beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


Ahmet yoldaş

facebook-paylas
SÖZ VE KONUŞMA AHLAKI
Tarih: 19-08-2026 00:01:00 Güncelleme: 19-08-2026 00:01:00


 

Suizandan ve Gıybetten Uzak Durmak

Toplum içerisinde Müslüman’a yakışır bir şekilde konuşmanın en önemli esaslarından biri de; insanların gıybetini yapmamak, kusurlarını araştırmamak ve onlar hakkında kötü zanda bulunmamaktır.

 

Gıybet Nedir?

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ashâbına: "Gıybet nedir, bilir misiniz?"

Ashâb-ı kirâm: "Allah ve Resûlü daha iyi bilir." dediler.

Bunun üzerine Allah Resûlü şöyle buyurdu: "Gıybet, din kardeşini hoşlanmayacağı bir şeyle anmandır."

Sahâbeler: "Söylediğimiz şey onda gerçekten varsa ne dersiniz?" diye sordular.

Efendimiz (s.a.v.): "Eğer söylediğin onda varsa gıybet etmiş olursun; yoksa ona iftira etmiş olursun." buyurdu. (Müslim, Birr, 70)

Bugün birçok insan kendisini şöyle savunuyor:

"Ben yalan söylemiyorum ki… Olanı anlatıyorum." "Bunu yüzüne karşı da söylerim."

Fakat hangi mazereti ileri sürersek sürelim, din kardeşimizin hoşlanmayacağı bir kusurunu arkasından konuştuğumuz anda gıybet etmiş oluruz.

 

Kur'an'ın En Çarpıcı Benzetmesi

Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:

"Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Sizden biriniz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O hâlde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir." (Hucurât, 12)

Bir an düşünelim… Önümüze ölmüş bir insanın eti konsa, üstelik çürümüş, kokmuş ve üzerinden kanlar damlıyor olsa, onu yiyebilir miyiz?

Asla...

Peki ya mahşer günü bize: "Dünyada kardeşinin etini nasıl yediysen, şimdi de ye!" denilirse...

Birkaç dakikalık dedikodu uğruna böyle ağır bir hesabı göze almaya değer mi?

 

İnsan Neden Gıybet Eder?

Çoğu zaman gıybetin temelinde; kıskançlık, çekememezlik, kendini üstün gösterme arzusu veya başkasını insanların gözünde küçültme isteği vardır.

Kişi farkında olmadan: "Onun şu kusuru var, bende yok." mesajını vermeye çalışır.

Oysa gerçek değer, başkasını küçültmekle değil; güzel ahlâk, takva ve samimiyetle kazanılır.

Bir kimsenin yüzüne gülerken arkasından onu çekiştirmek ise samimiyetle bağdaşmaz.

Mümin, sözüyle de özüyle de aynı olan insandır.

 

Münafıklığın Bir İzine Dikkat

Yüce Allah münafıkları şöyle tanıtıyor:

"İman edenlerle karşılaştıklarında 'İman ettik' derler. Kendi şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında ise 'Biz sizinleyiz; onlarla sadece alay ediyoruz.' derler." (Bakara, 14)

Müslüman ikiyüzlü olamaz. Yüzüne başka, arkasından başka konuşmak; mümin ahlâkına yakışmaz.

 

Gıybetimiz Yapılırsa Ne Yapmalıyız?

Hasan-ı Basrî Hazretleri'nin gıybeti yapıldığını haber verdiler.

O ise gıybet eden kimseye bir hediye gönderdi. Adam şaşkınlıkla gelip sebebini sorunca şöyle buyurdu:

"Duydum ki günahlarımı yüklenmişsin. Bana yaptığın bu iyiliğe karşılık sana bir hediye göndermek istedim."

Gerçekten de bize gıybet eden kimse, tövbe etmezse kendi sevaplarını bize taşımış, bizim günahlarımızı da üzerine yüklenmiş olur.

 

Gıybeti Dinlemek de Doğru Değildir

Sadece gıybet yapmak değil, gıybet meclisinde susup dinlemek de kalbi kirletir.

Allah Teâlâ buyuruyor: "Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül; bunların hepsi ondan sorguya çekilecektir." (İsrâ, 36)

-Kulak duyduklarından…

-Göz gördüklerinden…

-Kalp ise içinde taşıdıklarından hesaba çekilecektir.

 

Öyleyse neden başkalarının günahlarını dinleyerek kulaklarımızı, kalbimizi ve dilimizi kirletelim?

 

Sözün Özü

-Müslümanın dili; rahmet taşımalı, fitne değil.

-Kalbi; hüsnüzanla dolmalı, suizanla değil.

-Kulakları; hakikati dinlemeli, dedikoduyu değil.

 

Unutmayalım ki, konuştuğumuz her söz ya bizi cennete yaklaştıracak ya da hesabını veremeyeceğimiz ağır bir yük olarak karşımıza çıkacaktır.

Allah Teâlâ bizleri dilini muhafaza eden, gıybetten, iftiradan ve suizandan uzak duran kullarından eylesin. Âmin.

Ahmet YOLDAŞ

 



Bu yazı 1413 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI