Bugun...


Yasin Güler

facebook-paylas
Gizli Kimlikler ve Toplumun Acıları ve Rüzgara Göre Değişen Firlamalar
Tarih: 20-05-2024 00:02:00 Güncelleme: 20-05-2024 00:02:00


 

Rüzgara göre yer değiştiren firlamaların var olduğu sürece, çayınızı ne kadar demli yaparsanız yapın, ondan hayır görmezsiniz. Bu cümle, toplumumuzun içinde bulunduğu karmaşık ve umutsuz durumu özetliyor. Ancak burada, bizim "fırlama" olarak bildiğimiz kişilerin, sizin "ajan" olarak bildiğiniz kişiler olup olmadığı önemli bir soru işareti oluşturuyor. Toplumda güven bunalımına neden olan bu tür kişiler, geçmişten günümüze kadar birçok sıkıntının kaynağı olmuştur.

Ülkemiz, tarih boyunca pek çok zorluk ve sıkıntı çekti. Bu zorlukların kaynağını ise bazen tam olarak tespit edemedik. Ancak dikkat çekici olan, belirli grupların kılığa bürünerek toplumun içine sızması ve farklı kimliklerle hareket ederek çeşitli sorunlara yol açmasıdır. Türk kılığına girmiş Yahudiler, Kürt kılığına girmiş Ermeniler ve Laz kılığına girmiş Rumlar gibi. Bu durum, millet olarak yaşadığımız sıkıntıların başlıca sebeplerinden biri olarak görülüyor.

Tarih boyunca, toplumumuzun içinden çıkan veya dışardan gelip çeşitli kimliklerle hareket eden bu kişiler, farklı amaçlar güderek toplumsal huzuru bozmuşlardır. Örneğin, Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşanan ayaklanmalarda veya Cumhuriyetin ilk yıllarında karşılaşılan çeşitli isyanlarda, bu tür gizli kimliklerin rol oynadığına dair pek çok belge ve bilgi bulunmaktadır. Bu kişiler, toplumun içindeki etnik ve dini farklılıkları kullanarak ayrışmayı ve huzursuzluğu körüklemişlerdir.

Bunca sorunun müsebbibi olarak ise çeşitli yollarla kendilerine güç ve itibar kazanmaya çalışanları görüyoruz. Kimi zaman siyasetin içinde kendilerine şan kazanarak, kimi zaman da dini sembollerle kendilerine nam kazandırarak toplumda yer edinmiş bu kişiler, ülkenin başına gelen pek çok musibetin de baş aktörleri olmuştur. Bu kişiler, toplumun güvenini sarsmış, kendi çıkarları uğruna halkı manipüle etmiş ve sonuç olarak toplumsal düzeni bozmuşlardır.

Bu süreçlerin en büyük mağduru ise her zaman halk olmuştur. Ülkede yaşanan ekonomik krizler, toplumsal ayrışmalar, güvenlik problemleri ve siyasi istikrarsızlıklar, doğrudan veya dolaylı olarak bu kişilerin faaliyetlerinden etkilenmiştir. Halk, bu süreçlerde büyük acılar çekmiş, maddi ve manevi kayıplar yaşamış ve sürekli bir belirsizlik içinde kalmıştır.

Ancak tüm bu olan bitenden en çok zarar gören, yine bizler olduk. Toplum olarak bu süreçlerden büyük acılar ve kayıplarla çıktık. Ülke olarak çektiğimiz sıkıntıların, yaşadığımız dramların altında yatan sebeplerin kökenine inmek ve bunları çözmek ise bizim elimizde. Bu bilinçle hareket ederek, geleceğimizi daha sağlam temeller üzerine inşa edebiliriz.

Toplumsal barış ve huzurun sağlanması, geçmişte yaşanan bu tür olaylardan ders almakla mümkündür. Toplumun her kesiminin birbirine güvenmesi, ortak bir gelecek için birlikte hareket etmesi gerekmektedir. Etnik, dini ve kültürel farklılıklar, zenginliğimiz olarak görülmeli ve ayrışma yerine birliktelik için birer vesile olmalıdır. Bu bilinçle hareket ederek, geçmişin hatalarından ders çıkarıp, geleceğe daha umutlu bakabiliriz.

Sonuç olarak, rüzgara göre yer değiştiren firlamaların etkisini azaltmak, toplumsal bilinci artırmak ve birbirimize güveni yeniden tesis etmekle mümkündür. Bu süreçte, birey olarak sorumluluklarımızı yerine getirirken, toplumu yönlendiren liderlerin de daha şeffaf, adil ve kapsayıcı politikalar izlemesi büyük önem taşımaktadır. Geleceğimizi inşa ederken, geçmişin hatalarını tekrarlamamak için uyanık olmalı ve birlik içinde hareket etmeliyiz.



Bu yazı 836 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI