Bugun...


Sinan Şahabettin Altmışkara

facebook-paylas
Erdoğan’ın etrafını etten saran güruh!
Tarih: 26-07-2021 00:01:00 Güncelleme: 26-07-2021 00:01:00


Bir toplum lider doğuramıyorsa veya liderini koruyamıyorsa o toplumda sorun vardır. Lider, toplumun babası ve hamisi hükmündedir. Baba ile evlat ilişkisi diyalogsuz ve kopuk olamaz. Makam ile liderliği ayırmakta fayda vardır. Kişi, başkan, makam sahibi veya patron olabilir, onun bu pozisyonu onu lider yapmaz. Kişi liderlik vasıflarından yoksun ise makamını doldurmak için kendini çok hırpalar. Hz. Ömer bu durumu (R.A) ne güzel dile getirmiş; “Kişiliğini makamdan alanlar, makamdan sonra kişiliksiz kalırlar.”

Lider, ehliyet ve liyakat düsturu ile toplumun menfaatini gözeten kişidir; topluma ışık tutan, toplumu yönlendiren, yeni ufuklar açan büyük hedeflerin planlayıcıdır; kararları takımıyla beraber verir, misyon ve vizyon sahibidir; geleceği öngörebilme yeteneğine sahiptir; başarının tüm çalışanlara ait olduğuna inanır; istişarede hayat olduğuna iman etmiştir. Konumuza matuf Recep Tayyip Erdoğan’ın tüm bu liderlik vasıflarını bünyesinde taşıyan ve son elli yıllık muhafazakâr ve İslami geleneğin yetiştirdiği, müstesna bir lider olduğuna inanıyoruz.

Erdoğan, Kemalist vesayetin, askeri cuntanın ve İpi NATO gladyosunun elinde olan derin devletin baskısıyla on yıllarca süregelen zulüm ve tahakkümü sona erdirmek için -adeta berrak suyun üzerini kapatan köpüğün temizliğini yaparcasına-  milleti ve dindaşı için mücadele veren bir liderdir.

İlhamını Asım bin Sabit  isimli sahabeden alan, asım neslinin hayalini kuran edebiyatçı, şair, siyasetçi, araştırmacı yazar, muallim, sanatçı gibi birçok emektarın emeği ile bugünlere geldik. Yedi güzel adamdan biri olan Cahit Zarifoğlu:

“Üstadım bayrama ne keseyim? Dedi kurbandan ne keseceğinden önce; gıybeti kes, kul hakkı yemeği kes, yalan söylemeyi kes, haram yemeği kes, adam kayırmayı kes, mukaddes kitabımızla insan kandırmayı kes, israfı kes, insanı insandan ayırmayı kes, kısacası tüm kötülüklerle irtibatını kes. Bunları kesmezsen, ne kesersen nasıl kesersen kes; beyhude. Üstadım dedim bayrama ne alayım? Dedi: Bir kaç piri faniden gönül. Bir kaç çocuktan gülücük alabilirsen. Bir kaç fakirden de dua al.” İlhamını bu gönül zenginlerinden alan bir hareketin pirüpak olmak gayesiyle, içeriye sızan tüm pis suyun tahliye edilmesi elzemdir.

Evreleri tedricen geçmek, başarının anahtarıdır.

Yanlış yoldan doğru adrese gidilmez. Hakeza arızalı araçla menzile vaktinde gidilmeyeceği de sır değildir. Pata küte mücadelelerle genel temizlik yapıldıktan sonra ince temizlik dediğimiz ayrıntılı temizlik yapılmadığında, temizlik tam olarak yapılmış olmaz. Binaenaleyh en can alıcı mesele, liderin toplumla olan iletişim damarını koparma girişimidir. Bu girişimim ana sebebi, ayrıntılı temizliğin nihayete ermemesi içindir.

Başarılı bir liderin karşısında duran tüm art niyetlilerin, atıl durduklarını, bir şey yapmadıklarını, mücadeleyi farklı mecralara kaydırmak veya vites küçültmek için emek vermediklerini düşünmek saf dilliliktir. Hakeza münafık şahsiyetli kişilerin nemalanmak adına takmayacakları maske yoktur. Bu tiplerin vakti geldiğinde herkesten daha çok partizanlık yaptığı ve daha şedit kralcı olduklarına şahit oluyoruz.

Siyasetin ticari bir meslek olduğunu varsayanlar ve dahi hizmet olduğunu kavrayamazlar.

Menfaat için önemli saydıkları bilgileri saklamayı veya karartmayı görev edinenleri; korumak amacıyla çevresinde kalabalık insan biriktirmeyi; bir işte bilgisiz olmasına rağmen herkesten önce ortaya atılmayı; işgüzar ve edepsiz kişilerin protokol ve organizasyon için yaptıkları ayak oyunlarını, lidere etten duvar örme çabalarının bir sonucu olarak gözlemleriz.

Bir asırdır Kemalizm’i meslek edinmiş bir güruhun varlığını bilmeyenimiz yoktur. CHP’yi kanser hücresi gibi bitiren bir diğer mesele ise içerdeki menfaat çekişmesidir. Amiyane tabirle ekmek parası için CHP saflarında boy gösterenlerin sayısı, azımsanmayacak kadar çoktur. Bu konu ile konumuz arasında nasıl bir bağlantı vardır diye soracak olursanız? İktidar olan bir partinin içinde de buna benzer art niyetli menfaatperest insanların olması kadar doğal bir şey olamaz.

 

İslam tarihinde Mekke döneminde fakirlik ve zulüm söz konusu olduğunda münafıklardan söz edildiği görülmemiştir. Medine İslam Cumhuriyeti’nde Müslümanlar iktidar ve güç sahibi olunca, münafık lobisinin gücünü artırdığı anlaşılıyor. Bu kural günümüz içinde geçerli bir kaidedir, bugün Ak Parti teşkilatlarını kemiren en büyük dert dahi budur.

 

Sadece menfaat için sızan güruhtan bahsedersek asıl lobiyi ıskalamış oluruz. Milletin temel dinamiklerine dinamit döşemek isteyen dış mihraklar ve onların içerdeki uzantıları olan ucuz insanlar, bir şekilde içeri sızarak iktidara zarar vermektedirler.

 

Lider,  yalan-yanlış brifinglerin kurbanı olabilir.

 

İslam tarihinde tebdili kıyafet ile teftişe çıkan liderler, yakınlarındaki insanların kendilerine yanlış bilgi verdiklerine şahit olmuşlardır. Vatandaşın tebdili kıyafet ile sahaya çıkan lidere söyleyecekleri hayati derecede önemli bilgiler vardır. Ansızın istediğiniz eve misafir olarak gitmenin teknik olarak alt yapısı icat olduğundan bu yönteme hacet kalmamıştır. CİMER, beyaz masa, BİMER vs. gibi iletişim ağlarındaki aksaklık bu soruna merhem olamamıştır. Mesela CİMER’e bir kurumu şikâyet ettiğinizde, önce ilgili kuruma soru yöneltilir. İlgili kurum nihayetinde şikâyetçi kişi ile ilgili bilgileri aldığından konu öyle bir hal alır ki, bırakın çözümü şikâyet edenin mağduriyetinin artığına şahit olursunuz. Teklifimiz canlı bağlantı yoluyla farklı toplum gruplarına erişim sağlamak kaydıyla, onların sorun ve sıkıntılarını birebir dinleyecek çözüm masalarının kurulmasıdır. 

 

Kötüler kadar cesur olmayanlar, tarihi değiştirmeye muktedir olamazlar!

Bürokrasiye ve teşkilatlara sızan kötü niyetli menfaatperest güruh ve vesayet odaklarının sızdırdığı münafık lobisinin, gözle görülür ızrarları masaya yatırılması gereken fizibilite kıymetindedir. İktidardan nemalanmak için birbirleriyle yarışan bürokrat ve siyasetçi münafıklar, asıl düşmanların ekmeğine yağ sürerken, vatan hainleri ile aynı safta olduklarının farkındalar mı? Bilinmez. Fakat ağacın kurdu ağaçtandır atasözünü sırtlayan bu gerzeklerin, sadece Erdoğan’a değil; vatana, millete ve de ümmete hainlik ettikleri açıktır.

Erdoğan’ın "Elbette 20 yıllık bir siyasi partinin içinde kendini dışlanmış hissedenler, belki kalbi kırılanlar, farklı sebeplerle teşkilattan ayağı soğuyanlar olabilir. Bize düşen en önemli görev, bu kardeşlerimizi tespit edip, iletişim kurarak, gerekirse ayaklarına giderek yeniden davamıza kazandırmaktır" dediği insanları kazanmanın yolu, bu zararlı lobilerden arınmaktan geçiyor.

Lideri ile halkın arasına duvar örme çabalarının, ‘doğruya erişme, hakikate ulaşma ve akabinde müdahale edilmesini önleme’ gibi ince hesaplar vardır.  Bu lobilerin, halkın derdi, tasası ve sıkıntısı ne kadar artarsa, o kadar yol kat edecekleri gibi kanıları vardır. Milletin lideriyle arasındaki bağını koparmak hem millete ve hem de lidere yapılacak en büyük kötülüktür. Et tekraru ahsen velev kâne yüz seksen atasözü gereği, yüz seksen defa ikrar edeceğiz: Kötüler kadar cesur olmayanlar, tarihi değiştirmeye muktedir olamazlar!



Bu yazı 2163 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI