Bugun...


Yasin Güler

facebook-paylas
İlahi Adaletin Önünde Kimse Kurtulamaz
Tarih: 24-06-2024 00:02:00 Güncelleme: 24-06-2024 00:02:00


 

Dört büyük dinin de ortak öğretilerinde, hırsızlık yapan, kul hakkı yiyen, toplumun işleyişini sekteye uğratan ve her türlü haksızlığı yapan kişiler büyük bir günah işlemiş sayılırlar. Özellikle devlet çalışanı olup beytülmaldan çalan, kendine, ailesine veya bir yakınına ayrıcalık sağlayanlar, her ne sebeple olursa olsun bir cana kıyan veya cana kıymasına aracı olanlar, zulmü gördüğü halde gözünü kapatan ve bildiği halde bilmemezlikten gelenler Allah’ın huzurunda ağır bir vebal altındadırlar. Faiz yiyen, faizli veya içkili yerlerde çalışan ve kendi canına kıyan kişiler de bu büyük günahkârlık halkasında yer alır.

Bu günahkârların, insanların iyi niyetle söyledikleri "Allah rahmet eylesin" sözleriyle kurtulmaları mümkün değildir. Çünkü günahları affetmek, yalnızca Allah’ın takdirindedir ve kimsenin şefaatiyle mümkün olmaz. Allah, son peygamberi ile son sözlerini Kur’an-ı Kerim’de zikretmiştir ve O’nun hükmü herkes için geçerlidir. İnsanların dine uygun yaşayıp yaşamamalarının sorumluluğu, Allah’ın koyduğu kurallara uymalarına bağlıdır.

Ne kendinizi kandırın ne de günahı normalleştirecek, sanki affedilecekmiş gibi söylemler yaparak insanları sahih bir tövbeden alıkoyarak cehennem kapılarını açmayın. Hem kendinize hem de yakınlarınıza bu şekilde cahillikle sebep olmayın. İnsanları yanlış yönlendirmek, onların ebedi hayatlarını tehlikeye atmak demektir. Herkes kendi yaptıklarından sorumludur ve kimse başkasının günahını üstlenemez. Ancak, yanlış yönlendirenler de bu günahın bir parçası olacaktır.

Özellikle din adına konuşan ve insanları etkileyen kişilerin söyledikleriyle değil, Allah’ın emirleriyle hareket edilmelidir. Cübbelerine sarıldığınız kimseler sizi cennete götüremez; yalnızca size doğru yolu gösterebilirler. Yolunuza, doğru yolda olanlarla birlikte sımsıkı sarılın ve ilahi adaletten sapmayın.

Unutmayın ki, Allah’ın adaleti şaşmaz. Günah işleyenler, bu dünyada veya ahirette mutlaka cezalandırılacaklardır. Bu yüzden aklınızı başınıza alın, doğru yoldan sapmamaya gayret gösterin ve başkalarının sizi yanlış yönlendirmesine izin vermeyin. İlahî hükümler ve Kur’an-ı Kerim’in öğretileri daima rehberiniz olsun.

Günah işleyen kişiler, eğer sahih bir tövbe ile Allah’a yönelmezlerse, ne bu dünyada ne de ahirette huzur bulabilirler. Allah, merhametlilerin en merhametlisidir, ancak bu merhamet, sahih ve samimi bir tövbe ile O’na yönelenler içindir. Bu yüzden, hayatınızı ilahi hükümlere göre düzenleyin, yanlışlardan uzak durun ve Allah’ın yolunda sağlam adımlarla ilerleyin. Aksi takdirde, hem bu dünyada hem de ahirette büyük bir hüsranla karşılaşmanız kaçınılmaz olacaktır.

İnsanlar arasında yaygın olan "Allah rahmet eylesin" sözlerinin ardında yatan gerçekleri sorgulamak önemlidir. Hırsızlık yapan ölüyor, "Allah rahmet eylesin" deniliyor. Kadın pazarlayan ölüyor, "Allah rahmet eylesin" deniliyor. Faiz yiyen, uyuşturucu madde kullanan veya her türlü ahlaksız grupların içinde olanlar ölüyor, "Allah rahmet eylesin" deniliyor. Bu durumda bile, imam musalla taşında sorduğunda herkes, "iyi bilirdik" diyor. İmam da cenazeyi tanımadığı için namazını kılıyor. Böyle bir din hangi kitapta var?

Ölüm, her insan için kaçınılmaz bir son. Ancak ölümden sonraki hayat, kişinin bu dünyada yaptıklarıyla şekillenir. İnsanlar arasında ölen her bireye "Allah rahmet eylesin" demek, aslında merhamet ve iyi niyetin bir ifadesidir. Ancak, bu ifadenin gerçekte kişinin yaptığı günahları affettireceği anlamına gelmez. Allah'ın adaleti, insanların iyi niyetli sözleriyle değişmez. Günah işleyen kişiler, bu dünyada ve ahirette mutlaka yaptıklarının hesabını vereceklerdir.

Din adına konuşan kişilerin söyledikleriyle değil, Allah’ın emirleriyle hareket etmek gerekmektedir. İnsanlar, dini liderlerin veya toplumun önde gelen figürlerinin cübbelerine veya unvanlarına sarılarak kendilerini kurtarabileceklerini düşünebilirler. Ancak bu, büyük bir yanılgıdır. Bu kişiler sizi cennete götüremez; yalnızca doğru yolu gösterebilirler. Doğru yolda olanlarla birlikte sımsıkı sarılmalı ve ilahi adaletten sapmamalısınız.

Unutulmamalıdır ki, herkes kendi yaptıklarından sorumludur ve kimse başkasının günahını üstlenemez. Yanlış yönlendirenler de bu günahın bir parçası olacaktır. Bu yüzden, kendi nefsimize dikkat etmeli ve Allah’ın emirlerine uygun bir yaşam sürmeye özen göstermeliyiz. İnsanları yanlış yönlendirmekten kaçınmalı ve doğru yolu bulmaları için onlara yardımcı olmalıyız. Allah’ın rızasını kazanmak için çaba göstermeli ve günahlarımızdan sahih bir tövbe ile arınmalıyız. Çünkü Allah, tövbeleri kabul eden ve merhamet edendir. Ancak, bu merhamet ve bağışlanma, sahih ve samimi bir tövbe ile mümkündür.

İlahi adalet, insanların kendi iradeleriyle yaptığı iyi veya kötü tüm eylemleri kapsar. Bu yüzden, hayatınızı ilahi hükümlere göre düzenleyin, yanlışlardan uzak durun ve Allah’ın yolunda sağlam adımlarla ilerleyin. Aksi takdirde, hem bu dünyada hem de ahirette büyük bir hüsranla karşılaşmanız kaçınılmaz olacaktır.

Her birimiz kendi nefsimize dikkat etmeli, Allah’ın emirlerine uygun bir yaşam sürmeye özen göstermeliyiz. İnsanları yanlış yönlendirmekten kaçınmalı, doğru yolu bulmaları için onlara yardımcı olmalıyız. Allah’ın rızasını kazanmak için çaba göstermeli ve günahlarımızdan sahih bir tövbe ile arınmalıyız. Çünkü Allah, tövbeleri kabul eden ve merhamet edendir. Ancak, bu merhamet ve bağışlanma, sahih ve samimi bir tövbe ile mümkündür.



Bu yazı 242 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI