|
Tweet |
1991 yılında yerel basında bilgisayar öğrenme isteğiyle başladığı yolculuğun bugün yapay zeka tabanlı sistemlere uzandığını belirten Altındağ, Türkiye’de dijitalleşmenin önündeki en büyük sorunun “altyapı ve zihniyet” olduğunu söyledi.
“Bilgisayar o dönem sadece gelişmiş bir daktiloydu”
1990’lı yılların başında Diyarbakır’da bilişim dünyasının henüz çok yeni olduğunu hatırlatan Altındağ, o dönem bilgisayarlara bakış açısını şu sözlerle anlattı:
“Bilgisayar, insanların gözünde sadece gelişmiş bir daktiloydu. Yazdığını ekranda görmek dışında büyük bir fark algılanmıyordu. Yazılım ya da üretim tarafı neredeyse hiç bilinmiyordu.”
Altındağ, meslek hayatına Diyarbakır söz Gazetesi’nde başladığını ve asıl amacının gazetecilik değil bilgisayar öğrenmek olduğunu ifade ederek, o dönemin kendisi için bir “okul” niteliğinde olduğunu vurguladı.
“Yapay zekanın hızına ben bile şaşırdım”
35 yıllık kariyerinde en büyük teknolojik kırılmanın yapay zeka olduğunu belirten Altındağ, bu gelişmenin beklediğinden çok daha hızlı ilerlediğini söyledi:
“Kesinlikle yapay zeka. Bu kadar hızlı gelişeceğini tahmin etmiyordum. 3-5 yılda olur diye düşünürken son birkaç ayda geldiği nokta gerçekten şaşırtıcı.”
Altındağ’a göre yapay zeka, yalnızca yazılım dünyasını değil, birçok sektörü kökten değiştirecek bir dönüşümün başlangıcını temsil ediyor.
Türkiye’de dijitalleşmenin önündeki engel: “Altyapı ve yönetim”
Türkiye’de dijital dönüşümün teoride kabul gördüğünü ancak pratikte zorlandığını ifade eden Altındağ, en büyük sorunun teknik değil yapısal olduğunu dile getirdi:
“Herkes dijitalleşmeye hazır olduğunu söylüyor ama uygulamaya gelince geri adım atılıyor. Kamu bütçe diyor, özel sektör destek bekliyor. Ama asıl sorun altyapı ve yönetim. Sistemler yoğunlukta çöküyor ama aynı kullanıcılar global platformlarda sorun yaşamıyor.”
Bu durumun yatırım eksikliğinden kaynaklandığını belirten Altındağ, sürdürülebilir planlamanın önemine dikkat çekti.
Nexera markası ve yapay zeka çözümleri
Altındağ, geliştirdikleri yapay zeka tabanlı yazılımları “Nexera” markası altında topladıklarını belirtti. İsmin “ileri doğru” anlamına geldiğini söyleyen Altındağ, ürün yelpazelerini şu sözlerle anlattı:
“POS sistemleri, market yazılımları, kamera ve güvenlik sistemleri için obje tanıma teknolojileri geliştiriyoruz. Yakında lansmana çıkacağız.”
“Estonya’yı seçmemizin nedeni ekosistem”
Şirketin Estonya merkezli kurulmasının stratejik bir tercih olduğunu belirten Altındağ, bu kararı şöyle açıkladı:
“Estonya, SaaS ve girişimcilik konusunda çok daha destekleyici bir ülke. Global pazara açılmak için daha uygun bir ekosistem sunuyor.”
Altındağ, Diyarbakır’dan dünyaya açılmanın hem fırsat hem de zorunluluk olduğunu, ancak yerel pazarda karşılaşılan güven sorunlarının büyümeyi zorlaştırdığını da ifade etti.
Gençlere uyarı: “Önce meslek, sonra yazılım”
Gençlere en önemli tavsiyesinin “önce bir meslek öğrenmek” olduğunu vurgulayan Altındağ, yazılımın tek başına yeterli olmadığını söyledi:
“Bir yazılımcı kod yazabilir ama ne yazacağını bilmiyorsa ortaya anlamlı bir ürün çıkmaz. Önce meslek öğrenilmeli, sonra yazılım ile desteklenmeli.”
Eğitim sistemi eleştirisi
Türkiye’de yazılım eğitiminin erken başlamadığını savunan Altındağ, üniversiteye gelen öğrencilerin temel bilgi eksikliği yaşadığını belirtti:
“Yazılım eğitimi çok daha erken yaşta başlamalı. Avrupa’da bu standart haline gelmiş durumda.”
“Diyarbakır’da dijital dönüşüme direnç var”
Bölgedeki dijital dönüşüm sürecine de değinen Altındağ, kültürel bir direnç olduğunu ifade etti:
“İnsanlar sorun yaşamadan çözüm aramıyor. Bu da değişimi yavaşlatıyor.”
Okullar için yapay zeka önerisi
Güvenlik alanında teknolojinin daha aktif kullanılması gerektiğini belirten Altındağ, yapay zeka destekli kamera sistemlerinin önemine dikkat çekti:
“Şiddet anını algılayıp anında aileye ve güvenlik güçlerine bildirim gönderen sistemler kurulmalı.”
Gelecek hedefi: Körfez pazarı
Altındağ, 5 yıllık hedeflerinin Körfez ülkelerinde güçlü bir yazılım markası olmak olduğunu söyledi. Yapay zekanın hızla gelişmesiyle birlikte birçok mesleğin dönüşeceğini belirterek gençlere şu uyarıyla sözlerini tamamladı:
“Her meslek dönüşecek. Herkesin kendine yeni bir alan oluşturması gerekiyor.”