Bugun...


Ramazan Aktaş

facebook-paylas
Corona Virüse Karşı Mücadelemiz
Tarih: 11-10-2020 18:57:00 Güncelleme: 11-10-2020 18:57:00


Çin’in Wuhan eyaletinde Corona virüsü ilk olarak ortaya çıktığında birçok kişi sadece Çin’le sınırlı kalacağını düşündü oysaki çok kısa sürede Çin’den çıkıp kıtaları ve okyanusları aşarak ülke, ülke yayılmaya başladı. Ülkemize de geldi mi, gelecek mi hazırlıklarımız tamam mı tartışmaları sürerken 11 Mart’ta bir vatandaşımızın corona virüsüne  yakalandığı açıklandı. İlk vakadan sonra da günden güne vaka sayısı katlanarak arttı. Bu artışlar beraberinde birçok tartışmayı da getirdi. Muhalif kesimlere göre hiçbir tedbir alınmadı. Yapılan ihmallerden dolayı  corona virüs ülkemizde de görüldü.

Benim düşüncemse hiç de öyle değil corona virüsüne karşı adeta bir savunma savaşı, bir kurtuluş savaşı verilmeye başlandı. Özellikle sağlık çalışanlarımız takdire şayan bir özveri ile çalışmaya başladılar. içeride bu mücadeleyi verirken, dışarda da zor durumda kalan ülkelere de yardım elini uzatmayı unutmadık.

Corona virüsü karşı savunma savaşında  o kadar başarılıydık ki başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere, dünyanın takdirini kazanmayı başardık herkes elini taşın altına koydu yardım paketleri hazırlanmaya başlandı. Herkes ekmeğini kardeşiyle, dostuyla, komşusuyla paylaşmaya başladı. Birbirimize o kadar kenetlendik ki kırgınlıklarımızı dargınlıklarımızı bir kenara atmaya başladık. (Tabi ki her zaman olduğu gibi bu süreçte de çürük elmalar olacaktı. Oldu da.)

Corona virüsüne   karşı evet çok güzel bir savunma savaşı veriyorduk. Ta ki gece yarısına yakın sokağa çıkma yasağı olacağı açıklanana kadar. Sonrası büyük bir hayal kırıklığı cephedeki mevzilerimizi bıraktık fırınlara, marketlere, kuruyemişçileri, akın ettik. Unuttuk sağlık çalışanlarının bizim için gecelerini gündüzlerinde kattıklarını, unuttuk, unuttuk, sosyal mesafeyi unuttuk. Verdiğimiz mücadeleyi unuttuk. Oysaki sokağa çıkma yasağı sadece 2 gün sürecekti. 2 gün, sadece 2 gün unuttuk. Bir ekmek için birbirimizi bıçakladık.  Yetmedi, fırıncıyı dövdük. Yetmedi  birbirimize hastalığı enfekte ettik.

Şimdi birileri de çıkacak iyi güzel de gece yarısına saatler kala sokağa çıkma yasağı ilan edilir mi?  Diyecek. Varsayalım ki yanlış bir karar ve yanlış bir saatte açıklandı. Bu yanlış karardan ötürü verdiğimiz mücadeleyi bir kenara atmamızı gerektirmez ki. Hem 2 günlük bir süreç için herhalde hepimizin evinde hiçbir şey yoksa da biraz zeytin ya da biraz peynir, ya da  yiyecek herhangi bir şey vardır herhalde ya da artık olanla yetinemiyor muyuz? İlla her gün çikolatalarımızı, kahvemizi türlü türlü tatlılarımızı  yemeden yaşayamayacağımızı mı düşünüyoruz.  Ya da Çanakkale Savaşı’nda Ecdadımızın menüsünü unuttuk. Hem onlar o menüleri yiyip evde yan gelip yatmıyor. Bu ülke için süngü savaşı veriyorlardı. Çanakkale Savaşı sırasındaki iki günlük yemek menüsünü paylaşmak istiyorum. Belki yasak açıklanınca marketlere çikolata için, gofret için, cola, kahve için, koşanlar bakıp biraz utanır.



Bu yazı 3719 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI