdeki DOĞAL GAZ!

Şu kesin bilinmelidir: Filistin’e saldıran ABD ve AB’dir. Orta Doğu’yu egemenliği altına alıp zenginlik kaynaklarına el koyarak kanını emmek isteyenler de bunlardır. İngiltere ABD’nin dedesi; ABD İsrail’in babasıdır. İsrail İngiltere’nin sırtı sıvazlanan torunu ve ABD’nin şımarık çocuğudur. ABD başkanının 18 Ekim 2023 günü gelip çocuğunun saçlarını okşayıp daha sonra da İngiltere başbakanının İsrail’i ziyaret edip biricik (!) torununun sırtını sıvazlaması ve “Ben senin arkandayım!” demesi bu iddiamızı ispatlamaktadır. Yine ABD’nin dış işleri bakanının da: ”Ben bakan olarak değil, bir kardeşiniz olarak geldim!” demesi de bu görüşümüzü desteklemektedir.

BM’de ABD’nin güdümünde göstermelik bir kuruluştur. Üstelik ABD ve avanelerinin veto silahı vardır. BM ateşkes kararını oylamaya sundu ve ABD veto etti.

       Tek çare, dünyada zulme, haksızlığa karşı olan vicdanlıların zalim ve acımasızlara, hak tanımazlara karşı birlik olup karşı çıkmalarıdır. Sorun sadece Filistin’in veya Orta Doğu’nun sorunu olmaktan çıkmıştır. Sorun, insanlık sorunudur. Dünya insanları susmamalı! İnsanlar bilmelidir ki: Sustukça sıra onlara da gelecek! Bugün Filistin yarın sen! Bunu unutma ey insan!

Unutmayın ey insanlar: “Büyük balık, küçük balığı yutar!”



Bu yazı 1432 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI