Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
Diyarbakır’ın Kalkınması İçin Ortak Akıl Zorunlu
Tarih: 08-04-2026 00:04:00 Güncelleme: 08-04-2026 00:04:00


 

 

Diyarbakır, tarihi, kültürel ve ekonomik potansiyeline rağmen uzun yıllardır hak ettiği kalkınmayı yakalayamadı.

 

Şehrimizde yıllardır aynı siyasi kadrolar koltuğunu terk etmiyor; değişim korkusu ve çıkar ilişkileri, kentin önünü tıkıyor.

 

 Mesele, sadece siyasette değil; sivil toplum, iş dünyası ve basın da bu çarkın içinde pasif ya da bilinçli şekilde yer alıyor.

 

Seçimler yapılıyor, “Demokrasi var” deniyor; ama perde arkasında hangi pazarlıkların döndüğünü halkın büyük çoğunluğu duyuyor.

 

 Karşı çıkamıyoruz; çünkü ekonomik ve sosyal güç yapıları bu süreci şekillendiriyor.

 

 Diyarbakır’daki iş insanları, çoğu zaman bu çarkın bir parçası oluyor, şehrin ortak çıkarları değil, kendi kısa vadeli menfaatleri ön plana çıkıyor.

 

Son 60 yıldır aynı isimlerin yönettiği bir Diyarbakır…

 

Bu isimler, şehrin kalkınmasına ne kazandırdı?

 

Kaç nesil, kirli siyasetin kurbanı oldu?

 

Şehir,  ne yazık ki, rüşvet, kayırmacılık ve küçük çıkar ilişkilerinin esiri hâline geldi.

 

 

Diyarbakır’ın kalkınmasını, sihirli değnekler bekleyerek değil, şehrin ve  iş insanlarının ortak aklıyla gerçekleşebilir.

 

 Elimizdeki kaynaklar, fırsatlar ve yetenekler yeterli; fakat bunları kullanacak vizyona sahip yeni simalara ihtiyaç var.

 

 Bacasız fabrikalar yerine kentin gerçek üretime, istihdama ve yenilikçi iş sahalarına ihtiyacı var.

 

 Her köşe başında açılan cafeler ve kıraathaneler, işsizliği gizlemeye yetmiyor.

 

 

Yerel basının güçsüzlüğü, uzun yıllardır ekonomik ve siyasi yapıların işine yaradı.

 

Basın, sadece yönlendirilen haberleri yapıyor; halkın gerçek ihtiyaçlarını, iş insanlarının ve STK’ların hatalarını sorgulanmıyor.

 

Basın reel, objektif ve bağımsız olmazsa, şehrin kalkınması için mücadele etmek mümkün değil.

 

 

STK’lar ve spor kulüpleri, kentin kalkınması için kritik öneme sahip yapılardır.

 

 Diyarbakır’da bazıları, ne yazık ki kendi çıkarları şehri  kullanıyor; spor ve sosyal hayat, Diyarbakır'ı siyasî oyunların kurbanı hâline getiriyor.

 

Sivil toplum, ailelerin arka bahçesi olmamalı, şehrin sorunlarına çözüm üreten güç merkezi olmalı.

 

 

Şehrin kalkınması, sadece yöneticilere bırakılacak bir mesele değildir.

 

Oda üyeleri, iş insanları ve vatandaşlar, kimleri seçtiklerini, hangi STK’ları desteklediklerini bilmeli; körü körüne oy vermekten kaçınmalıdır.

 

 Diyarbakır ekonomisi, ancak halkın bilinçlenmesi ve birlikte çalışmasıyla ayağa kalkabilir.

 

Şehrimiz için artık zaman daralıyor.

 

Engelleri kaldırmak, ekonomik fırsatları yaratmak ve yeni simaları desteklemek bizim elimizde.

 

 

Diyarbakır insanı, bacasız fabrikaların, kahve köşelerinin değil, üretim ve istihdamın ihtiyaç sahibidir.

 

Artık seçimlerin değil, ortak aklın ve gerçek kalkınmanın zamanı gelmiştir.



Bu yazı 1419 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI