Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
Yalan Üzerine Kurulan Düzenlerin Kaçınılmaz Sonu
Tarih: 23-04-2026 00:04:00 Güncelleme: 23-04-2026 00:04:00


 

Toplumların ayakta kalmasını sağlayan görünmez ama güçlü bağlar vardır: güven, adalet ve doğruluk. 

Bu değerler, bir devletin kurumlarından en küçük sosyal ilişkilere kadar her alanın temelini oluşturur.

 Tarih boyunca defalarca görüldüğü gibi, temeli yalan ve haksızlık üzerine kurulan düzenler, ne kadar güçlü görünürse görünsün, er ya da geç sarsılır ve çoğu zaman da çöker.

Yalan, kısa vadede bir araç gibi kullanılabilir.

 Gerçekleri gizlemek, algıyı yönlendirmek ya da güç elde etmek için başvurulan bu yöntem, ilk bakışta etkili sonuçlar doğurabilir. 

Yalanın doğasında bir zayıflık vardır: sürdürülebilir değildir.

 Her yalan, bir başka yalanı doğurur ve zamanla bu zincir, kontrol edilemez bir hale gelir. 

Sonunda gerçekler, çoğu zaman beklenmedik bir anda, tüm çıplaklığıyla ortaya çıkar.

Bu durum yalnızca bireyler için değil, makam ve mevki sahibi olanlar için çok daha kritik bir anlam taşır.

Yetki sahibi kişilerin söyledikleri ve yaptıkları, geniş kitlelerin hayatını doğrudan etkiler. 

Bir yöneticinin, bir bürokratın ya da herhangi bir liderin doğruluktan sapması, sadece kendi itibarını değil, temsil ettiği kurumun güvenilirliğini de zedeler. 

Güven bir kez kırıldığında ise onu yeniden inşa etmek son derece zordur.

Tarih, bu tür örneklerle doludur. Gücünü adaletten değil de manipülasyondan alan yapılar, bir süre ayakta kalmış gibi görünse de, içten içe çürümeye başlar. 

Bu çürüme bazen ekonomik krizlerle, bazen toplumsal huzursuzluklarla, bazen de ani ve sarsıcı çöküşlerle kendini gösterir. 

Adaletin olmadığı yerde düzen, düzenin olmadığı yerde ise istikrar kalıcı olamaz.

Her yanlışın hemen bir karşılık bulmadığı da bir gerçektir. 

Kimi zaman haksızlıklar uzun süre devam edebilir, kimi zaman da doğruyu savunanlar bedel ödeyebilir.  

Bu gerçeğin değerini azaltmaz. Aksine, doğruluğun neden vazgeçilmez olduğunu daha da net bir şekilde ortaya koyar. Uzun vadede kalıcı olan, güven inşa eden ve insanların ortak iyiliğini gözeten yaklaşımlardır.

Bu noktada bireylere de önemli bir sorumluluk düşer. 

Toplumun genel yapısı, yalnızca yönetenlerin değil, yönetilenlerin de değerleriyle şekillenir.

 Yalana karşı sessiz kalmamak, haksızlığa karşı durmak ve doğruluğu savunmak, sağlıklı bir toplumun vazgeçilmez unsurlarıdır. 

Sessizlik, çoğu zaman yanlışın güçlenmesine zemin hazırlar.

Makam ve mevki ne olursa olsun, sorumluluk taşıyan herkesin doğruluktan ayrılmaması gerekir. 

Güç, adaletle anlam kazanır; otorite, ancak dürüstlükle meşruiyet kazanır. Aksi halde, en sağlam görünen yapılar bile aslında kum üzerine inşa edilmiş olur. 

Kum üzerine kurulan hiçbir yapı, sonsuza kadar ayakta kalamaz.



Bu yazı 188 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI