beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan
Bugun...


Ahmet yoldaş

facebook-paylas
OKULLAR AÇILDI. YA CAMİLER!
Tarih: 16-09-2026 00:01:00 Güncelleme: 16-09-2026 00:01:00


 

Bir caminin ışığı sadece kandil gecelerinde değil, mahallenin çocuklarının geleceğinde de yanmalıdır.

Bismillahirrahmanirrahim.

Yeni bir eğitim ve öğretim yılı daha başlıyor. Okulların kapıları açılırken milyonlarca çocuğumuz yeni umutlarla sıralarındaki yerini alacak. Kimi ilk defa okul heyecanını yaşayacak, kimi sınavlara hazırlanacak, kimi üniversite yolculuğuna çıkacak.

Aileler ise çocuklarının eğitim masraflarını karşılayabilmenin gayreti içerisinde. Çanta, kırtasiye, kıyafet, servis, kitap ve daha nice ihtiyaçlar…

 

Cami Sadece Namaz Kılınan Yer Değildir

İslam tarihinde cami hiçbir zaman yalnızca namaz kılınıp çıkılan bir mekân olmamıştır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) döneminde Mescid-i Nebevî; ibadetin yanında eğitimin, istişarenin, kardeşliğin, dayanışmanın ve toplum hayatının merkeziydi.

Ashâb-ı Suffe'nin yetiştiği yer de Mescid-i Nebevî idi. Orada insanlar Kur'an öğrendi, ilim tahsil etti, ahlâk kazandı ve toplumun geleceğine hazırlandı.

Demek ki caminin görevi yalnızca bugünün insanına değil, yarının insanına da sahip çıkmaktır.

“İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın” (Mâide, 2)

Öyleyse okullar açılırken camilerimizin çevresinde bir eğitim ve dayanışma seferberliği başlatılması, bu ayetin ruhuna uygun güzel bir hizmet olacaktır.

 

Hiçbir Çocuk Mahcup Olmamalı

Mahallemizde belki de kırtasiye çantasını tamamlayamayan bir çocuk var.

Belki okul servisi ücretini karşılamakta zorlanan bir aile…

Belki çocuğunun eğitim ihtiyacını kimseye söylemeye çekinen bir baba veya anne…

İşte cami burada devreye girmelidir.

Fakat yardımın en güzeli, insanın onurunu incitmeden yapılan yardımdır.

Cami cemaati kendi mahallesindeki ihtiyaç sahiplerini tanımalı; öğrencilerin çanta, kırtasiye, kıyafet ve ulaşım ihtiyaçlarını önceden tespit ederek sessizce karşılamalıdır.

Bir çocuğun okul çantasını doldurmak küçük bir iş gibi görünebilir. Fakat belki o çocuğun gönlünde yıllarca sürecek bir iyilik duygusunun temelini atacaktır.

“Kim bir müminin dünya sıkıntılarından birini giderirse Allah da onun kıyamet sıkıntılarından birini giderir”  (Müslim)

 

Caminin Çevresinde Bir Eğitim Halkası Kurulabilir

Her caminin çevresinde mutlaka bir insan hazinesi vardır.

Öğretmenler, emekli eğitimciler, üniversite öğrencileri, esnaf, sanatkârlar, sağlık çalışanları ve gönüllüler…

Peki, bu imkânlardan öğrencilerimiz neden daha fazla istifade etmesin?

Uygun şartlara sahip camilerde veya camiye bağlı uygun mekânlarda etüt saatleri, kitap okuma programları, sınava hazırlık çalışmaları, rehberlik buluşmaları ve gençlik sohbetleri düzenlenebilir.

Üniversite öğrencileri küçük kardeşlerine derslerinde yardımcı olabilir. Öğretmenler gönüllü olarak rehberlik yapabilir. Emekli eğitimciler tecrübelerini gençlerle paylaşabilir.

Böylece cami, mahallenin çocukları için sadece ibadet edilen değil, güvenilen ve danışılan bir merkez hâline gelebilir.

 

“Eğitime Merhaba” Buluşmaları

Yeni eğitim yılının başlangıcında camilerimizde “Eğitime Merhaba” programları düzenlenebilir.

Öğrenciler, veliler, öğretmenler, din görevlileri ve mahalle sakinleri bir araya getirilebilir.

Çocuklara kitap ve kırtasiye setleri hediye edilebilir. Eğitim, spor, sanat, teknoloji ve ahlâk üzerine küçük atölyeler yapılabilir.

Bugünün dünyasında dijital hayatı da ihmal etmemeliyiz.

Gençlerimize yapay zekânın bilinçli kullanımı, sosyal medya ahlâkı, dijital güvenlik, mahremiyet, yanlış bilgi ve teknoloji bağımlılığı konusunda rehberlik yapılabilir.

Çünkü çocuklarımızı yalnızca sınavlara değil, hayata da hazırlamak zorundayız.

 

İmam, Mahallesinin İnsanını Tanımalı

Din görevlisi yalnızca minberde ve mihrapta değil, mahallesinin hayatında da görünür olmalıdır.

Bir imam, mahallesindeki öğrencileri ve aileleri tanımalı; eğitim döneminin başında velilere şu mesajı verebilmelidir:

“Yeni eğitim yılında da yanınızdayız. Bir sıkıntınız, ihtiyacınız veya danışmak istediğiniz bir konu olduğunda camimizin kapısı size açıktır.”

Elbette bu sorumluluk sadece imamın omuzlarına yüklenmemelidir.

Müftülükler, cami dernekleri, öğretmenler, belediyeler, gönüllüler ve mahalle halkı birlikte hareket etmelidir.

Her caminin çevresinde bir “Eğitim Dayanışma Ekibi” oluşturulabilir. Öğrencilerin ihtiyaçları mahremiyet ve insan onuru korunarak belirlenebilir; imkân sahipleriyle ihtiyaç sahipleri buluşturulabilir.

Çocuklarla yapılan bütün çalışmalar ise gerekli izinler alınarak, uzmanların rehberliğinde ve çocuk güvenliği esaslarına uygun şekilde yürütülmelidir.

 

Bir Çocuğun Kalbinde Camiye Yer Açmak

Asıl mesele yalnızca bir çantayı doldurmak değildir. Asıl mesele çocuğun gönlünde şu duyguyu oluşturmaktır:

“Ben yalnız değilim. Mahallem beni düşünüyor. Camim beni önemsiyor. Büyüklerim benim geleceğime değer veriyor.”

İşte o zaman cami, çocuğun zihninde sadece yaşlıların bulunduğu bir mekân olmaktan çıkar; iyiliğin, güvenin, merhametin ve geleceğin adresi hâline gelir.

Başarıyı yalnızca camide kılınan namazların sayısıyla değil; caminin çevresindeki kaç çocuğun eğitimine, kaç gencin geleceğine ve kaç ailenin hayatına dokunabildiğimizle de ölçmeliyiz.

Okullar açıldı. Çocuklarımız sıralarına oturacak.

Peki, biz nerede olacağız?

Cami nerede olacak?

Eğer cami mahallenin kalbiyse, çocuklarımızın geleceğine de kan taşımalıdır. Ve belki yıllar sonra bir çocuk şöyle diyecektir:

“Benim eğitimime bir zamanlar camimizin cemaati sahip çıkmıştı. O iyiliği hiç unutmadım.”

İşte o zaman yapılan hizmet, yalnızca bugünü değil, nesilleri aydınlatan bir sadaka-i câriye olacaktır.

Rabbimiz camilerimizi hayatın merkezinden uzaklaştırmasın; onları ilmin, ahlâkın, kardeşliğin, merhametin ve dayanışmanın yaşayan merkezleri eylesin. Âmin.

 

SÖZÜN ÖZÜ

Okulların açılması yalnızca okulun, öğretmenin ve ailenin meselesi değildir. Bir çocuğun eğitimi, bütün toplumun ortak sorumluluğudur.

Cami ise bu sorumluluğun dışında kalmamalıdır. Çünkü tarihimizde camiler; ibadet kadar ilmin, ahlâkın,  adaletin, dayanışmanın ve kardeşliğin de merkezi olmuştur.

Bugün her camide, gönüllü öğretmenleri ve üniversite öğrencilerini eğitim faaliyetlerine dâhil etmeli, gençlerin ders çalışabileceği, kitap okuyabileceği ve güven içinde kendilerini geliştirebileceği imkânlar oluşturmalıdır.

Bir çocuğun çantasını doldurmak, belki de bir ömrün yolunu aydınlatmaktır.

Unutmayalım:

Okullar çocuklarımızı eğitir; camiler ise onların kalbine dokunabilir.

 

BU YAZIDAN ÇIKARILACAK DERSLER

1. Cami hayatın dışında değil, hayatın merkezinde olmalıdır.
Cami sadece namaz vakitlerinde kapısı açılan bir bina değil; mahallenin dertlerinin, sevinçlerinin ve ihtiyaçlarının buluştuğu bir merkez olmalıdır.

2. Hiçbir çocuk imkânsızlık sebebiyle mahcup edilmemelidir.
Kırtasiye, çanta, kıyafet, servis veya eğitim desteğine ihtiyaç duyan çocuklar sessizce tespit edilmeli ve onların onuru korunarak destek olunmalıdır.

3. Gençler caminin misafiri değil, emanetidir.
Onları sadece ibadete çağırmakla yetinmemeli; eğitimlerine, geleceklerine, sorunlarına ve dünyalarına da sahip çıkmalıyız.

4. İmkân sahibi ile ihtiyaç sahibini buluşturmak da bir hizmettir.
Bazen bir öğretmenin bilgisi, bir üniversite öğrencisinin zamanı, bir esnafın desteği veya bir hayırseverin katkısı bir çocuğun hayatında büyük bir değişim meydana getirebilir.

5. Eğitimde başarı kadar ahlâk da önemlidir.
Çocuklarımızı sadece sınav kazanan değil; dürüst, merhametli, sorumluluk sahibi, vatanına ve milletine faydalı insanlar olarak yetiştirmeliyiz. Bugünün çocuklarına yapılan yatırım, yarının toplumuna yapılan yatırımdır.

 

DUAMIZ

Allah'ım!

Yeni eğitim ve öğretim yılını bütün çocuklarımız, gençlerimiz, öğretmenlerimiz ve ailelerimiz için hayırlı ve bereketli eyle.

Çocuklarımızın zihinlerini ilimle, gönüllerini imanla, hayatlarını güzel ahlâkla süsle.

Maddi imkânsızlıklar sebebiyle eğitiminden geri kalan hiçbir evladımızı bırakma. İhtiyaç sahibi ailelere yardım edecek gönüllülerin sayısını artır.

Camilerimizi sadece ibadet edilen değil; ilmin, irfanın, kardeşliğin, merhametin ve dayanışmanın merkezleri eyle.

İmamlarımıza ve din görevlilerimize hikmet, basiret ve güzel iletişim nasip eyle. Onlara mahallelerinin çocuklarını, gençlerini ve ailelerini tanıyıp gönüllerine dokunabilme imkânı ver.

Hayır, sahiplerine bolca imkân ver; verdikleri imkânları çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceği için kullanmayı nasip eyle.

Rabbimiz!

Bir çocuğun eğitimine vesile olanı, bir gencin önünü açanı, bir ailenin sıkıntısını gidereni ve bir evladımızın gönlüne umut taşıyanı dünyada ve ahirette mahcup eyleme.

Camilerimizi çocuklarımızın korkarak değil, sevinerek ve güvenerek geldiği mekânlar eyle.

Bize çocuklarımızın sadece bugünüyle değil, yarınıyla da ilgilenmeyi nasip eyle.

İlim yolunda yürüyen bütün evlatlarımızın yollarını açık, zihinlerini berrak, kalplerini temiz, geleceklerini hayırlı eyle.

 

Bizleri, “Benim de bu çocuğun geleceğinde bir payım olsun” diyebilen kullarından eyle.

Âmin. Âmin. Âmin.

Ahmet YOLDAŞ

 



Bu yazı 92 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI