Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
KÜLTÜR FESTİVALİ Mİ TURİZM EĞLENCE KONSER TİYATRO SİNEMA ETKİNLİĞİ Mİ?
Tarih: 05-10-2022 00:03:00 Güncelleme: 05-10-2022 00:03:00


Diyarbakır’da Sur Yolu Kültür Festivali'nin yapılacağı dört ay önceden biliniyordu

Bunu Kültür Bakanı Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan bir dizi toplantı ile  başlattı.

Diyarbakır’da kamuoyuna açıklandı.

açıklandı açıklanmasına da,

Sur Yolu Kültür Festivali içeriği ne olacak?

Kimler gelecek?

Ne kadar bütçe ayrılmış?

kimse bilmiyor, konu hakkında basına açıklama yapılmıyordu.

Sonuçta 600 Etkinlik ve 1500 Davetli.

Davetlilerin tümü sanatçı...

Bu kadar sanatçı ve festival.

Program, geçen hafta basılı halde yapılan toplantıda çağrılı olduğumuz davette bize de iletildi.

700 Kişiye bir handa kahvaltı, görünüyor, programda.

Evet yanlış okumadınız 700 kişiye kahvaltı; yanlız adı geçen yerde 700 kişiyi nasıl sığdıracaklar o da ayrı bir şey..

600 Etkinlik ve 9 Gün.

Besbelli iyi bir hazırlık yapılmış.

fakat ortada etkinliğe katılacak heyecanda halk yok.

Muhalefette olan kimi partiler, tepkilerini göstermeye başladı, şimdiden.

Merak edilen bir husus, festival bütçesi ve bakanlığın yaptığı festivalde paydaşların desteğinin kaça mal olacağı.

Sır gibi saklanan önemli ayrıntıdan çok, esas husus bu.

Yoksulluğun kol gezdiği, iş ve aş bulmanın güçleştiği günümüzde, şehrin bu festivale ihtiyacı var mı?

SUR içinde yapılaşmayla şehri turizm ile kalkındıracaklarını akla koyan iktidar, attığı adımdan vaz geçmiyor.

Muhalefetteki partiler, kalkınmanın iş ve istihdam ile olacağını belirtiyor.

Satılmış fabrikalar tekrar gündemde.

Kapatılmış fabrikalar var.

Kimi eleştiri de acıların yaşandığı Sur'da böyle bir festivale dair eleştiriler ön plânda.

Sur yeni yapılaşma alanında birçok etkinlik yapılacak.

Cumhurbaşkanı davetli, bu festivale.

Şehrin iki günlük festivali olur da dokuz gün sürmesi yadırganıyor, haklı olarak.

Diğer illerde de başlayan aynı çizgideki festivalin, 2022'den 2023'e kadar iktidarın seçim kampanyasının parçası, hatta lokomotifi olduğu kaçınılmaz görünüyor.

Binleri geçecek, çevre illerden de gelecek davetli sayısı ile iktidarın gövde gösterisine dönüşecek festival düşüncesi, Cumhuriyet Tarihi'nde bir ilk.

1923'ten bu güne benzeri olmayan bu etkinlikler, turizm amaçlı saklı etiket, kültür tandanslı formata sahip.

Her kesime seslenen etkinlikler, kendi arasında farklılık taşıyor.

Müzikten eğlenceye, tarihten inanca geniş yelpazede şehri tanıtmayı ön plânda gösteren festival, iptal edilecek mi?

Kimi zaman şarkıcı konserinin iptal edildiğini, çıkan itiraz seslerinden biliyoruz da festivalin iptal edilmesini beklemek saflık olur...

Festivale sayılı gunler kalmış.

Festivale karşı çıkan kesimin, muhalefetin kendince gerekçeleri, Türkiye'de ekonomi krizin varlığında toplanıyor.

Devletin ve sistemin politikalarını hepimiz biliyoruz.

Sistem müsaade ettiği kadarıyla " Müslümanız" , "Demokratız", "STK’yız", " Gazeteciyiz",..

Sistem içinde bir kesim, öne bir etkinlikle atılıyor.

Karşı çıkıyorsanız, onlardan daha az vatanseversiniz, hatta biraz daha ısrar ederseniz birazda hain olursunuz, seç beğen al. tabir yerinde ise sıkıntılara davetiye kaçınılmaz.

Kimi yazar, düşünür ve siyasetçiler, bunun için görüşlerinin orada  yansıtılmamasını, isimlerinin belirtilmemesini istiyor, haklı olarak.

Bakanlık, sizi de düşünmüş, dini pragmalar yer vermiş.

Kutlu Doğum Haftası'nı idrak etmiş.

Camilerde bu insanlar irşat ve tebliğ vazifesinde.

Bir tarafta irşad, öbür tarafta ifsata varan eğlencelerle konserler.

Bülent abla boşunamı dedi, bir elinde ayna öbür elinde cımbız umurundamı dünya..

İşte sistemin istediği toplumu oluşturmak çabası, budur.

Bu konuda birleşiyor, kimi yazarlar.

Bu festivale katılımı şimdiden iktidar gölgesinde olduğu için protesto edenler var.

Bu festivale karşı çıkanların karşısına " Şehri tanıtmanın ve ülkeyle dünyaya pencere açmanın ne zararı var?" Diye itiraz edenler var.

İktidar, bu festivalle herkesin nabzına göre şerbet sunma arzusunu gizlemiyor, doğrusu.

Bir yanda Kur'an-ı Kerim, Peygamberler ve Sahabeler Şehri...

Öbür yanda konserler, tiyatrolar, şairler, yazarlar, sinema gösterimleri...

Merak edilen kaç Diyarbakırlı Şairle Yazarın davet edildiği...

Şiir okuması için davet edilen şehir dışında olan şairler var, sohbet için yazarlar var.

Aldığımız duyumlar, Yerli Diyarbakırlı davetlilerden öte yabancı davetli fazlalığı.

İlginç değilmi; İsveç te Swedish Lund üniversitesi tarafından uluslar arası bir konferansa davet edilen diyarbakırlı bir yazar ve edebiyatçı kendi yaşadığı şehirde festival komitesini organize eden çok ama çok yüksek kültürlü arkadaşlar tarafından tanınmıyor bile....

Meseleye karşı çıkan muhalefette olan partiler, haklı iş ve istihdam yönünden. HDP çizgisi, festivalin "Sur" isminden rahatsızlığı ortada.

Biz, bu festivalin yapılmasındaki kazanımların kâr ve zarar hanesini iktidarın çok iyi düşündüğünü ifade edelim.

Dahası festivale daha var.

Zaman içinde muhalefet ve iktidar cephesi temsilcileri daha bir açıklama yapacağa benziyor.

Görelim ve bakalım.

Bu festival- karnaval turizme paravan mı kültüre hizmet için mi?

Programa bakınca en azından bir halı saha şampiyonası eksik görünüyor, geldi bana.

Takımlar oluşturulup, şampiyon takıma kupa verilmediği yok.

Karpuz Festivali'nin üzerine neden fazla düşülmediğini şimdi daha iyi anlıyoruz.

"Mevlâm görelim neyler

Neylerse güzel eyler"

İbrahim Hakkı, böyle der, bir şiirinde.

Âmeller, her daîm niyetler üzerine Inşâ edilir.

 



Bu yazı 4249 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI