Bugun...



M.ALİ ABAKAY:BASIN MÜZESİ YILAN HİKÂYESİ

Şehir Araştırmacısı Gazetemiz Yazarı Mehmet Ali Abakay ile gündemde yerini bulan basın müzesi konusunda görüştük:" Basın Müzesi dışında birçok çalışma var. İşin samimîyeti söz konusu olmayınca açıklamıyoruz. Bizde fikirlerin çalınması, kopyası daîma mevcut" Ses getirecek bu görüşmemizde kurulması gündeme yeniden gelen Basın Müzesi'ne dair çarpıcı ifadeler yer aldı.

facebook-paylas
Güncelleme: 19-12-2022 00:43:31 Tarih: 19-12-2022 00:36

M.ALİ ABAKAY:BASIN MÜZESİ YILAN HİKÂYESİ

M. Zeki Özer: Biliyoruz ki şehrimizde bir müze yok. Bır çok defa gündeme saman alevi gibi gelen ve sonra unutulan bir mesele.

Basın Müzesi konusunda düşünceleriniz nedir?

-Bir şehirde günlük gazeteler,

dün bu günden fazla yayınlanmışsa...

Yerel gazetelerin bir arada toplanmışlığı yoksa...

O şehirde bu güne kadar yayınlanmış dergi sayısı iki yüzü çoktan geçmişse...

Sadece bu alanda çalışmaların bir kaçı kitaplaşmışsa...

Bu şehrin bir de konuya dair bir fakültesi varsa...

Bir çok gazetenin arşivi kapandıktan sonra rûzigâra kapılan gazellere dönüşmüşse...

Arada bir nükseden bedeni yoklayan sancı misali " Basın Müzesi açalım!.." teklifi, sonradan unutuluyorsa...

Birkaç eski usûl matbaa varken alınmamış, hurdacılara satılmışsa...

Yerel gazetelere emek vermiş kalemlerin, çalışanların arşivi sahiplenmemişse...

Birkaç kırık daktilo, birkaç fotoğraf makinası, otuz-kırk solmuş fotoğraf ve onlarca gazete nüshası ile Basın Müzesi kurmak, olsa olsa bir görevin sadece ifâsıdır, kanaatimizce.

Basın Müzesi için belirttiğimiz hususlar, maddeler hakkında görüş alışverişi yapılmalı.

Basın Müzesi için ciddî çalışmaları yapılmadıkça, eksiklikler müzenin oluşumunu engeller.

M. Zeki Özer: Basın Müzesi, gazetelerle sınırlı mı?

-Basın Müzesi içine sadece gazeteyi mahkûm etme, çıkan iki yüzü aşkın dergiyi üvey evlâd saymanın adıdır, ayrıca.

Basın Müzesi içinde bir gazete haber merkezinde yer alan haberi oluşturan her öge yer almalı.

Fotoğraf Makinelerinden tutun daktilolara kadar.

O zamanın fotoğraf kareleri, önemli haber kupürleri, gazetecilerin hatıraları, Lice Depremi gibi hafızalarda yer bırakan haberler, masa telefonundan tutun, hurufata, klişeye kadar.

Pedallı baskıdan kumpasa varıncaya kadar, haberi ve gazeteyi oluşturan her ayrıntı önemli.

Basın ve İletişim Müzesi kurulursa yerel televizyon ve radyo kanalları hakkında da araştırmalar olmalı.

.M Zeki Özer: Bunun için zaman ayrılmalı. Siz, araştırmacı yönünüzle bakıyorsunuz.

- Basın ve İletişim Müzesi kurulacaksa, dönemin matbaa sahipleri ile de görüşülmeli.

Basın Müzesi, sadece gazete ve dergi koleksiyonu değildir.

O şehirin ekonomisi, siyaset dünyası, mimarî yapısı, eğitimi, musıkîsi, adlî vak'alar, kışı, baharı, yazı olmak üzere her yönü Basın Müzesinin materyali içindedir.

Basın Müzesi, şehrin canlı hafızasıdır.

Daima yenilenmesi gereken basılı materyalle zenginleşmeli.

Hatırlarda mıdır, bilemeyiz çoğu isim?

Kimler gazetelerle dergilerde yazmış?

Bunun dökümünü yapmak lazım...

Birçok yazar, şair, ekonomist, siyasetçi, eğitimci yerel gazetelerde ilk kez görünmüş, dergilerde isim yapmış, hayatın her alanında kabul görmüş.

Bu isimlerle ilgili bir kitaplık da olmalı, bu arada. Yazılı eserler bir arada bulundurulmalı.

M. Zeki Özer: Bahsettiğiniz idrak edilseydi, anlaşılsaydınız, müze çoktan kurulurdu. Niçin  müze kuruluşu gecikti?

-Sormak gerekir, bilene gitmek esas.

Bağdad sora sora bulunur.

Bunu neden dile getiriyoruz, ortada bir şey mi var?

Onu aşkın yazı kaleme alındı, birçok isimle görüşüldü.

Basın ve İletişim Müzesi için boş durmadık, yıllardır çaba içinde olduk.

Mekân sıkıntısı var. Müze yerinin muhakkak yeteri genişlikte, ihtiyaca cevap vermesi gerekir.

Müze kapsamında materyal zenginliği olmalı.

Müzede tarımın da hayvancılığın da izi takip edilmeli, intihar edenin sebebi de sebepleri de bilinmeli.

Basın Müzesi'nde yıllara göre şehrin sosyolojik yapısına ayns tutacak oldukça malzeme söz konusu.

Ne yazık ki anlayan olmadı ya da anlatamadık, müze anlayışını.

Araştırma ayrı husus teşhir-görsel malzeme ayrı husus.

Basın Müzesi ziyaretçi sayısı kadar, gelen araştırmacı sayısı ile önemli.

Yerel gazetede çalışan çoğu kimse, kaç gazetenin ve derginin çıktığını bilmeden, buna çaba harcamadan, belki de diğer gazeteleri okumayı alışkanlık haline getirmeden gazetecilik yapmakta.

Bunda geçim sıkıntısı önemli faktör, sınırlı kaynak sayısı, arşivlerin sağlıklı tutulmaması ve diğer sebepler etkindir.

Bizim Basın Müzesi düşüncemiz, sıradan bir düşünce değildir.

Üniversitedeki akademisyen de politikacı da ekonomist de araştıran herkesin uğrama zorunluluğu hissedeceği özelliklere sahip bir müze anlayışı.

Biz giyim ve kuşam müzesi düşünmüyoruz, gazetelerle dergileri teşhirlik gösterelim...

Bu işin künhüne vâkıf olan görmedik, doğrusu.

Her şey devletten bekleniyor, belediyeden.

Özel kurumlarla kuruluşlar sermaye çevreleri sponsor olmuyor, böyle bir ihtiyaçları yok.

Resmîyette kimi gazete ve dergi,  müze kapsamında düşünülmüyor şartı esas.

Ticarî hayatt kâr-kazanç getirmeyen hiçbir işe yatırım düşünülmez.

Bu böyle olunca müzenin kültüre, sanata, ekonomiye, eğitıme, tarihe, edebiyata, siyasete, sosyolojiye ve bir çok alana katacağı ne olabilir?

Aylık gideri onbinlerce lira masraf tutan bir yeri, açılır halde  tutmak, günün şartlarında mümkün görünmüyor.

M. Zeki Özer: Şehir Araştırmaları üzerinde yoğun çabalarınız oldu.

- Biz, bu işe ömür harcadık, desek yeridir.

Meyvesi tutmayan bir ağaç, şimdi.

Bu dikilen ağacın meyvesi kolayca yetişmiyor, sabır gerekli.

Şehrin her alanına dair konu başlıklı kitap, dergi, gazete ve diğer malzeme mevcut.

Alanlarla ilgili malzemeler yeterli iken yıl geçtikçe yenilenmesi son bir yılda gecikti.

İşte Basın ve Yayın Müzesi kurma düşüncesi, bu kırk alandan sadece birisi.

Bunun için bir çok sahaf gezildi, bir çok şehre gidildi. Yerel yayınlar temin edildi.

Bu şehirde sadece haber eksenli gazete mi çıkmış?

Spor gazetesi de yayınlanmıs mizah gazetesi de.

Emlâk gazetesi de mevcut reklâm eksenli gazeteler de.

Siz, bu gazetelerin geniş yelpazesinde aynı özellikte dergileri yok saymayın.

Belki kimi bir ya da birkaç sayı çıkmış.

Kimi haftalık ya da aylık.

Kişi ya da kimseler, konunun ehemmiyetini anlayamadı ya da biz bu işi pazarlamadık.

Şehir Araştırmaları Merkezi bünyesinde ona yakın farklı alanda kurulacak müze kaynağı vardır ki müze isimlerini belirtmeyelim.

Konumuz, sohbetimiz, görüşmemiz Basın Müzesi iken...

M. Zeki Özer:  Basın Müzesi'ne ilişkin hangi sorular, cevap bekliyor, sizce?

-Bir basın müzesi kurulacaksa komisyon kurulmalı mı?

Konuya ehil isimleri kim saptar?

Şehrin sadece merkezinde mi gazete çıkar?

Ilçelerde kaç gazete çıkarıldığını soran var mı?

Şehir dışında gazete ve dergi çıkaranlar söz konusu mu?

M. Zeki Özer: Bu sorular, cevap bulmalı. Müze tarifiniz nasıldır?

-Bu gün müzecilik,  tedavülden kalkanı teşhir etme, düne dair olana ve bitene aynadır.

M. Zeki Özer: Yerel basın tespitleriniz...

- Uzun zaman yerel gazeteleri, her gün aldık. Bu yıllar yıllar değişmedi.

Az elemanla çalışan gazeteden gereği gibi çalısan gazete arasında fark, ayrım gözetmeden.

Bu ay, günlük ücretsiz ulaştırılan iki yerel gazete vardı. Onlar da kesildi, bilmiyorum.

Bulunduğumuz ilçe semtinde yayınlanan gazete de mevcut. Teminini şehir merkezine inince diğer gazetelerle birlikte yapıyorum.

Bulunduğumuz semtte AVM'de sadece ulusal kimi gazeteler var.

Bunu neden belirtiyorum?

Bir çok gazeteci cemiyeti ve derneği görmüş şehirde sağlıklı bir arşiv söz konusu mu?

Birçok alışveriş merkezinde yerel gazeteler bulunuyor mu?

Şehrin otogarında kaç yerel gazete stand ile buluşur?

Şehirler arası yolculukta, firma sahipleri yolcularına yerel gazete hediye ediyor mu?

Kitapevlerinde, kültürel mekânlarda yerel gazetelerle dergilere stand açılıyor mu?

Bir çok etkinlik yapılır, fuar organizasyonu gerçekleştirilir, şehirde.

Hangi etkinlik ve fuar çerçevesinde günlük gazeteler ziyaretçilerin ücretsiz alabileceği stantta yer almıştır?

Öncelikle yerel basında kalitenin tutturulması önemli.

Bir yerel gazete, en az 1000 aboneye sahip olmalı, şehrin satış noktalarında bulunmalı.

Okuyucu, istediği yerde gazeteye erişmeli.

Gazete, işletmelerden ve kuruluşlardan reklâm ile ilan almalı.

Yerel gazete, sadece resmî ilanla çıkıyor ve fiiĺen iki-üç çalışan ile yayın aşamasını tamamlıyorsa, şehrin dokuz-on noktasında birkaç adet bulunduruyorsa kimse kusura bakmasın.

Bu ağır eleştiri mi?

Şehirde tanımadığımız gazeteci sayısı oldukça az.

Birçok e-gazete yayınlanıyor, elektronik ortamda.

Dönemin digital yayıncılık baskısı gittikçe yoğun.

Ulusal gazeteler, eskisi gibi tiraja sahip değil, biliyoruz...

Bu ortamda yerel gazetelerin bir şehirde birleşmesi gerekir.

Onu da sağlamak kolay değil.

Kurumsallaşmış gazeteler, finansman sıkıntısı yaşamıyorsa niçin birleşsin?

Gazeteci miyiz?

Hayır, bir gazete olmadıkça bu sıfatı kullanmak mümkün değil.

Gazete çıkarılmayacak mı?

Şartlar olgunlaşırsa gazete haftalık da olsa çıkar.

Şayet bir müze, basın alanında kurulacak ise, belirttiğimiz hususlar göz önünde bulundurulursa iyi olur.

Katkı ve destek bekleyenler var, biliriz.

Bu işin ciddiyetini yıllardır dile getiriyoruz, aslında.

Bizde de birkaç gazetenin koleksiyonu ile birkaç derginin sayısı mevcut.

M. Zeki Özer: Ne gibi çalışma içindesiniz?

-2023 içinde Basın ve İletişim Kitaplığı  düşünülen Şehir Araştırmaları Merkezi içinde kurulacak, muhakkak.

Bunun için kaynağı da biziz, çalışanı da hamalı da.

Bu işleri, ticarî düşünmüyoruz, şimdilik. Bir büroda olması gereken ne varsa. Vaktimizi bu büroda geçireceğiz.

Bu büroda Basın İletişim Müzesi  maketi olacak, kitaplık olarak.

Bu şehirde yayınlanmakta olan gazetelerden yüzlerce, binlerce sayı var, istisnasız.

Kapanmış gazetelerden de nüshalar elbette mevcut.

Dergiler de çıktıkça satın alınanlar.

Birkaç dergi de onlarca yıl öncesinden.

Şehirde ikide bir "Basın Müzesi" denip durulur, gördüğümüz, duyduğumuz kadarıyla.

Bir aylık hareketlilik ve görüşmeler sonrası ortaya çıkan sonuç, hiçlik! 

Umarız, başlatanlar ortaya güzel bir eser çıkartır.

Tahminimiz, ileride bir Basın İletişim Müzesi kurmaktı, Şehir Araştırmaları Merkezi'nde ilerleme gösterirsek bir şeyler yapılabilir.

M. Zeki Özer: Bu iş için bir görev verilirse...

- Biz, şehir araştırmalarını gönlümüzden geçtiği gibi yapmaktayız.

Beklentimiz yok, bunun tasasında değiliz.

  Fakatsız, amasız, lakinsiz bir müze kurulacaksa yer sağlansın, imkân verilsin.

Bir ay içinde "Basın ve İletişim Müzesi" ortaya çıkar.

Kimsenin şüphesi olmasın, konu hakkında.

Göreceksiniz ki bu iyi niyetle belirttiğimiz hususta ilerleme olmayacak.

Bunun birkaç denemesi yapıldı, gerçekleşmedi.

Iddialı söz söyleyen sonunda mahcubiyet duyabilir mi?

Mümkündür, mahcubiyet!..

Ne yapılmalı?

Bu işe kim destek çıkıyorsa belirttiklerimizi dikkâte alsınlar, kayda değerse.

Gerektiğinde müzedeki materyal, elektronik ortama da taşınır.

 

Bunun gerçekleşmesi için müzeye tahsis edilecek kalıcı mekân, gerekli demirbaş, devamlılık için çalışacak birkaç kişinin iş güvencesi.

Tüm mesele budur, aslında.

Bizde tüm malzeme hazır da helva yapacak kimse yok.

Malzeme de mevcut helva yapacak da var.

Ne mi, eksik?

Birbirimize güven eksikliği.

İşe başlamadan "Kim müdür olacak?" Sorusu başta gelecek?

Emek harcayan kurucu ya da kurucular unutulacak.

Sadece memurla hizmetlisi yerli olur, belki.

Sonrasında " Bu dergi olmaz, şu gazete olmaz." Itirazı.

Elektrik, su, ısıtma, çalışan giderleri, yenilenen kaynak bedeli kesilirse ne olacak?

M. Zeki Özer: Belirttikleriniz olması mümkün, olabilecek şeylere şimdiden bakmak. Belki can acıtıcı ifadeler...

- Doğrudur, biz de istemedik hiç bir zaman karamsarlığı.

Bu şehrin insanı, en güzel olanı yapsa, gerçekleştirse takdiri bırakın, teşekkür çok görülür, bir etkinliğe lütfen çağrılır.

Biz, Şehir Araştırmaları Merkezi kuruluşunu hızlandırdıkça çalışmalarımızı bu merkez içinde gerçekleştireceğiz.

M. Zeki Özer: Okurlarımıza merkezin iş ve işleyişi hakkında bilgi verseniz...

- Şehre özgü yazılı-sesli- görsel malzemeden oluşan canlı hafıza merkezi. Elbette sadece şehirlerimizi seksen bir ßehri değil, yüz şehri, bulunduğu ülkeleriyle kapsayıcı vasfa sahip.

İlkeli ve yıllardır değişmeyen duruşumuz oldu. Hiç bir zaman kimseden ya da bir kurumdan beklentimiz olmadı, olmayacak.

Kâğıd üzerine hapsedilmiş projeler gerçekleştirmedik, bundan uzak durduk.

Sözün özü, Şehir Araştırmaları Merkezi bu ilkeli ve dik duruşu, üzerinde hiç kimsenin gölgesinin olmadığı, toprağa atılan bir tohum misali, bağrından Basın ve İletişim Müzesi olmak üzere bir çok değerli, emek ürünü kurumu ortaya çıkarmaya muktedir olacaktır.

Bu vesileyle sadece sizi kırmama, okuyucularınızı bilgilendirme amaçlı bu görüşmeyi gerçekleştirdik.

Faydalı bir görüşme olduğunu umuyoruz. Teşekkür ediyorum.

M. Zeki Özer: Samimî ifadeleriniz ve ufuk açıcı görüşleriniz için "Güneydoğu Güncel Gazetesi" olarak  teşekkür ederiz.

 




Bu haber 2231 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Diyarbakır Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI