Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
HUTBE KONULARI DİLİ ve DURUMLAR
Tarih: 11-12-2023 00:02:00 Güncelleme: 11-12-2023 00:02:00


Cumhurbaşkanı dijital dönüşüm ofisi ve Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığıyla yeni bir hizmete başlandı.

Bundan sonra Cuma ve Bayram hutbeleri 8 dille e-devlet kapısında.

Buraya kadar her şey güzel.  Diller arasında Kürdçe'nin olmayışı,  Diyanet'i hedef noktası haline getirdi.

Kürdçe Kur'an-ı Kerim Meâli ve kitaplar yayınlayan Diyanet, hutbe dili olarak neden Kürdçe'yi seçmez?

Herkesin Türkçe bildiği varsayımı mı, sebep?

On beş dilde olsa ne olur?

Türkiye’de hemen her kesimden Diyaneti'i eleştiren eleştirene.

Diyanet'i eleştirmeden önce bu bilinmeli mi?

Diyanet, Türkiye’de bağımsız bir kurum ya da bakanlık değil, sadece bir başkanlıktır.

O da bir yere bağlı sistemin bir parçası.

 Tepki veren siyasi parti temsilcilerinin bazılarını buradan zikir etmek istiyorum.

Sosyal medyada ne demişler?

HEDEP Milletvekili  Meral Danış Beştaş:

Cuma ve bayram hutbelerine 8 dilde herkes ulaşabilir; Kürtler hariç!

Hz. Muhammed demiş ki bir hadisinde: “Irkçılık yapan ve ırkçılık davası güden bizden değildir. Irkçılık için savaşan bizden değildir. Irkçılık üzere ölen de bizden değildir.”

HÜDA-PAR  Milletvekili Serkan  Ramanlı :

Bu ülkede Kürtçe’ye ve diğer yerli ve millî dillere “devekuşu” muamelesi yapıldığı sürece bu çelişki, her vesileyle kamusal alanda karşımıza çıkmaya devam edecek.

Kürtçe’ye kamu hizmetinde yer verilsin!

Saddet Partisi Milletvekili  Bülent Kaya :

8 farklı dilde hizmet etmek ile övünüp bu coğrafyanın kadîm dillerinden olan Kürtçe’yi yok saymak kabul edilebilir bir tutum değildir. İslam dilleri Allah’n ayetlerinden görür. Nas ile çelişen tutumlar din hizmeti görmekte olanlara yakışmaz.

Diyanet işleri başkanlığı kendi başına karar vermez. Türkiye’de sistem halen Kürtlerin varlığını kabul etmemiş.  Eğer kabul etmiş olsaydı bugün bizler bunu tartışmazdı kalkınmayı konuşurduk. 

 

İslâm Coğrafyası'nı işgal eden ve parçalayan dillere önem veriyorlar da  kendi asıl unsuru olan Kürt kardeşlerinin dillerinin önemi  yok.

Bu nasıl bir kardeşlik?

Sistemin öz kardeşleri İtalya, Ingiltere, Fransa, Rusya, Almanya, İspanya mı?

Bunları kucaklayacaksınız da  öz kardeşini dışlayacaksınız.

Batının amacı,  bu.

Bu konuda kim bunu yapmışsa tebrik etmek gerekir.

Kürdçe resmî dil değil, bilinmeyen bir dildi.

Peki. O halde resmî olmayan diğer dillere verdiğiniz değeri verin?

O da olmaz?

Çünkü Kürtçe yabancı dil değil!

Diyanet, bir sayfalık her yerde okunan tek tip hutbeyi Kürdçe verse ne olur vermezse ne olur?

Herkesin derdi bu mudur?

Cuma Hutbesi'nde çoğunluķ halk, hangi dili konuşuyorsa ve imam, bu dili biliyorsa hutbe, o dille olsun.

İmam o yabancı dili bilmiyorsa vaaz veren o dilden konuşsun.

İmam ve vaiz, o dili bilmiyorsa metin Türkçe yanında Kürdçe okunsun.

Ya İmamın Türkçe'ye hakimiyeti azsa ve cemaat, Türkçe'yi tarzanca biliyorsa ne olmalı?

Yüz yıldır, bu böyle gidiyor, gidecek gibi.

Haydi hutbe, Kürdçe verilsin de muhtevası nasıl olacak.

Bölgelerin tarihine, coğrafyasına, dillerine, geleneğine göre mi hazırlanır, hutbe yoksa Ankara'dan tek tip mi?

Bu gün  hutbe konusu *Çay ise, Karadeniz Doğusu için önemli konu.

Çay yetişmeyen şehirlerin suçu ne?

Kimi Allah’ın âyeti olarak görür, dili kimi ideolojik.

Hutbe Konusunu ve dilini  bırakın namaza gidenler belirlesin.

Namazla dinle alakası olmayanın hutbeyle alakası yok, konuştuğu diliyle ilgili kaygıları var, Ermenî de olsa Süryanî de olsa.

Kürdçe konuşan hem hutbeyi kendi dilinden dinlemeli hem hutbe konusunu kendisi istediği konuda belirlemeli.

Hutbe dilinin sayısı dijital ortamda artırılırsa ne olur artırılmazsa ne eksilir?

Öncelikle hastanelerde pastanelerde postanelerde anonslarda ve tabelalarda bu dille ilgili problem çözülmeli.

Hutbeye ömründe gitmeyenin Kürdçeyi savunması, konuştuğu dil olarak hakkı.

Hutbeye gidip verilen Kürdçe olmayan Türkçe hutbeden anlamayan Müslümanın duyduğu hissiyat nedir?

Siz hangi Türk'e 100 Yıl Kürdçe hutbe verebilirsiniz?

Bunu hangi Türk kabul eder?

Kim, bu Kürdçe  hutbe verenin arkasında kâmete durur?

Bu ülkede namaz da Türkçe kılınmış, Kur'an da Ezan da Türkçe okunmuş.

Vaazlar bir ara Kürdçe veriliyordu.

İmam Efendi, bulaşıcı hastalıklardan bahsediyordu, HIV Virüsü ve AIDS'ten.

İyi de güzel kardeşim, bu gayr-İslamî yaşayanlar arasında yaygın ve sebepleri bu sonucu doğuran hastalıkların namazında, niyazında, Kur'an'a bağlı insanlarla ne alakası var?

Kimi akıllı HÎV Virüsü taşıyanın namaz kılma ve Hutbe'ye gitme hakkının olduğunu iddia eder, bu hakkın anayasada yer aldığını savunabilir?

Son bir  soru ve açıklama: Faizli para ile cami yapıp sevap bekleyen, neye isyan etmiş, safını nasıl belirlemiştir?

Hutbesini her imam, kendisi yazmalı, hutbe konuları o haftanın ve cemaatin bulunduğu yerlerde ya da bölgede veya ülkede veyahut dünyada olan bir olayla duruma ait olmalı. Cemaat, hangi dili en çok biliyorsa hutbe ve vaaz o dilden olmalı.

Namaza kamet getirmemiş, ezana saygısı olmayanın da dile olan yaklaşımları siyasetten iyi de kimse hutbe konuların neden bu şekilde olduğunu sorgulamıyor.

Tüm mesele, bu kadar basit...

Hutbeler, kutlanan haftalarla mı şekillenir, Kur'an ve Sünnet ile mi?

Diyanetin suçu yok, aslında.

Bu bir yenilik.

Bu konuda geçmişe dönersek, Arapça kamet ile ezan okuyan da ders veren de hapse atılırdı.

Şimdi nereden nereye!...

Camiler çok, bülbül sesli hafızlar var, imamlar var,

Hutbe günü cumalarda kaç kimse hem dili ve hem en önemlisi konusu için cami'de sıkıntı çeker ve çekmektedir

Çekin, inancın üzerinden ellerinizi ve kavîleştirmeyin iki taraf da hutbenin dilini...

Sorun aynı anda binlerce ve  yüzlerce camide hutbe konularından namaza gelenler memnun mu?



Bu yazı 2714 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI