finans haberleri
Bugun...


Tarık Ziya Gücüm

facebook-paylas
Siyaset-Ahlak birlikteliği
Tarih: 13-06-2022 00:02:00 Güncelleme: 13-06-2022 00:02:00


Siyaset-ahlâk birlikteliği halen ulaşılamamış bir olgu olarak gündemimizde durmaktadır. Başka bir deyişle, siyasetin ahlâk ile yan yana duruşu idealde hep mümkün, realitede ise hep kısıtlı ya da ancak bazı zaman ve yerlerde görülebilir şeklinde ortaya konulmuştur.

Evet, idealde Ahlâk siyasetin temel yapı taşlarından biridir. Siyasetin ahlâkı içine almadan işlemesi ya da siyasette siyasî alanın dışına çıkarılması, siyaseti de ahlâksız bir hale büründürmektedir.

Bilinçli ya da bilinçsiz bir süreç yoluyla, ahlâkı öteleyen ve kendi alanına gömülü bir siyasî faaliyet, kalıtsal olarak özürlüdür.

Ahlâkî temelden yoksun, ahlâkî değer yargılarının süzgecinden geçmeyen bir siyaset, küresel skandallar dizisinde, rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk uygulamalarındaki çarpıcı artış hızıyla karşılık bulmaktadır.

Bilinenin aksine, siyaset ve ahlâk birbiriyle örtüşen iki kavram olduğu gibi, Siyasi faaliyet değer ve yargılara göre de pekala icra edilebileceği siyasi meşruiyet çerçevesinde, siyasi temsilde temel kaynak olarak da yerini alabilir.

Zira Siyasette ahlakı öteleme diye bir tercih mümkün değildir.

İslam düşünürleri gerek teorik gerekse pratik alanda bu konuda büyük çabalar harcamışlardır. İslam ahlakçıları bu yönüyle bakıldığında devletten aileye oradan da bireyin kendisine varana kadar toplumun hemen her kesimini ve kurumunu ahlak felsefesinin konusu yapmıştır. Bu açıdan bakıldığında İslam ahlak felsefesi siyasetle, aileyle, psikolojiyle, tasavvufla, eğitimle ve hatta itikatla iç içe olmuştur

Tarihsel süreçte Dini/ahlaki ve siyaset alanındaki bozulmanın en önemli sebebi ilmiye ve Yönetim teşkilatındaki ve anlayışındaki olumsuz değişmedir hatta gerilemedir diyebiliriz.

Günümüzdeki karşılığı ile devleti yöneten  Bürokrasi ve ilmiye sınıfı, ahlaki ve dini kurallardan uzaklaşıp her yönüyle Seküler bir yaşam tarzını benimseyince sıkıntılar baş göstermeye başladı.

Fatih, Medaris-i Semaniye’yi inşa edip işleyiş kurallarını koyduktan sonra vakfiyesine “kanun üzere şuğl oluna” diye yazdırmıştı. Bu medresede felsefi dersler diğerlerinden hiç de azımsanamayacak ölçüde okutuluyordu. Sonradan gelenler ise bu derslerin lüzumsuz olduğunu söyleyerek nakliyyata sarılmışlar ve ilmin gerilemesinin önünü açınca bu durum ahlak, siyaset ve toplumsal bir çok alanda durağan bir gerilemeye sebep olmuştur.

Bilahare mansıb/atama işlerinde meydana gelen usulsüzlükler ve özellikle rüşvetin yaygınlaşması, liyakatsiz yöneticilerin iş başına geçmesine sebep oldu. özellikle kadılar ve müderrisler arasında cereyan eden rüşvet,  Ahlak ve Siyasette bozulmayı hızlandırmıştır.

O dönemde  Rüşvet pek çok alanda yaygın olsa da eğitim,yargı ve siyaset alanındakiler büyük önem taşır çünkü bu alanda çalışan insanlar ilmiye ve Yönetici sınıfı mensuplarıdır ve lakin bozulmanın buradan başlaması toplumsal tüm kurumlara sirayetini hızlandırır.

Bilinmelidir ki; Siyaset gerek ahlaki gerekse idari bir takım ilkeler göz önüne alınarak tanımlanır ve uygulanırsa gerçek anlamına ulaşılmış olur.

Zira Adalet ve siyasi etik, siyasetin gerek teorik tanımında gerekse pratik uygulanışında merkeze alınması gereken en önemli kavramlardır. Asıl önemli olan siyasetin formu, adı, işleyişi değil, içeriğidir yani işleyişinde adalet ve ahlakın ne derece kendine yer bulup bulmadığıdır.

Siyasetin salt bir çatışma ve kavga alanı olmadığı, onun temel amacının özel çıkarlara karşı genel çıkarları gözeterek, toplumu oluşturan bireylerin ortak iyiliğini gerçekleştirmek olduğu bilinmelidir.

Bugün toplumun, siyaset kurumunu sağlıklı bir alan olarak görmemesinde, toplumun tüm katmanlarının (siyasi partiler, siyasi örgütlenme, seçmen tabakası, siyasi aktörler vb.) bütünsel bir etkisinin olduğu, bunun sadece kişisel olarak siyasetçilere yüklenebileceğinden daha büyük bir kirlilik içerdiği göz ardı edilemez.

İslam coğrafyalarında Siyasetin yozlaştırılması Toplumun ahlaki kırılganlığının önünü açacağı gibi sömürü ve emperyalizmin işini de kolaylaştıracaktır.

Ahlakı ötelemeyen daha doğru bir zeminde siyaset, gelecek kuşaklara bırakacağımız değerler açısından elzemdir.

 



Bu yazı 2548 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI