Bugun...


Muharrem Mermutlu

facebook-paylas
İletişim araçları ve toplum
Tarih: 22-09-2021 00:02:00 Güncelleme: 22-09-2021 00:02:00


Kitle iletişim araçlarının bu kadar öne çıkması halkın bilgilenmesinin önünü açmıştır. Eskiden anlatım yoluyla elde edilen bilgi güven üzerine şekillenirdi. Toplumda emin olma sıfatı doğruluk ehemmiyetli bir durumdu. Haberler bilgi söyleyen kişiliğe göre karşılık bulurdu. Her kes yerini ve haddini bilirdi. Toplum değerler silsilesi ile şekillendirdi. Topluma yön veren toplumsal değerlerdi. Bugün iletişimdeki bilgi akışı ve ulaşım hızlılığı beraberinde bilgi kirliliğinide öne çıkarmaktadır. Değerler ile şekillenen toplumları işgalci batı bu değerlerin erozyona uğraması için bir çok yalan ve akılları karıştıracak bilgilerle toplumu ifsada götürmektedirler. Öncelikle aile yapısını çökmesi için kadını kocaya evladı anneye babaya karşı özgürlük adı altında isyana ve anlaşılması zor taleplere yönlendirdiler. Buna kuşaklar arası fark adı altında ayrı anlayışları beslediler. Huzur toplumdan uzaklaşan bir değer oldu. Toplumların felaketi aile yapılarının bozulması ile başlar. Bu gün toplumumuzda en hızlı erozyona uğrayan aile yapılarımızdır. Giyim kuşam dan savunulan fikirlere hatta yaşam pratiği bunun en net göstergesidir. Kendini bu cerayandan muhafaza ettiğini düşünen aileler ise internet ve iletişim araçları ile çocuklarını kurtaramamaktadırlar.  Bilinç kuşatması altında olan gençliğimiz baba ve anneleri ile münasebetleri ayrı kendi hayal dünyası ve arkadaşları ile ayrı bir dünyadalar. Bu sosyal endikasyonu ciddiye alıp toplumun yönünü tekrardan bu ifsat bataklığında kurtarmak gerekir. Toplum çok hızlı içi boş heva ve hevesine esir batı taklitçisi bir hale bürünmüştür. Duyarlı ve inançlı kesimler toplumumuzu inşa eden değerlerimize dönmesi için çalışmaları gerekmektedir. Cinsellik uyuşturucu giyim ve kuşam daki hadsizlik yeme ve içmede ki israf arkadaş ilişkisindeki seviyesizlik cinsiyet farklılığının göz ardı edilerek kurulan münasebetlerin aileler tarafından görmezden gelinmesi yada baş edilememesi toplumun felaketi olmuş durumda. TV ekranlarındaki filimler diziler programlar bunu tetikleyen besleyen sebeplerdir. Bunun bir kontrol mekanizması yoktur. Dizilerdeki oynanan karekterlerin toplumdaki yansımalarını bugün çok net görebilmekteyiz. Çarpık ilişkiler boşanmalar aldatmaların zeminini bu diziler oluşturmaktadır.  Toplumdaki ekonomik sıkıntılar ve çocukların  taleplerine yetişememe aileleri sıkıntıya sokmaktadır.

Sanal ortamda Dinlenilen müzige oynanan oyuna yada yapılan muhabbete baktığımızda birbirini etkileyen ve ana hedefi toplumu ifsat etmek isteyen batı kaynaklı bilgi akışı gençliğimizi şekillendirmektedir. Bu iletişimden ailelerin haberi yok iken haberdar olmaya başlandığında da yapılacak bir şey kalmamıştır. Bu akıllı telefonlar gençliğimizi toplumumuzu esir almış durumda. Düşünmeden okumadan tarihimizden değerlerimizden bizleri koparıp basit kişilikler haline sokmayı başarmış durumdalar. Maddiyatın rekabetin heva ve hevesin öncellendiği bir toplum inşa etmeyi başarmış durumdalar. Kin haset bencillik enaniyet çok bilmişlik kıskançlık duyguları temelinde yalancılık üzerine bir ilişki gelişimine ön ayak olan batı anlayışı toplumu kuşatmış durumda. Paranın hükmünün ağır olduğu bir toplum haline gelindi. Değerleri hiçe sayarak ilişkilerdeki hasutluk maddiyatın gücüne meyyalliği öncellemektedir.

Kendine bir misyon ve farkındalık payesi bicen kesim  bu hastalıktan kendini muhafaza edememektedir. Bir çok yapı içinde ki kişiler dahi yapının gücünü yada itibarını kendi çıkarı için kullanmaktan geri durmamaktadır. Bunun temel sebebi kabullerde ki değerlere karşı samimiyetsizliktir.  elindeki imkanları kendi çıkarlarına feda etmesidir. Bir toplumu ifsada götüren gemi yalandır. Yalanı hayatın ayrılmaz bir parçası haline getirmiş bireylerin oluşturacakları toplumlar bu felaketten kendilerini kurtaramazlar. Çocuklarını da kurtaramazlar. Bu acizliklerini gündelik siyasi yada güncele dayalı konuları konuşarak kendini tatmin etme kandırma ile günü geçirmeye çalışırlar. Bu uğraş toplumun sorunlarına çözüm üretmeden çok çözümsüzlüğü derinleştirirler. Toplumumuzun bu hale geldiği  gerçeği ile öncelikle toplumumuzun düzelmesi için bizlerin düzelmesini kabulunü yaşamak gerekir. Geç kalınmış bir durum yok bizler kendimizi düzeltirsek toplum düzelir.  Yeryüzünde tekrardan bir saadet iklimini oluşturabiliriz. Adalet hakkaniyet ve kardeşlik duygularını yaşayıp bu havayı halklara teneffüs ettirerek yeni bir başlangıç yapıla bilinir.



Bu yazı 1493 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI