Bugun...


Mehmet Şerif Cebe

facebook-paylas
ARMAGEDDON HAYALİ
Tarih: 18-05-2024 00:01:00 Güncelleme: 18-05-2024 00:01:00


 

Armageddon, dünya Evanjelistlerinin ve Siyonistlerinin Filistinde bulunan Geddon Tepesi’nin (dağı) bulunduğu antik kentte kıyamete yakın/öncesi/kıyametin gelmesi için ön hazırlık/kıyametin bir an önce gelmesini sağlayan dünyayı toz duman edecek bir savaşın adıdır. Bu savaşın olması için Evanjelistler acele ediyorlar. Hristiyan olan evanjelistlere göre Hz. İsa (a.s.) gelip bu savaşı sona erdirecek ve şu an dünyanın içinde bulunduğu karışıklığı ortadan kaldırıp başlangıçtaki sorunsuz, insanların memnun ve mutlu olduğu bir dünyayı yeniden kuracak(!) Siyonistler de İsrailiyat ya da Evanjelist hayallere benzer hayaller peşindeler ve onlara göre de Hz. Davut (a.s.) gelip dünyadaki olumsuzlukları bitirecek... Burada ilginç olan; iki ayrı ilahi kaynaklı dinin farklı hayallerle aynı tarz hayallere inanmasıdır. Şimdi sıkı durun daha ilginç ve kabul edilemez olanı size söyleyeyim: Müslümanların da bu hayal peşinde koşanları üzülerek belirteyim ki olmasıdır. Müslümanı hayal kırıklığına uğratacak, duygu dünyasını alt üst edecek bir inanış tarzı!Müslümanların bazılarının da bu inancı taşıyor olmaları bir yüz karasıdır. Bu Armageddoncu Evanjelistler, bu hayallerini Kur’an’ın yolunda olduğunu iddia eden ancak İslamı Kur’an’dan öğrenmeyip İsrailiyat ya da Evanjelistiyat dediğimiz kaynaklardan öğrenmeyi yeğleyen  Müslümanlara da aşılamışlardır. Bizimkilerden de kıyamete yakın Mehdi gelecek ve Deccal’la savaşıp dünyanın düzenini sağlayarak barış getirecektir diye inanalar var! Oysa Müslümanlar da dahil olmak üzere Hristiyanlar ve İsrailoğulları (Gececioğulları) ön yargılardan sıyrılarak Kur’an’ı okusalar ve anlamaya çalışsalar gerçeğin gün gibi ortada olduğunu görecekler. Günümüzde insanlığın elinde ilahi kaynaklı olup tek bozulmamış kitap olan Kur’an’ı referans alsalar  böyle bir hayalin olmadığı gün gibi ortada olduğunu görecekler!

Bunu niye anlatıyorum, şunun için: Bugün dünyanın başına; özellikle de Filistin’in başına bela olmuş ve başta Gazze’de ve Filistin’in diğer bölgelerinde sergilediği vahşetlerle/bağnazlıklarla/ Firavunluklarla/ Nemrutluklarla/Hitlerliklerle Orta Doğu’nun can damarı Filistin Toprakları’nı ateşe vermeleri ve bütün sözüm ona uygar ülkelerin ve adı Müslüman olan korkakların da iyi birer seyirci olmaktan başka tın etmedikleri “Firavunsal Bir Soykırım” sahneleniyor olması ve Siyonistlerin de bundan cesaret alarak işi daha da ileri götürmeye çalışmalarına dikkat çekmek içindir! Siyonistlerin, Filistinlileri yurtlarından kovarak kendilerinin oraya yerleşip söz konusu hayallerini gerçekleştirmeye akılları sıra hazırlık yapmaya çalıştıklarına dikkat çekmek içindir! Evet yanlış anlamadınız, bugün Siyonist İsrail ve destekçisi Evanjelist ülkelerin başı BATI, buna hazırlık yapıyor. Bu hayalin ilerisi de var. O da “Vadedilmiş Topraklar” hayalidir. Bunu da Armadeddon Savaşı’ndan sonraki aşama olarak hayal ediyorlar.

İsrail’in hayali budur; ancak dedesi ve babası olan BATI’nın da hayali vardır. Torunu ve oğlu olan İsrail bunları yaparken kendisi de Büyük Orta Doğu Projesi’nin ilk aşamasını gerçekleştirmeye çalışıyor. Öyle ya büyüğe büyük iş yakışır. Ancak bu büyük hayaller için küçük çırakların altyapıyı oluşturması gerekir. Sonuçta şimdilik zaten hep beraber yararlanacaklar. Şimdilik diyorum çünkü ileride ne olacağını kimse kestiremez. Çıkarlar çatışmasında kimin nereye savrulacağı, kimin nerede su içeceği belli olmaz... “Çakalların arkadaşlığı leş bulana kadardır!” Geçmişte Hz. İsa’ya (a.s.) düşman olan İsrailoğulları’nın bugün ne hikmetse İsevilerle/Hristiyanlarla/Evanjelistlerle dost oluşları bu tezime örnektir. Öyle ya, Hz. İsa’yı (a.s.) öldürüp çarmıha germek istediler, ancak bugün ayrılmaz ikili kanka olmuşlar! Burada inanılmaz bir çelişkiye değinmeden geçemeyeceğim: İsrailoğulları hem Hz. İsa’yı (a.s.) öldürdük deyip ellerini ovuşturdular ve çarmıha da gerip insanların da bu öldürme olayına tanık olmasını sağlamaya çalıştılar! Ancak bugün; “Hz. İsa (a.s.) tekrar yeryüzüne gelecek!” deyip çelişkinin en alasını sergiliyorlar. Hani öldürmüştünüz! Ölenin tekrar ne zaman dirileceği kutsal kitaplarda bellidir. Dirilme; ancak kıyamet günü yani mahşerin gerçekleşme zamanında olacaktır.

Şunu iyi bilmemiz gerekir: Dostluklar da sürekli olmuyor; düşmanlıklar da... İnsanların/devletlerin/İmparatorlukların (ABD, Rusya, Çin) çıkarlarının ne zaman çatışacağı ve bünyelerindeki ülkeleri ortada yapayalnız bırakıp sorunlarla baş başa bırakacakları belli olmaz... Petrol ve diğer yer altı ve yer üstü zenginliklerini elde edip kursağına indirmek ve dolayısıyla dünya egemenliğini kurmak hayaliyle yatıp kalkmak... Armageddon savaşının gerçekleştirilmesi hayaliyle yaşamak... Zaten dünyadaki savaşların, olumsuzlukların kaynağı bu olumsuz hayallerdir. Krallar, İmparatorlar, Tiranlar, Nemrutlar, Firavunlar kısaca dünyayı egemenliklerine geçirmek isteyen zorbalar da hep hayal etmişlerdir. Elbette ki hayali yermiyorum. İyi ve yararlı hayaller olduğu gibi, kötü hayaller  de vardır. Benim kastettiğim kötü hayallerdir. Yoksa dünyanın güzelleşmesi için çaba harcayan, insanlığın mutlu ve huzurlu bir hayat yaşamasını amaçlayan hayaller güzel ve olumlu hayallerdir.

Hayal vardır, dünyayı mutlu etmek içindir!

Hayal vardır, insanları kurtarmak içindir!

Hayal vardır, dünyayı yemek içindir,

Hayal vardır, dünyayı yıkmak içindir!

Allah, zalimleri yerin dibine batırsın!

 

 

 



Bu yazı 1162 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI