|
Tweet |
Mehmet Zeki Özer
Ekmen’in açıklamaları, özellikle “ücretsiz bakım emeği”nin görünürlüğü ve kadınların ekonomik güvencesi açısından dikkat çekti.
“Söylem var, icraat yok”
Konuşmasında iktidarın annelik ve kadınlık üzerine kullandığı söylemler ile uygulamalar arasındaki farka işaret eden Ekmen, “Anneliği kutsayan bir dil var ancak bu kutsama sosyal güvenceye dönüşmüyor” dedi. Kadınların çoğu zaman kültürel baskılar, ailevi sorumluluklar veya bilinçli tercihlerle çalışma hayatının dışında kaldığını belirten Ekmen, bu durumun uzun vadede ciddi bir sosyal güvencesizlik yarattığını vurguladı.
Evladını kendi imkânlarıyla büyüten, yaşlı ya da bakıma muhtaç yakınlarına evde bakan kadınların aslında kamunun yükünü hafiflettiğini ifade eden Ekmen, buna rağmen bu emeğin sosyal güvenlik sistemi içinde karşılık bulmadığını söyledi.
“Bakım verenler sigortalı olmalı”
Ekmen, çözüm önerisi olarak ev içi bakım emeği veren kadınların “bakım veren” statüsünde değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Bu kapsamda:
Kadınların sigorta kapsamına alınması,
Primlerin gelir düzeyine göre devlet tarafından karşılanması,
Uzun vadede emeklilik hakkı elde edilmesi
gerektiğini belirtti.
Mevcut sistemde yalnızca belirli şartları sağlayan kişilere bakım maaşı verildiğini hatırlatan Ekmen, bu desteklerin emeklilik hakkı doğurmamasını önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi.
Eğitim ve sertifikasyon vurgusu
Evde bakım hizmetlerinin profesyonelleştirilmesi gerektiğini de vurgulayan Ekmen, bu alanda ciddi bir eğitim ve standart eksikliği bulunduğunu söyledi. Türkiye’de ailelerin çoğu zaman yurt dışından gelen ve yeterliliği belirsiz bakıcılara yönelmek zorunda kaldığını belirten Ekmen, şu öneride bulundu:
“Kadınların sunduğu bakım hizmeti eğitimle desteklenmeli ve sertifikalandırılmalı. Bu sayede hem kendi ailelerine hem de ihtiyaç duyulan diğer hanelere profesyonel destek verebilirler.”
Ekmen, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bu konuda aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
“Kapsamlı bir sistem zorunluluk haline geldi”
Konuşmasının sonunda hükümete çağrıda bulunan Ekmen, kadınların yalnızca söylemde değil, sosyal politikalarla da desteklenmesi gerektiğini belirtti. Eğitim, sertifikasyon, sosyal güvence ve emekliliği kapsayan bütüncül bir sistem kurulmasının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu ifade eden Ekmen, mahalle ölçeğinde kurulacak gündüz bakım merkezlerinin de bu yapıyı desteklemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Ekmen’in açıklamaları, Türkiye’de uzun süredir tartışılan ev içi emeğin ekonomik ve sosyal güvenlik sistemi içindeki yeri konusunu yeniden gündeme taşırken, özellikle kadınların emeklilik hakkına erişimi konusunda yeni bir tartışma başlattı.