finans haberleri
Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
BELEDİYE OTOBÜSÜ TAŞ ATAN ÇOCUK ve NOTLAR
Tarih: 10-05-2022 00:03:00 Güncelleme: 10-05-2022 00:03:00


Büyük olsa " Oğlum derdin nedir?" diye sorar, insan.

Bir otobüse parası olmadığı için alınmamış, olabilir

Taş atanlar büyük değil, hemen hemen 12- 13 Yaşında

İddiaya mı girerler, gelen otobüsün plakası tek mi çift mi?

O da değil.

Dertleri ne?

Çocuklarla oturup konuşma imkânımız olmadı.

Şakkk!... Anında sokağa sapıp vınnnn!..

Her yer kamera...

Bulunur, bu çocuklar.

Otobüse taş atmak, hangi aklın meyvesi?

Binen zaten fakir.

Bu otobüs senin paranla alınmış.

Şakkkkk!...

Vınnnnn!...

Yazık ve günah!...

Yazık nedir?

Günah nedir?

Annen, baban sana bir şey demez mi?

Okulda öğretmeninden eğitim almadın mı?

Evinin camlarını da indiriyor musun?

Arada bir mezarlığa giderim.

Kimi mezar taşları hedef, nişan yeri.

Laaaaaa Oğlum, burası poligon mu?

Bir ara şehir girişi ve çıkışı tabelalar vardı, nüfusu şu, rakımı bu diye.

Pattttt, pat patt!

Laa Oğlum, bu senin babanın tarlasında korkuluk mu?

Eskiden trenlere taş atardı, köyden çocuklar.

Cam kırma şampiyonluğu kapışması mıydı?

Çobanlar, canı sıkılınca ana elektrik direklerinde "fincan" bildiğimiz yatırımla iletimle toprak hattı bağlantılı bir sarımın geçtiği parçalara taşlarla nişan alınırdı.

Bizim kahve fincanı  benzeri oldukça dolgun, porselenden çok çok sağlam, aksesuar gördüğümüz  genelde beyaz ya da kahverengi akşam, her şıngırtıyla aşağı indikçe, adeta savaşta düşman indirme gibi bir sevinç!...

O dönemde DEDAŞ yok TEDAŞ yok... Belediye, elektriğe bakıyor, tahsilatı su gibi belediye alıyordu.

Bu yazıyı okur musunuz, otobüse taş atan çocuk ya da çocuklar?

Bilmiyorum, okuyasınız diye yazmadım.

Babanız ya da anneniz okusa!...

Bu taş atmalar, gariban semtlerde.

Öyle zengin semtlerde olmaz, bu işler...

Bunu da gazeteci olduğumuz için biliyoruz.

Otobüse attığınız taşla bir insanın gözü kör olabilir, biri ölebilir....

Bu yakınınız olabilir, tanıdığınız olabilir, komşunuz olabilir...

Ben seni yakalayacak kadar genç ve çevik değilim...

Otobüsten inip seni yakalasaydım, soracaktım:

- Oğlum  niye taş attın?

Sen de bana şunu soraydın:

- Sor bana neye attım?...

Soruyorum da seni yakalayabilmek, atlet koşusu gerektirir.

Camı kıracağına, otobüse taş atacağına ne zaman karar verdin?

Bu akıllı bir iş midir?

Senin babanın taksisinin farını kıran olsa ne yaparsın?

Pıskıletinin süsünü kopartana  ne dersin?

Oturup konuşsa idik...

Bilirim, oturduğun semtlerde yokluk var yoksulluk var.

Otobüsün bir suçu yok, bunda.

Bilir misin, ay sonunu getiremeyenler biner, otobüse, otobüslere...,

Yakalansan, akıl defterine not düşülse, kamu malına zararı baban öder, sen değil!..

Anlatamıyorum, çocuğum!...

Sor niye yazının devamı yok?

Çünkü sen kitap da okumuyorsun.

Çünkü hep vurdulu-kırdılı tavrın var.

İsyanın ne otobüse ne ıçindeki yolcuya olsun.

Senin eline taşı kim ya da kimler verdiyse veriyorsa önce evlerinin camını indir, otobüse attığın boşa gitmesin, içindeki yolcunun kafası kırılsın, gözü paylaşın!...

Daha ne diyeyim, oğlum!..

Anana, babana söyle, yaptığını...

Okuyup adam olmak varken, gençliğin heba olmasın, kıytırık bir taş atma için...

Seni görseydim, oturup kahvede çayla sınıf sohbeti yapardım...

Günde yüz gazete dağıtsaydın, yarısı senin olurdu.

Maalesef, seninle konuşma imkanım olmadı, oğlum!...

Üzgünüm yaptığından, yaptığın akıl kârı değildir...



Bu yazı 4260 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI