"Bir söz bazen bir gönlü diriltir, bazen de bir aileyi, bir dostluğu ve hatta bir toplumu yıkar."
Bir kimseden duyduğumuz sözü, gidip hakkında konuşulan kişiye aktarmak; kardeşlik bağlarını zedeleyen, güveni yıkan ve toplumun huzurunu bozan en tehlikeli davranışlardan biridir.
Bize önemsiz gibi görünen bir söz, karşı tarafta büyük kırgınlıklara, düşmanlıklara, hatta telafisi mümkün olmayan olaylara sebep olabilir. Nice dostluklar, nice akrabalıklar ve nice yuvalar, bir kişinin taşıdığı söz yüzünden dağılmıştır.
Bu sebeple Müslüman, diline hâkim olmalı; konuşmadan önce sözünün sonucunu düşünmelidir.
İnsan Neden Laf Taşır?
Laf taşımanın en önemli sebeplerinden biri kin ve intikam duygusudur.
Bir kimse iki insan arasında söz taşıyorsa, çoğu zaman ya konuşana ya da hakkında konuşulana karşı içinde gizlediği bir öfke vardır. Bu öfkesini açıkça gösteremediği için iki kişiyi birbirine düşürerek hem intikamını almaya çalışır hem de kendisini masum göstermeye gayret eder.
Bu yüzden biri gelip:
"Senin hakkında şöyle konuştular..." dediğinde hemen etkilenmemeli, söylenenleri sorgulamalı ve fitnenin tuzağına düşmemeliyiz.
Çoğu zaman laf taşıyan kimseler: "Seni sevdiğim için haber veriyorum." derler.
Hâlbuki gerçekten seven insan, gıybet edilen mecliste kardeşini savunur, o konuşmayı engellemeye çalışır. Sevdiği kişinin üzüleceğini bildiği hâlde gidip ona bu sözleri taşımaz.
Düşünelim... Bir kimsenin yanında anne-babası veya evladı hakkında kötü konuşulsa buna razı olur mu? Elbette olmaz.
Öyleyse bizi gerçekten seven kimse de bizim aleyhimizde konuşulan sözleri taşımak yerine o sözleri söyleyeni susturmalı veya o meclisten ayrılmalıdır.
Laf Taşıyanlarda Bulunan Üç Tehlikeli Özellik
1. Yalan
Laf taşıyan kimse çoğu zaman duyduğu sözü olduğu gibi aktarmaz. Sözü daha etkili gösterebilmek için eksiltir, çoğaltır, yorum katar ve sonunda yalanı da işin içine karıştırır. Böylece küçük bir mesele büyük bir fitneye dönüşür.
2. Nifak ve Fitne
Koğuculuk yapan kimse insanlar arasına kin, nefret ve düşmanlık tohumları eker.
Bir tarafta söylenen sözü diğer tarafa taşır. Öfkelenen kişi de karşı taraf hakkında ağır sözler söyler. Bu defa onları da gidip öbür tarafa ulaştırır. Böylece ateşe sürekli odun taşımış olur.
Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Koğuculuk yaparak insanların arasını bozan, hayra engel olan, saldırgan ve günaha dadanmış kimselere boyun eğme." (Kalem Sûresi, 11-12)
Bir başka ayette ise Rabbimiz şöyle emreder: "Müminler ancak kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin." (Hucurât, 10)
Müslüman, insanların arasını bozan değil; bozuk olan gönülleri birleştiren kişi olmalıdır.
3. Haset (Çekememezlik)
Bazen insanlar iki kişi arasındaki sevgi ve muhabbeti kıskanırlar. Onların birlikteliğini bozmak için duydukları sözü büyütür, olmayanı olmuş gibi anlatırlar.
Haset, şeytanın ilk günahıdır. Laf taşımak ise hasedin en çirkin meyvelerinden biridir.
Laf Taşımanın Dünyadaki Zararı
Laf taşıyan kimse önce güvenilirliğini kaybeder. Bugün sana başkasını anlatan, yarın başkasına da seni anlatacaktır.
Bu yüzden büyükler şöyle demişlerdir: "Sana laf getiren, senden de laf götürür." Hiç kimse koğuculuk yapan insana uzun süre güvenmez.
Laf Taşımanın Ahiretteki Cezası
Koğuculuğun cezası sadece dünyada insanların güvenini kaybetmek değildir.
Öncelikle kabir azabına sebep olan büyük günahlardandır.
Ebu Hüreyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) iki kabrin yanından geçerken şöyle buyurdu:
"Bu iki kişi azap görüyorlar. Azapları büyük görülen bir günahtan dolayı değildir. Hayır, işledikleri günah büyüktür. Bunlardan biri koğuculuk yapardı (laf taşırdı), diğeri ise idrarından gerektiği gibi temizlenmezdi." (Buhârî, Vudû 55-56)
Daha da ağır olanı ise Peygamber Efendimizin şu uyarısıdır: "Koğuculuk yapan cennete giremez." (Buhârî, Edeb 49; Müslim, Îmân 169)
Bu hadis, koğuculuğun ne kadar ağır bir günah olduğunu açıkça göstermektedir. Mümin tövbe etmeden ve Allah'ın affına sığınmadan böyle bir günahı hafife almamalıdır.
Sözün Özü
Müslüman; insanların arasını bozan değil, gönülleri birleştiren kişidir. Diline sahip olur, duyduğu her sözü yaymaz, fitneye aracı olmaz. Çünkü bilir ki bir söz bazen yıllarca süren dostlukları yıkabilir; bir güzel söz ise kırılmış kalpleri yeniden bir araya getirebilir.
Rabbimiz bizleri; diliyle insanları incitenlerden değil, sözüyle gönülleri onaran kullarından eylesin.
Kalplerimize kardeşlik, dillerimize doğruluk, meclislerimize huzur nasip etsin.
Bizleri gıybetten, koğuculuktan, iftiradan ve fitneden muhafaza buyursun. Âmin.
Ahmet YOLDAŞ