finans haberleri
Bugun...


Mehmet Şerif Cebe

facebook-paylas
ÖN YARGI VE BİZ
Tarih: 28-05-2022 00:02:00 Güncelleme: 28-05-2022 00:02:00


“Çözüm” kelimesi “çöz- fiil köküne “-üm” fiilden isim yapım eki getirilerek türetilen bir isimdir. ”Çöz-” fiil köküne “-(ü)l” fiilden fiil yapım (edilgenlik) eki getirerek “çözülmek” edilgen filini de türetebiliriz. Bu işlem, kelimenin yapısı yönüyle incelemesidir. Aynı kelimemizi bir de anlam yönüyle inceleyelim:

 

Çözüm:

1. Düğümü/engeli açarak ferahlık getirmek, huzursuzluğu sonlandırıp mutluluğa kavuşturmak

2. Engelleri aşacak şekilde sorun gidermek.

3. Matematikte bir problemi sonuca kavuşturmak.

Örnek: Tıkalı su kanalının önünü açmak veya su sızan boruyu onarmak.

 

Çözümden söz edebilmek için ona ulaşmanın yolu olan “yöntem” den de söz etmek gerekir. Çünkü çözüme ulaşabilmenin merdiveni; “yöntem” dir.

Yöntem ise; bir sorunu ya da problemi çözüme kavuşturmak için izlenen yol, gidiş yolu, usul tarz ve metottur.

Çözmek isterken eğer yöntemimiz/usulümüz doğru değilse ya da eksikse çözemeyiz; hatta çözeyim diye uğraşırken bir bakmışız ki “çözülmüşüz!” Budan ötürü “çözüm ve çözülmek” aynı kelimenin kökünden türedikleri halde yaptığımız işlemin niteliğine göre, olumlu ya da olumsuz anlam verdikleri gibi aynı davranışımız; yöntemimizin niteliğine göre değişik sonuçlar getirebilir. Bir davranışta bulunurken uyguladığımız yöntemin yanlışlığı ya da eksikliği sonucu yararlı olalım derken kendimize zarar verebiliriz! Problemi çözmek yerine; içinden çıkılmaz hale getirmiş oluruz. Bir yerde okumuştum: ”Vusulsüzlük, usulsüzlüktendir!” Yani insanın isteklerine kavuşamaması, başarısızlığı, yarı yolda çaresiz kalması, hedefine ulaşamaması yönteminin olmamasından ya da yanlış olmasındandır. Yönteminiz yoksa ya da yanlışsa “Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olursunuz!” Ya da “Boynuz umarken kulaktan olursunuz!”

Ancak bu şu anlama gelmemelidir: Dimyat’a pirince gitmeyelim! Elbette ki gideceğiz; ancak gittiğimiz yol doğru ve düzgün olmalı ki umduğumuzu bulalım; istediğimizi elde edelim. Aksi ise başarısızlık ve yolda kalakalmaktır. Usulsüzlük, insanı hedefine ulaşmaktan alıkoyar; düz yol varken dikenli, çakıllı, yılanlı ve çıyanlı bir yola girmiş oluruz. Hayatımız bile tehlikeye girer. Beklenmedik bir şekilde; “Kurda kuşa yem olabiliriz!”

İnsanların anlaşamamalarının temel nedeni birbirlerini anlayamamalarından kaynaklanmaktadır. İnsanlar birbirlerini niye anlamaz olurlar. Bunun birçok nedeni var. En önemli nedeni izledikleri yolun yanlış veya eksik oluşundandır. Örnek olarak birbirlerine karşı “ön yargılı” olmaları nedeniyle yöntem yanlışlığına düşmüş olurlar. “Ön yargı” adı üstünde yargılamadan karar vermek! Ön yargı insanı yargılamadan idam etmeye mahkum etmek gibidir. Oysa önce ifadesini almak gerekir insanın. İfadesini almadan ya da kişinin kendini savunmasına olanak tanımadan onun hakkında bir sonuca gitmek, o insana haksızlık yapmaktır. Bu konuyla ilgili geçmişte yaşanan bir olayı anlatmadan geçemeyeceğim. İstiklal Mahkemeleri veya Takriri Sükun Kanunu’nun uygulanması sırasında işin aceleliği bahane edilerek birçok insanın idam kararı şu şekilde verilmiştir: “İdamına, bilahire ifadesinin alınmasına karar verilmiştir!” Bu gerekçeyle; “Fırsatı ganimet bilerek!” çok sayıda ünlü alim ve seçkin insanımız idam edildi. Bu uygulamaya diğer adıyla; ”Yargısız infaz!”  diyoruz. Yani kişiler hakkında ön yargılı olanlar insanlar hakkında yargısız infaz yapmış oluyorlar. Konunun iyi anlaşılması için iki tip insandan örnek vermek istiyorum: Biri, bilgisiz, kaba, uygar olmayan, anlayışsız ve ön yargılı; diğeri ise kibar, medeni, nazik, anlayışlı iki insanı düşünelim: Kibar ve medeni olan anlayışlı davrandığında, ön yargılı, bilgisiz, yöntemsiz olan  diğer kişi bu davranışı onun kibar ve nazik oluşuna değil de korkaklığına, işi bilmezliğine, acemiliğine hatta toyluğuna yorar. Bu son derece yanlış bir yöntemdir. Karşımızdaki insanı anlayabilmemizin yolunu, yordamını iyi bilmek gerekir. İzlediğimiz yol yanlışsa vardığımız yer de yanlış olur.

İnsanlar arası ilişkilerde yöntemsizliğin getirdiği birçok sorunla karşı karşıya gelmek kaçınılmazdır. Özellikle de bir konunun aslını, iç yüzünü öğrenmeden “Balıklama atladığımız!” zaman baş aşağı düşer, ortada kalakalırız. Yardım istesek de kimse yardımımıza da koşmaz. İnsanlarla ilgili karar verirken şunu aklımızdan çıkarmamalıyız. “Dereyi görmeden paçayı sıvamamalıyız!”

 

Unutmayalım, ”Kişi bilmediğinin düşmanıdır!” Okuyucularıma hayırlı bir hafta sonu diliyorum. Kalın sağlıcakla!

 

 

 

 



Bu yazı 1412 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI