Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
SEÇİMLER SOROS MANTIĞI ve DAVA MESELEMİZ
Tarih: 30-05-2023 00:02:00 Güncelleme: 30-05-2023 21:15:00


28 Mayıs Cumhurbaşkanı seçimlerinden sonra manzara...

Tercihini iç barışın ve huzurun devamından yana kullanan  vatandaşa hakaret üstüne hakaret...

Vatandaşı cahil, koyun sürüsü, aptal yerine koyan tuzu kuru birkaç entel-dantel müptezel, sosyal medyada arz-ı endam etmeyi, halka rağmen halkçılık biliyor.

Şarkıcısı, türkücüsü, tiyatrocusu, sinemacısı, piyanocusu, komedyeni,...

Bunların oturduğu yalılar, villalar,...

Gezdikleri yurt dışı ülkelerdeki yaşantıları...

Giydikleriyle, sık sık yaptıkları evlilikleriyle magazin dünyasının malzemesi olanlar...

Bu tayfa, kimin parası ile bu rahatı yaşıyor, yaşamaya devam ediyor?

Maskaralığıyla meşhur olanlar...

Soytarılıktan öteye gitmeyen yüzkarası komedyenler...

Kendisini sinemanın vaz geçilmez ustaları bilenler...

Piyano tuşlarına dokundukça milletin derdine deva olduğunu sananlar...

Tiyatroda rol kesip aydın kılığına bürünüp konuşmalarında insanını suçlayanlar...

Demokrasiye iman edip sonucunu kabul etmeyenler...

Her gün, gece-gündüz televizyon ekranlarında muhabbet ettikleri imajıyla kin kusanlar...

Ne oldu?

Bu ülkeyi terk edeceğini söyleyip, bir bardak suda fırtına kopararak, ortalığı velveleye veren tosuncuklar, şimdi demokrasinin gereğine itiraz ediyor.

Beyaz elit takım, her daim zenci bildiği vatandaşa şimdi aşağılama kampanyasını başlatıyor.

Yenile yenile güreşe doymayan, kıspetsiz güreşçiler itiraz etme hakkına sahip mi?

Verdikleri vaadlerle toz pembe hülyalara kendi kendini inandırtmayanlar, nasılsınız?

Halkın Türkiye’nin ikinci yüz yılın  başlangıcı emin adımlarla ilerlemesi için  istikrardan yana tercihini ifade edince, sus-pus olanlar,  Araplara getirilen bahardan habersiz  miydi?

Libya'da demokrasi esintileri ne mana taşıdı?

Kadife, Pembe, Mor devrimlerden kim ne hayır gördü?

Sömürgeci Batının ve fikir babalarının adımını atar atmaz kirletikleri topraklarda bereket arttı mı?

Yeryüzünü kanla boyayıp, bombalarla paramparça eden, yaşayana hayat hakkı tanımayan, ocakları söndürenler kim ve kimler?

Yeryüzünde milletleri açlıkla terbiye edenler kim?

Döviz piyasası kimin elinde?

Tarım ve hayvancılık ürünlerine kota uygulayanlar kim?

Türkiye’de halkın güzel günlerin beklendiğini bu devamı yana oyunu kullandı.

Biliyor ve bilmekteyiz ki kusurları olanlar, yanlışlık yapanlar bundan bir ders alsın.

İstiyoruz ki vatandaş, rahat yüzü görsün?

300 Milyar Dolar, Temiz Para oldukça kirliydi.

On bir şehri depremlerle sarsılan ülkede, virüsle mayalanan, öncesinde birçok kalkışmayla terbiye edilmek istenen ülke insanı, kimi yetkililerin yanlışlıklarına, aldıkları doğru olmayan kararlara rağmen, gereğini yaptı.

Bu yönetim mekanizması olan hükümet sisteminde var olan gedikler, tamire muhtaç.

Gazete olarak hiçbir zaman taraf tutmadık.

Halen ifadeler vermekteyiz, yazdığımız yazılar için.

Biz, iktidarın il teşkilatı nazarında en çok şikâyet edilen, hakkında şikâyetler eksik olmayanlardanız.

Bizim yazdığımız, vatandaşın sesi olmaktan kaynaklı.

Son bir aydır yazdıklarımızda muhalefet yer aldı.

Kimsenin nabzına göre şerbet vermedik, yazılarımızda.

Sesimizi duyacaklarına kısmakla kendilerini memur bilen muhteremler, geçen hafta şikâyetleri üzerine karakola gitmemize ne kadar sevinmişlerdir, kim bilir?

Bu şikâyet edenlerin boyu mu uzadı, kilosu mu arttı?

Sesleri, bir şarkıcı sesi gibi mi güzelleşti?

Bilmiyoruz, doğrusu.

Bildiğimiz, doğruları söylerken yalnız bırakılma yetmemiş ki şikâyetlerle cezalandırılmamız...

Yahu, vatan haini değiliz, olmamız mümkün değil.

Bilinsin, istiyoruz, doğrunun ne olduğunu.

Televizyon kanallarına bol bol reklâm verme işi, kime yaradı?

Bilboardları haftada iki kez vaadlerle süslemenin ne gereği vardı?

 

Siyaset arenası mı meydanı mı?

İnsan, inanmadığı vaadlerde neden bulunur?

Ekonomik veriler, seçim sonrası her şeyin güllük-gülistanlık olmadığı işaretini veriyor.

Sıkıntılı bir dönem.

Yakında belediyelerle muhtarlık seçimleri var.

Ülke yoğun bir seçim masrafı içinde.

Dövizle kıskacı daraltmak isteyenler var.

" SOROS öldü"diye mirasçıları, davasından vaz geçer mi?

Yeni hükümet ihmallerini kabul etmeli, yanlışlıklarından vaz geçmeli.

Bu ülkede SOROS'un davasının ne olduğu belli.

AK Partili kimi yöneticiler, bir dava edinecekse, ismini net belirlemeli.

Dava, AK Parti mi?

Kimi dava derken durup düşünmemek, elde değil.

Bu neyin davasıdır?

Bu davanın adı, amasız, fakatsız, lakinsiz konulmalıdır.

Bu dava meselesi, zihinlerde çözümsüz problem olarak kördüğüme dönüştürülmemeli.

Yurdundan, toprağından, memleketinden koparılmış ve zorla cebren gönderilmek istenen Suriyeliler üzerinden oy rantı da derde şifa olmayınca davanın ne olup olmadığı netleşmiyor mu?

Sahi "Davamız" neydi?



Bu yazı 5425 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI